• BIST 1.153
  • Altın 502,809
  • Dolar 8,1553
  • Euro 9,6454
  • Erzurum -2 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C

ÇALIŞAN GAZETECİLER, YAZAN GAZETECİLER, KONUŞAN GAZETECİLER!

Vahdet Nafiz Aksu

Zarif bir dostum, telefon ederek ’10 Ocak Gazeteciler günün kutlu olsun!’ dedi. ‘Haftada bir köşe yazısı kaleme aldığım halde beni de gazeteci sayman, hak etmediğim bir lütuf, bir kıymetli paye’ dedim.
Bu vesile ile aha önce bir gazeteye verdiğim söyleşiden de alıntılar yaparak, Erzurum medyasının bugünü ve geleceğine ilişkin görüşlerimi ifade etmeye çalışacağım.

ERZURUM, GAZETECİLİKTE ULUSAL BİR MARKA

Erzurum’un, il olarak gazetecilik bakımından ulusal bir marka haline geldiğine yürekten inanıyorum. Hem şu anda şehirde görev yapan arkadaşlarımız, hem de o bereketli mektepten yetişip başka illere dağılan kardeşlerimiz başarıdan başarıya koşuyorlar. Bulundukları her yerde üst düzey başarılara imza atmakla kalmıyorlar, bu şehri en iyi şekilde temsil etmenin gururunu yaşıyorlar.
İnanarak söyleyebiliyorum ki; Enver-i Şarkiye’den beri olanca şekil kusurlarına rağmen Erzurum’da iyi gazeteler çıkmıştır. Bu önemli ve üzerinde mutabık kalabileceğimiz bir durum tespiti elbette, ama bence daha önemlisi şu: Erzurum’dan çok iyi gazeteciler çıkmıştır, çıkmaya devam etmektedir.

YEREL MEDYANIN ÇETİN SORUNLARI VAR

 Geleceğe yürüyen yerel medyamızın önünde birçok çetin engel var. Aşmak için neler yapmalı bu manileri, mâniaları… Üzerinde çok düşünmek, doğru yol haritaları çizmek, hedefe emin ve kararlı adımlarla yürümek gerek. Markkayız dedik ya, bunun devamını sağlamak, daha da ileri noktalara varmak lazım, elbette.

Bunun için, önce dünya medyasının geldiği nokta ve gideceği istikameti iyi kestirmek gerekiyor. Artık birçok alanda yirminci asrın paradigmalarıyla düşünmek peşinen yenilgiyi kabul etmek anlamını taşıyor. Sürekli yenilenme, sürekli atılım, sürekli yeniden yapılanma. Tüm sektörlerin buna ihtiyacı var. Ama kendini yenileme konusunda en titiz davranması gereken sektör, medya sektörü bence.

YA NENİLENİRSİN, YA YENİLİRSİN!

Hızlı ve sürekli İnovasyonun farz olduğu meslek erbabı ise medya mensuplarıdır. Gazetecilik gibi işler şimdiye kadar, pratikte ve biraz da belli disiplinlerden alınarak oluşturulan kurallar ve öğretiler çerçevesinde yapılabiliyordu.
Yerel basın, önümüzdeki süreçte, kendini yenilemezse ‘kepenk indirmesi mukadder’ bir döneme girecek. Bu dönemin hızlanmasında internet medyasının koşar adım sektöre dalmasının rolü oldu. Artık yerel basın tabiri bile çok tanımlayıcı değil… Yerelden küresele bir ‘tık’lık mesafe var. Erzurum’daki bir haber sitesine bir haber eklendiğinde, iki saniye sonra Şikago’dan bir yorum gelebiliyor, haberin altına…

Hemen söyleyelim, artık Erzurum’un çok güçlü, interaktif, ulusal rakipleriyle rahatça rekabet edebilen haber siteleri var. Bu önemli bir kazanım, ama aynı zamanda önemli ve yeni bir durum. Bu sitelerin bir şekilde desteklenmesi, büyütülmesi gerek.
Erzurum’un basılı bir gazetesinde, ertesi gün okunacak haberi biz saniyeler içinde cep telefonumuzun ekranında görebiliyoruz. Burada artık okuyucu ve haber talep eden kişi, yalnız beş ne bir k çerçeveli haberle yetinmeyecek, haberin nedenlerini ve muhtemel sonuçlarını da sizden isteyecek. Yani artık, yorumsuz haber dönemi sona erdi… Bazı medya mütefekkirlerine göre artık, yorumunu ve hükmünü içinde taşıyan haber dönemi kapımızı çaldı. Ben de bu görüşteyim… Gazeteler buna göre yapılanmak, buna göre haber üretmek zorunda. Ajanstan gelen haberi kopyala, yapıştır, ben gazeteyim de… Yok, bu böyle sürmez, sürdürülemez olanı sürdürmeye kimsenin gücü yetmez.

HER GÜN YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK GEREK

Haber olarak, analitik habere, özel habere yönelme zamanı. Daha çok inceleme, araştırma ve uzmanlaşma lazım. Birinci sınıf analizciler, yorumcular istihdam edilmeli gazete ve sitelerde. Haber alanında böyle…Birde yorum ve yazı boyutu var işin.
Türkiye’de gündemi yorumlayan binlerce köşe yazarı var. Sen de kalk onlara benzer şeyleri söyle, özgün bir analiz yapma, yurttan sesler korusu içindeki her hangi bir ses ol… Köşe yazarıyım de… Artık bir adım öne çıkıp, türkünü solo söylemen gerekiyor. Aksi halde, okur yemiyor! Yedirmeye çalışan tasfiyeye hazır olsun! Okuyucu artık farklı şeyler söyleyebilecek entelektüel düzeyde muhabirler, yorumcular, köşe yazarları istiyor.

GAZETECİLİK,  ARTIK MESLEKSİZLERİN MESLEĞİ DEĞİL

Geçenlerde bir kitapta okudum. Yazar diyor ki: ”Bu medya düzeninde artık bir meslek sahibi olmadan iş tutmanız, yani gazetecilik denen ‘işi’ yapmanız imkânsız. Mesela tıp doktorusunuz ve bir gazetenin sağlık sayfasının editörü olabiliyorsunuz. Ham habere internet üzerinden artık mezralar bile ulaşıyor. Önemli olan bu haberin nedenini ve olası sonuçlarını yazabilmektir. Eğer bir haberle ilgili bir meslek sahibi değilseniz cesur bir gazeteci olmanızın da bir değeri olmaz. Bundan sonra gazetecilerden bu talep edilecek. Bu talebi de ancak meslek erbabı gazeteciler yapabilir. Peki, aksi olursa ne olur? Kimse para verip gazete diye bastığınızı almaz, kimse program diye sunduğunuz beşinci sınıf saçmalıkları izlemez, kimse polis-adliye bülteni hükmündeki sitenizi tıklamaz...”

BİZE ÇALIŞAN GAZETECİLER LAZIM, KIRIŞAN, BÖLÜŞEN, DÖVÜŞEN, SÖVÜŞEN DEĞİL!

10 Ocak’a adını veren bu saygın meslek erbabını ne kadar övsek azdır. Fevkalade hızlı ve yoğun bir hal alan günlük hayatın akışı içinde haber peşinde koşan fikir erlerini hayal edin. Halkın gür sedası onların hançeresinden çıkar. Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi salanlardır onlar;  hakkı, kalemleri ile nakış nakış işleyenlerdir…

Meşruiyetini anayasadan, hukuktan; gücünü halktan alan… Başını sadece hak önünde eğen yiğit, cesur, fedakâr muhabirleri, yazarları getirin gözünüzün önüne… Bugün haysiyetli, özgür, hür bir hayat yaşıyorsak, bunu onların mücadele ruhuna,  cesaretine ve gerçeği ortaya çıkarma azmine borçluyuz.

Bize işte böyleleri lazım, şehir olarak, memleket olarak… Ve şükür yerel medyamızda alın teri döküp, meşakkatli koşullarda helalinden ekmeğini kazanan gazetecilerimiz çoğunlukta… Yani çalışan gazeteciler…  Kırışan, bölüşen, dövüşen, çamur atan, kalemlerini satan, şantajcı, tetikçi taifesine zaten biz gazeteci demiyoruz!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25