• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • Erzurum -15 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

OCAKLAR SÖNDÜREN KAPI.

Selman Soğukpınar

Geçtiğimiz hafta sonunu şehri Erzurum’dan uzakta güzel ülkemin incisi Karadeniz’in sıcak yürekli insanları ile geçirdim.

Tabi bu seyahatimizin asıl amacı bir dostumun sevgili evladının düğün merasiminde onlarla beraber olmaktı.

Bir gazeteci için bu geziler hem bilgi dağarcığımıza yeni bir şeyler katıyor, hem de yapılan hizmetleri ve sorunları yerinde görme fırsatını buluyoruz.

Diğer taraftan Karadeniz’in incisi Trabzon yaylalarında yeşilin her tonunu görmek mis gibi yayla havasını teneffüs etmekte olayın diğer bir güzel yanı.

Tabi horon çeken Karadeniz uşaklarını izlemekte başka bir güzellik.

Ayrıca bu ülkedeki farklı kültürlerle bir arada olmak onlarla memleket meseleleri üzerine istişarelerde bulunmak benim için işi en güzel tarafı idi.

Düğün dernek derken.

Hazır buralarda iken basında yer alan bir meseleyi araştırmak ve yerinde görmek için.

Gürcistan’la yapılan anlaşma gereği vizesiz geçişlerin başladığı sarp sınır kapısına doğru yolculuk ettim.

Son dönemlerde insanların çok yoğun bir şekilde Gürcistan’a giderek kumar illetine bulaştığı ve bundan dolayı da birçok yuvanın dağıldığı haberleri medyada çok sık gündeme geliyor.

Şahsen bu olayı bir de ben kendi çapımda araştırmak istedim.

Kapıya daha 1 km kala gördüğüm araç ve insan yoğunluğu beni şaşırttı.

Yük taşıyan Kamyonetleri ve Tur düzenleyen Turizm şirketlerini anladım da özel araçların sayısının bu kadar fazla oluşunu anlayamadım.

Bu arz ve talebin bir sebebi olmalı.

Bununla ilgili olarak birkaç aklı başında insanla söyleşi yapmak için kapıya doğru yaklaşınca,

Kendimi bir anda bir kavganın içinde buldum.

Polis memurları ile vatandaş yumruklaşıyor.

Tekmeler havada uçuşuyor.

Meseleyi daha anlayamadan bir kendini bilmezin, polis memuruna attığı yumruk ve tekmeyi görünce sanki hançer yüreğime saplandı.

Sorun ne olursa olsun bir insan ülkesinin emniyet memuruna tekme ve tokat atamaz.

Bana göre bu polis memuruna tekme atanla Silopi’de nevruz bayramını bahane ederek olay çıkarıp ardından Emniyet Amiri Murat Çetiner’e tokat atanlar arasında hiçbir fark yoktur.

Bu ülkenin askerine ve polisine değil kurşun atan yan gözle bile bakan hain oğlu haindir.

Burada suç polise atılan tekmeyi uzaktan izleyen emniyet amirinin mi?

Yoksa giydiği o elbisenin hakkını veremeyen polis memurunun mu?

Yâda yetkisini kullanmasına müsaade etmeyenlerin mi?

Buna siz karar verin.

Ama şu bir gerçek ki gördüğüm bu manzara uzun zaman hafızamdan silinmeyecek kadar yüreğimde derin yara açtı.

Şahit olduğum bu olayın ardından sınırda karşılıklı geçmeye çalışan Gürcü ve Türk vatandaşlarla sohbet etmeye başladım.

Benim derdim günlerce ulusal medyada duyduğum haberin aslını birinci ağızlardan dinlemek.

İnsanlara bir dokunup bin ah işitiyorsunuz.

Aklı başında yaşı elli civarlarında olan iki büyüğümüzle meseleyi konuşmaya başladık

Kendileri Ticaretle uğraşan bu insanlar şunları söylüyor.

‘’Kapının açılması iyi oldu.

Ticari açıdan çok büyük fayda sağladı.

Ancak bu kapı ocaklar söndürüyor.

Karadeniz’in bazı bölgeleri bir zamanlar fuhuş sektörünün yatağı olmuştu.

Şimdilerde de insanlar Gürcistan’a günü birlik kumar oynamaya gidiyor.

Öyle insanlar var ki milyarlarla sınırı geçiyor ertesi gün kolundaki saate kadar kumarda kaybetmiş.

Cebin de dönüş parası kalmadığı için kamyon kasalarında sınıra kadar geliyorlar.

Ve bu insanların sayısı binlerle ifade ediliyor.

Adamcağızın bana son sözü ‘’Uşağum burası ocaklar söndüreyi. Ha bu iş heç eyi olmadi’’.

Evet, gerek yaptığım söyleşiler gerekse gördüğüm manzaraya göre sıkıntı çok büyük

Hükümetin bu soruna bir an evvel çözüm bulması gerekiyor.

Canım Hükümet ne yapsın?

Diyenler olacaktır.

Ama şunu da hatırlatmakta fayda var.

Biz millet olarak Trafik Polisi ceza kesene kadar arabadaki fren pedalını bulamıyoruz.

Bulsak da yerini çabuk unutuyoruz.

Burada bulaşıcı bir hastalık var.

İlgililer bir an evvel detaylı tahliller yapılarak.

Tedaviye başlamalıdırlar.

Aksi halde daha çok binlerin ocağı sönmeye devam edecek.

Bu mesele ile ilgili yazılıp çizilenler inanın bana devede kulak misali.

Bu soruna el atılması elzem hale gelmiştir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25