• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Erzurum -7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 2 °C

CENAZEMİZ MORGDA KALIR.

Selman Soğukpınar

Geçen hafta bütün Erzurum gazetelerinin köşelerine baktığınızda başta bu işteki saygı değer ustalarım olmak üzere birçok yazarımızın Sayın Sağlık Bakanımız Recep AKDAĞ’ ın görevden alınışını kaleme aldığımızı gördünüz.

Toplumumuz da bizlere düşen görev ülke ve şehir gündemini takip etmek olup bitenden sizleri haberdar etmektir.

Peki, Erzurum’un değerli bir evladına başarılı sağlık bakanına sadece bizler mi sahip çıkacağız?

Elbette ki cevabımız hayır.

Şimdi diyeceksiniz ki; Soruyu da sen sordum.

Cevabı da sen verdim.

Doğrudur.

Çünkü aklın yolu birdir.

Sorunun cevabı da bellidir.

Bütün Erzurum ve Türkiye’nin neresinde olursa olsun Erzurumlular sayın bakana sahip çıkmalı idi.

Ama bizler ne yaptık.

Saygıdeğer üstadım Esat BİNDESEN ağabeyimin yazdığı gibi ‘’Bakan gitti Erzurum seyretti.’’

Değerli hemşerilerim bu mesele ben, sen, o, biz, siz ve onlar meselesi değildir.

Bu mesele bütün Erzurum’un ve Erzurumlunun meselesidir.

Kaybedilen ise Türkiye’nin son on yılına mührünü vurmuş bir değerdir.

Her zaman her meselede olduğu gibi biz Erzurumlular olarak bir kez daha yenildik.

Ve yenilgiyi hiç sesimiz çıkmadan kabullendik.

Bu iş dillendirilmeye başlandığı günden beri sayın bakana sahip çıkamadık.

Ben bu meseleye Sayın Recep AKDAĞ meselesi olarak da bakmıyorum.

Bu gün Recep Bey, yarın Ahmet bey,  diğer gün ise Mehmet bey.

İsimler çok da önemli değildir.

Önemli olan Erzurum’un yetiştirmiş olduğu dünya tarafından başarısı alkışlanan bir Dadaş’ın meselesidir.

Erzurum var oluşundan bu güne kadar gerek başarılı siyasetçisine, gerekse başarılı bürokratına sahip çıkmadığı gibi bu gün sayın bakana da sahip çıkmamıştır.

Makamlar mevkiler gelip geçicidir.

Önemli olan gök kubbede hoş bir seda bırakmaktır.

Sayın bakanda ülkemize yaptığı hizmetlerle sedanın en güzelini bırakmıştır.

Elbette ki birileri gidecek.

Birileri gelecek.

Ne Sayın Başbakana.

Ne Ak parti yönetimine kızmıyorum.

Öyle bir hakkım da yoktur.

Ben birbirimize ve değerlerimize sahip çıkmıyoruz ona kızıyorum.

Benim acım bunadır.

Sızlanışım bunadır.

Bu huyumuzdan hiç vazgeçmiyoruz.

Artık değişelim bu illet hastalıktan kurtulalım diyorum.

Bakın bu gün Ak partiye %70 oy vermiş bir şehir bakanlar kurulunda temsilcisiz kalmıştır.

Soruyorum.

Erzurum hava sahasından geçen kaç bakan yahu şu Erzurum’a da uğrayalım da Recep beyin memleketinin bir çayını, kahvesini içelim diyecek?

İnanın Erzurum hava sahası bundan böyle teğet geçilecektir.

Benim şu cümlelerimle ne demek istediğimi Erzurum sevdası ile yanan yürekler iyi anlayacaktır.

Bakın şahsımın ve ailemin yaşadığı bir meseleyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Herkes bundan ders çıkarsın.

‘’Bundan birkaç yıl öncesi mübarek Ramazan ayındayız.

Tam da iftar vaktinde aldığımız haber şu; Sabahleyin Erzurum’dan yola çıkan amcamız Sivas ilinin Zara ilçesinde trafik kazası geçiriyor.

Ve rahmeti Rahmana kavuşuyor.

Bu acı haberi alan aile fertlerimizle beraber cenazemizi almak için yola koyulup gecenin saat 12 sinde Zara devlet hastanesine varıyoruz.

Ciğerimiz yanmış.

İftar dahi etmeden varmışız Zara ilçesinin devlet hastanesine.

Hastane de bizleri karşılayan zat üzerinde üniforması olan ama içinde adam olmayan başhekim efendi.

Azarlamaya başlıyor.

--Gecenin bu vakti niye geldiniz!

--Ben size ambulans vermem!

--Sabah olacak Sivas valisine çıkacaksınız!

--Vali bey den olur alacaksınız!

--Ancak o zaman cenazenizi alırsınız.

Diye bangır, bangır bağıran insanlıktan nasiplenmemiş bir muhterem.

Bu söylediklerini adam gibi anlatsa belki de anlayıp susacağız.

Çünkü Türkiye de o zamanlar kalıntıları halen daha devam eden bürokrasi diye insanlara zulüm eden bir sistem var. 

Ama yok adam küfreder gibi bağırıyor.

--Yapma be adam.

--Etme be adam.

--Acımız büyük.

--Ciğerimiz yanıyor.

--Birde sen yakma.

Diyoruz.

Ama yok.

Adam Nuh Diyor peygamber demiyor.

Sonunda da bu zat kapıları çarparak hastaneyi terk edip gitti.

Ah bürokrasi ah!

Sayın Başbakanın bile yıllardır baş etmeye çalıştığı bürokrasi.

Kırıyor kolunuzu, kanadınızı.

Bu olay üzerine aile büyüklerim bana dönerek; Sen yıllardır gazeteciyim diyorsun kimseleri ara, sor bu işe bir çare bul deyince.

--İlk olarak Ak parti Erzurum il başkanı Hüseyin Tanfer Beyi ve milletvekilimiz Doç Dr. Ömer Özyılmaz beyefendiyi aradım.

--Netice çıkmayınca yine Erzurum milletvekilimiz Prof. Dr. Mustafa Ilıcalıyı aradım.

--Yalnız Mustafa beye Sayın Hocam; Ben Sayın Bakanımızı rahatsız etmek istemiyorum.

--Eğer siz bir çare bulamazsanız sayın bakanımıza durumu bir aksettirin.

Dedim ve telefonu kapadım.

Aradan bir 15 dakika geçti.

Bizim yüzümüze kapıları çarparak giden başhekim efendi koşarak içeri girdi.

--Ambulansın şoförü nerede?

--Çabuk kardeşlerimizin cenazesini ambulansa koyalım.

--Kardeşlerimiz Sivas’a kadar bizim ambulansla gidecek. Oradan sonra Sivas’ın 112 ambulansı ile cenaze memleketine kadar götürülecek.

Diye yine bangır, bangır bağırıyor.

Velhasıl on dakika içerisinde cenazemizi alıp yola koyulduk.

Başhekim beye iki cümle söyledim;

‘’DEVLETİN HİZMETLERİNİ, DEVLETİN ASIL SAHİPLERİNDEN ESİRGEMEYİNİZ. BU SİSTEM İNSANLARA ZULÜM ETMEKTEN BAŞKA BİR İŞE YARAMAZ.’’

O arada Sayın Ilıcalı aradı; Selman Bey bakan bey talimat verdi.

--Sağ olun sayın milletvekilim belli oldu.

-- Biz cenazemizi aldık

--Zara’dan Çıkmak üzereyiz.

--Allah sizden de sayın bakanımızdan da razı olsun.’’ Dedim…

İşte bu sadece SOĞUKPINAR ailesinin yaşadığı gerçektir.

Ben inanıyorum ki böyle binlerce aileyi sayın bakan bu şekilde sıkıntılardan kurtarmıştır.

Sayın Bakan olmasa idi;

Vallahi de, billahi de benim cenazem o gece morgda kalacak, ben ve ailemde morg kapısında saatlerce sızım, sızım sızlanacaktık.

Yanan yüreklerimiz iyice yanacaktı.

Sonuç olarak bu gibi gerçeklerden ders çıkarmalıyız.

Milletvekillerinin elbette sözü geçen yerler vardır.

Ama bazen öyle bir noktaya gelirsiniz ki işte orada o şehre de o şehirliye de bir bakan lazım olur.

Bu mesele öyle bir hafta köşelere yazılarak unutulacak bir mesele değildir.

Ey Erzurumlu kardeşim uyan!

Neyi kaybettiğinin farkına var.

Bizler artık bindiğimiz dalı kesmeyelim.

Memleketimizi kalkındırmak için memleketimin öz evlatlarına sahip çıkalım.

Gerçek olan tektir.

Erzurum ve Erzurumlu bir kez daha Bakanına, Evladına, Gardaşına ve Ağabeyisine sahip çıkmamıştır.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25