• BIST 1.809,65
  • Altın 766.90035
  • Dolar 13.5238
  • Euro 15.3321
  • Erzurum 6 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 4 °C

EZANA, KURAN’A VE CEMAATA İŞKENCE ETMEYİN!

Ömer Faruk Kızılkaya

Ezanın ortaya çıkışının nasıl olduğunu hiç düşündünüz mü? Anlatayım:

Resûlullâh’ın derdiyle dertlenen, O’nun kaygısı ile kaygılanan Abdullâh bin Zeyd (r.a.) oradan ayrılıp gitti. Uyku ile uyanıklık arasında iken kendisine ezân-ı Muhammedî lutfedildi. Hemen Resûlullâh’ın yanına giderek:

“−Ben uyku ile uyanıklık arasında iken biri gelip bana ezânı öğretti.” dedi.

Hz. Ömer de aynı rüyâyı görmüştü. Bunun üzerine Allâh Resûlü:

“−Ey Bilâl kalk ve Abdullâh bin Zeyd’in söylediklerini tatbîk et!” buyurdu.

Bilâl (r.a.) de Abdullâh’ın söylediklerini aynen tatbîk etti ve ezân okudu. (Ebû Dâvûd, Salât, 27/498)

Böylece ezân, vâcib derecesinde kuvvetli bir sünnet oldu. Çünkü o hem sâdık rüyâ, hem sünnet-i Nebî, hem de vahy-i ilâhî ile sâbittir. (https://www.islamveihsan.com/ilk-ezan.html)

Peki, Resulullah neden ezanı okuma görevini Bilal- i Habeşi’ye verdi? Sesi gür olduğu için mi yoksa sesi güzel olduğu için mi? Bunun cevabını geçmişte camiyle arası iyi olanlar çok iyi bilirler. Şimdilerde hocalarımız derin fıkıh konularına girmekten [Bir cuma namazı öncesi bilmem kimin Mekke’nin Fethi’nden önce mi sonra mı Müslüman olduğu ile ilgili en az beş dakikalık rivayetler serisini merakla (!) dinlediğimi bilirim. Yine bir başka Cuma namazında fakirlerin zenginlerden 500 yıl önce cennete gireceğini anlattığını bilirim.] namazın adabını, farzını- sünnetini, ezanı, 32 farzı, komşuluk ilişkilerini, kul hakkını anlatmaya fırsat bulamıyorlar. (Çok kıymetli imam efendiler, cemaat secdeye gidince çatalı görünüyor. Zahmet olmazsa namazın farzlarını cemaatinize anlatın.)

Camiler her Müslüman gibi benim de huzur bulduğum yerlerdendir ama bu huzuru her camide bulamıyorum, önceliklerim var: Cami temiz olacak, cemaat şuurlu olacak, nem kokmayacak, hocamız, Peygamber Efendimiz’in kibarlığıyla vaaz edecek (Ağzından salyalar saça saça, bağıra bağıra değil!) hocanın da müezzinin de sesi ve kıraati güzel olacak. Onlar okumaya başlayınca ben devam etmesi, bitirmemesi için dua edeceğim.

Erzurum’da bunu bana yaşatacak ne kadar az cami var değil mi?

Son zamanlarda Diyanet İşleri Başkanlığının birçok bakanlıktan daha fazla bütçe kullandığı gündeme geliyor, Diyanet kanadı da eleştirenleri eleştiriyor. Vergi veren herkes gibi ben de merak ediyorum, nereye ne harcandığını ama sormuyorum. Çünkü hesap günü her şey herkese gösterilecek. (Ben onlardan öyle öğrendim.)

 

Bu kadar bütçeyi kullanan Diyanet yetkililerinden birkaç talebim olacak:

Allah aşkına şu din görevlilerine şan dersleri verdirin. Camilerdeki kötü okumalardan bir parça kurtarın bizi. Öyle camiler var ki cemaat orada zorundan namaz kılıyor.

Ezan; merkezi sistemden okunuyor madem, bari düzgün okuyan birini yetiştirin de o okusun. Ezanlar cemaati hipnotize edip camiye çekmeli, cam açıp kendini dinlettirmeli, cam çerçeve örttürmemeli.

Hoparlörlerden de desibel rekoru kırma girişiminde bulunmayın! Ses; kulak tırmalayacak şekilde değil, ruhu okşayacak oranda ayarlanmalı. Umarım Müftü Efendiler sesimizi duyarlar…

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
      Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25