• BIST 116.892
  • Altın 162,294
  • Dolar 3,7748
  • Euro 4,6335
  • Erzurum 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

PKK’NIN YAKTIĞI TIR’LAR VE İRAN’IN YENİ TRANSİT YOL ARAYIŞLARI

Cemalettin Taşken

Türkiye’de son dönemde yaşanan terör olayları, ülkenin en sıcak gündemini oluşturmaktadır. PKK’nın özellikle ülkenin doğu ve güneydoğusunda çıkarmaya çalıştığı kaos, bölgelerdeki sınır kapılarını da tehdit etmektedir. Gelinen noktada örgütün ülke içindeki terör eylemleri ve sınır geçiş güzergâhlarına yapmış olduğu saldırılar, Türkiye’nin komşularıyla sınır ve ticaret güvenliğinin sağlanamaması gibi birtakım güvenlik problemlerinin de ana sebebi konumunda. Sınır güvenliğinde yaşanan sıkıntıların daha iyi anlaşılması adına Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın yakın geçmişine kısaca bakmakta fayda var.

2010 yılında Arap Baharı adıyla başlayan halk hareketlerinin ilki Tunus’ta Yasemin Devrimi ile ismini duyurmuş; Mısır, Libya ve nihayetinde Suriye’de kendini hissettirmiştir.  2010 öncesinde başta Suriye olmak üzere bölge ülkelerinde ciddi ticarî pazar payına sahip olan ve güney sınır kapılarını aktif şekilde kullanan Türkiye, Suriye iç savaşıyla birlikte sınır kapılarını kapatmış ve Ortadoğu pazarındaki eski ağırlığını kaybetmeye başlamıştır. Zira Suriye sınırında bulunan sekiz sınır kapısının da işlevini yitirmesi, Suriye ile ticareti imkânsız hale getirmiştir.  Irak sınırında bulunan Habur sınır kapısı ise her zaman canlılığını koruyup ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlasa da 2014 Haziran’dan itibaren bölgede var olan IŞİD tehlikesi nedeniyle eski günlerini aratmaktadır.

Güneydeki olumsuz havanın ardından Türkiye’nin ticarî faaliyetlerine devam etme ihtiyacı ve bölgeyle ticaret yapan şirketlerin varlığı, başta Türkiye - İran olmak üzere diğer sınır ve sınır kapılarına olan ilgiyi ve bağımlılığı arttırmıştır. Ancak 7 Haziran seçimleri sonrası artan terör olayları ve terör örgütünün bölgede yaktığı TIR’lara İran TIR’larını da dâhil etmesi, yakın geçmişte de birtakım problemlerin yaşandığı Türkiye–İran hattındaki TIR geçişlerine yeni bir boyut kazandırmıştır. Yaşanan son olaylarının ardından İran, geçtiğimiz ağustos ayının sonlarında yakılan TIR’ları nedeniyle sınır güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirterek yeni transit yollar arayacağını duyurmuştur.

İran makamları yapılan bu açıklamayla kalmamış, Türkiye toprakları içinde örgütün saldırısına uğrayan İran TIR ve otobüslerinin daha ciddi şekilde korunması için Ankara’ya nota vermiştir. İran resmi haber ajansı IRNA’nın haberine göre, Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Rıza Hakan Tekin 20 Ağustos 2015 tarihinde İran Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştır. Büyükelçi Tekin’e İran vatandaşları ve taşıtlarının Türkiye topraklarında saldırıya uğramasından dolayı duyulan endişe aktarılmıştır. Böylelikle Ankara’dan daha ciddi tedbirler alması istenmiştir. İran merkezli Tabnak Haber Ajansı ise temmuz ayının sonlarından eylül ayının ortalarına kadar İran’a ait dokuz TIR ve bir yolcu otobüsünün PKK’lıların saldırısına uğradığını duyurmuştur. Bu saldırılarda bir İran vatandaşı hayatını kaybetmiş, Tahran yönetimi ayrıca Ankara-Tahran seferini yapan iki trenin terör örgütü tarafından bombalanması üzerine iki ülke arasındaki tren seferlerini geçici süreliğine askıya almıştır.

Yaşanan son gelişmeler, örgütün yaktığı TIR’lar ve Batı ile varılan nükleer anlaşma ile birlikte Türkiye’yi Ortadoğu’daki etki alanının dışına itmeye çalışan İran’a dair yeni soruları da beraberinde getirmektedir.  PKK terör örgütünün Nahçivan’a ve özellikle de İran’a giden TIR'ları yakması, Türkiye’nin güney sınırlarının ardından doğu sınırlarında da güvenlik sıkıntısı yaşamasına neden olmuştur. Ayrıca örgütün tıpkı doğu ve güneydoğu’da yaptığı gibi İran sınırından geçen ve bölgeyle ticaret yapan TIR’ları ateşe vermesi, Türkiye’nin ticaret pazarına darbe vurma amacını gütmektedir. Ayrıca örgütün Iğdır-Ağrı-İran ve Kars-Iğdır-Nahçivan hattında başlattığı TIR yakma eylemlerinin; tarihî nükleer anlaşmayla birlikte okunarak İran-Batı yakınlaşması sonrası Batı’nın sabırla beklediği İran pazarı üzerindeki ekonomik çıkarların Türkiye’ye bakan yönü olarak da değerlendirilmesi gerekir. Ülkede yaşanan terör olayları, anlaşma sonrası İran pazarına girmeye hazırlanan ülkelerle rekabette Türkiye’yi engelleyen önemli bir etken olarak göze çarpmaktadır. Dolayısıyla terör örgütü PKK, ateşe verdiği TIR’larla İran pazarına mal sağlayacak ülkelerin geçiş güzergâhı olarak Türkiye’nin İran pazarı ve İran ile olan ticaretini engellemek istemektedir.

Ayrıca, Türkiye-İran arasındaki sınır kapılarının örgütün direkt hedefi haline gelmesinin, İran ve Batı arasında imzalanan nükleer anlaşma ile aynı tarihe denk gelmesine dikkat çekmekte fayda vardır. Zira Viyana’da imzalanan anlaşma neticesinde İran’a uygulanan ambargonun kademeli olarak kaldırılacağının açıklanması, Türkiye’ye daha geniş ticarî imkânlar sunabileceği anlamına da gelmektedir. Bu durum da Türkiye-İran sınırlarının önemini arttırmıştır. Türkiye ile İran arasında bulunan Hakkâri Esendere, Van Kapıköy ve Ağrı Gürbulak olmak üzere toplam üç aktif sınır kapısı bulunmakta ve Gürbulak ve Esendere üzerinden son derece aktif ve yüksek hacimli bir ticaret yapılmaktadır. Hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen TIR ve kamyonlar bu kapılardan İran’a mal sevkiyatı gerçekleştirmektedir. Bu durum, Türkiye’nin sadece İran’la ticareti açısından değil Orta Asya’ya açılan en önemli ticarî kapıları olması açısından önem arz etmektedir. Zira Türkiye’nin, Afganistan, Hindistan, Pakistan ve Çin gibi ülkelerle yaptığı karayolu ticareti için en ideal yol İran topraklarından geçmektedir. Tüm bu sebepler bir araya getirildiğinde söz konusu sınır kapılarında yapılan terör eylemlerinin temel amacı daha iyi anlaşılabilir. Diğer taraftan Gürbulak ve Esendere hudut kapıları, hala örgütün eylem potansiyelinin bulunduğu noktalar olarak göze çarpmaktadır. Ağrı ve Hakkâri’deki sınır kapılarına göre daha düşük bir ticarî geçiş potansiyeli olan Van-Kapıköy sınır kapısına yapılacak yeni ek kapı ve alternatif yolların yanı sıra güvenliğin de sağlanması ile birlikte İran’a açılan çok önemli bir sınır kapısı haline gelebilir. PKK terör örgütünün bu nedenle Van sınır kapısına yakın olan Saray ve Özalp ilçeleriyle birlikte Kapıköy sınır kapısını kontrolü altında tutmak istemesi dikkat çekmektedir.

adsiz-001.png

Terör örgütünün bölgedeki TIR yakma eylemleri ile birlikte Türkiye’nin sınır komşusu İran’ı alternatif ticarî yol seçenekleri bulmaya itmiştir. Daha önce TIR geçişlerindeki ücretlendirme ile ilgili iki ülke arasında yaşanan sorun, bugün terör örgütü PKK’nın yaktığı İran tırlarıyla yeniden gündeme gelmiş vaziyettedir. Terör örgütünün İran TIR ve otobüslerini de yakması, Tahran yönetimini Avrupa-İran arasında taşımacılık yapan TIR’ları için yeni transit yol arayışına sevk etmiştir.

Türkiye, tüm olumsuzluklara rağmen transit geçiş konusunda İran için en önemli ülke konumundadır. Ancak İranlı yetkililer Türkiye’nin doğu sınırlarının güvensiz olduğu gerekçesiyle TIR şoförlerinin Ermenistan-Gürcistan-Karadeniz, Azerbaycan- Gürcistan- Karadeniz ya da Azerbaycan- Dağıstan- Rusya- Belarus gibi rotaları kullanmalarını istemektedir. PKK terör örgütünün İran TIR ve otobüslerine saldırıya geçmesinden önce İran ile Türkiye arasında Türk TIR’larının Orta Asya’ya geçişinde anlaşmazlık karşılıklı heyet görüşmeleriyle aşılmaya çalışılmıştır. İran “Türk şoförlerin İran’da ucuz yakıt almasını” gerekçe göstererek her TIR’dan 750 dolar transit parası talep etmekteydi.  Son dönemlerdeki terör sorunu da tırmanınca Türkiye de Azerbaycan- Hazar Denizi- Türkmenistan rotasını kullanmaya başlamış, kısa süre sonra İran transit geçiş parasını almayacağını duyurduktan sonra iki ülke anlaşmaya varmışlardır.

İran Türkiye’yi transit rotasından çıkarmaya çalışsa da İranlı yetkililer, Türkiye’nin dışında herhangi bir rotanın İran için çok maliyetli olduğuna dikkat çekmekteler. İran Ulaştırma Bakanlığı’nın Transit Geçişler Sorumlusu Muhammet Cevad Itırciyan, Türkiye dışındaki diğer rotaların İranlı TIR şoförlerine ekstra 1000-2000 dolar maliyeti olduğuna dikkat çekmektedir. Daha önce Kuzey Avrupa için Belarus, Güney Avrupa için Türkiye yollarını kullanan İranlı TIR şoförlerinin, bölgedeki güvenlik problemleri nedeniyle İran’ın Transit Koordinasyon Yüksek Konseyi 182. toplantısı sonucu Türkiye yerine Ermenistan ve Azerbaycan rotasını kullanması kararlaştırmıştır. İran’ın almış olduğu güzergâh değişikliği kararı uygulanmasa bile Türkiye, bölgede yaşanan olayların önüne geçip sınır güvenliğini yeniden sağlama alma konusunda kararlıdır. Aksi takdirde Türkiye, IŞİD terörü nedeniyle güney sınırında yaşadığı sorunu PKK terörüyle de doğu sınırında yaşama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25