• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Erzurum -7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 2 °C

ÇOK MEBUSLAR SEVDİM ZATEN YOKTULAR

Vahdet Nafiz Aksu

Dün milletçe bir büyük vazifeyi yerine getirdik. Demokrasi şölenine koşarak icabet edip, vekillerimizi seçtik. Mührümüzü, dört yıl bizi temsil edecek Süleymanlara emanet ettik. Hayırlı uğurlu olsun.
Epey zaman önce Milletvekili diye bir yazı karalamıştım. Ondan bir bölümle söze başlayalım mı?

***

Milleti temsil onurunu kazanan bahtiyar kişilere eskiden ‘Mebus’ denirdi; şimdi daha güzel, içten bir tabirle “Milletvekili” diyoruz.
Bu büyük mazhariyeti; muhatabında haklı bir itibar ve saygı uyandıran sıfatın dışında sizce hangi tabirle ifade edebiliriz.
Bu soruya verilecek çeşitli cevaplar olabilir.
Ben ‘Kolaylaştıran adam’ diyorum.
Kolaylaştıran adamı, milletvekili sıfatı ile eşit anlamda kullanıyorum. Öyle olmalı diyorum.

***

Evet, milletvekili kolaylaştırıcıdır.

Halk içinde muteber, efsaneleşmiş siyaset adamlarını şöyle bir hatırınıza getirin.

Bunların ortak özellikleri ‘kolay ulaşılabilir ve kolaylaştırıcı’ olmalarıdır.

Odaları, eski köy odaları gibi seçmene açık olanlar…

Yüzleri pekmez, turşu satmayanlar…

Hava atmayanlar…

Taleplerin, isteklerin üstüne yatmayanlar…

Samimiyetle mükrim olanlar…

Ellerine, bellerine, dillerine hâkim olanlar…

Sabırlı, sebatlı, sakin olanlar…

Halkın gönlünde taht kurmayı başarmışlardır.

Vakit saat gelip, mazbatalarının günü dolduğunda…

Bile… Böyleleri ‘sürekli itibar nişanı’ ile milletçe ödüllendirilmişlerdir.

Nice bahtlı eskimeyen siyasetçi vardır ki dönemleri bitmiştir, önemleri bitmemiştir ve hiç bitmeyecektir.

Zira millet vefalıdır, vefakâr olana…

Gönül kapısı ebediyen açıktır kafadar olana…

***

Hatırladığım seçimleri şöyle bir tefekkür ettim.

Yakından tanıdığım, uzaktan selam verdiğim mebus dostlarım gönül aynamda resmigeçit yaptılar.
Şunu peşinen ifade edeyim.
Aklımın kestiği günden beri tanıdığım, faaliyetlerini vatandaş, bürokrat, gazeteci olarak takip ettiğim şahsiyetlerin hemen hepsi dürüst, namuslu, samimi birer Erzurum evladı olarak gönlümde iz bırakmışlar.

Adları yüz kızartıcı işlere, rüşvete, irtikâba, yaramaz işlere bulaşmamış.
Bu bile, esasında tabii bir özellik olması gereken dürüstlüğün olağanüstü hal sayıldığı günümüzde mühim bir ayrıcalık.

Bu bakımdan, şehri temsil vazifesini parlak bir yıldız gibi ifa edip unutulmazlar arasına adını yazdıran eski milletvekillerimizi saygı ve sevgi ile yâd ediyorum.  Bazıları da hızla gelip geçen ve herhangi bir ışık izi bırakmayan kuyruklu yıldızlar gibi Erzurum’un siyaset göğünde şöyle bir parlayıp kayıp gittiler, onlara da selam olsun!

***

Yıllar önce bir milletvekilimizin odasında seçmenleri ile sohbetine kulak misafiri olmuştum.

Daha başörtü sorunun tam olarak çözüme kavuşamadığı dönemdi.

Muhtelif fakültelerde okuyan hanımefendiler, artık bu işe bir kati çözüm getirilmesi gerektiğini biraz da sitemli ve hatta sert bir şekilde dile getirince Milletvekili dostumuz “Bütün iyi niyet ve gayretimizle bu işin üzerindeyiz!” diyerek salvoları geçiştirmeye çalıştı.

Hanımefendilerden birisi, gözleri çakmak çakmak, sesi kararlı ve buyurgan şu cevabı verdi:

“Beyefendi ben sizin niyet ve gayretinizi tartışmıyorum, liyakat ve dirayetinizdir söz konusu olan!”

***

Ne zaman bir sorunun çözümü için avare kasnak gibi boş turlar atan siyasîler yahut bürokratlarla karşılaşsam¸ acziyet ve perişanlığı pısırık kulaklara mıh gibi çakan o cümleyi hatırlıyorum:

“Beyefendi, sizde zuhur eden arıza, kötü niyet değil;  liyakat ve dirayet eksikliği… O hususiyetler fıtratınızda yok ise ne nakli mümkün ne ikamesi!”

Bir zamanlar pek makbul olan “Vali makamına tekme vurup giren” siyasetçi kabalığı bizden uzak olsun.

Ama icabında masaya yumruğunu dirayet ve kararlılıkla vurarak tuttuğunu koparan mebus tipine ihtiyacımız var.
***

Halim selimdir Erzurum'un adamı…
ve lâkin dönmesin gözü bir kere!
Diyor ya şair.
Vekillerimiz de söz konusu seçmen ve halk ilişkisi olduğunda halim selim olmalı. Şehrin çıkarları söz konusu olduğunda gözünün bir kere dönmesinde ne zarar var!

***

Geriye dönüp baktığımızda “Çok mebuslar sevdim zaten yoktular”  gibi gönül yakıcı, yürek burkucu hükümler vermek istemiyoruz.
Onun yerine şöyle haykırmak istiyor gönlümüz:

 

Çok mebuslar sevdim, hepsi vardılar…
Hepsi Erzurum için sıkılmış yumruktular…
 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25