• BIST 4.962,48
  • Altın 1048.924
  • Dolar 18.635
  • Euro 19.2398
  • Erzurum 2 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 6 °C

SİHİRLİ SÖZCÜKLERİ UNUTTUK MU?

Ömer Faruk Kızılkaya

Sihirli sözcükleri bilir misiniz?

Bir etüt merkezinde çalıştığım yıllarda ilkokul 2. Sınıfın Türkçe dersi müfredatına “Sihirli Sözcükler” adı altında bir ünite eklenmişti. Çocukların da çok sevdikleri bu konunun MEB tarafından eklenmiş olmasına bir yönüyle sevinmiş, diğer yönüyle üzülmüştüm.

Üzülmüştüm, demek ki halkımız sürekli kullanması gereken bu güzel sözleri kullanmıyordu. Çocuğun ailede, sokakta, okulda sürekli işitmesi gereken sözcükleri biz büyüklerin kullanmadığını fark etmiş bakanlık. Bu sorunu çözmek için de müfredata konu olarak eklemeyi uygun görmüş.

Nezaketimizi kaybetmemiz, ne kadar üzücü bir durumsa yetkililerin bir sorunu tespit edip ona çözüm üretmeleri de o kadar sevindiriciydi.

Şimdi diyeceksiniz ki o kadar sihirli sözcük var ki, hangilerini kastediyorsun Ömer Hoca?

Günaydın.

İyi günler.

Nasılsınız?

Lütfen.

Teşekkür ederim.

Rica ederim.

Özür dilerim.

Kusura bakmayın.

Affedersiniz.

Geçmiş olsun.

Başınız sağ olsun.

Gözünüz aydın olsun.

Size yardımcı olabilir miyim?

Kolay gelsin.

Hoş geldiniz.

Hoşça kalın.

Güle güle…

Son zamanlarda yaşadığım birkaç olay, beni bu yazıyı yazmaya itti.

Geçenlerde öğrencilerime bir konu ile ilgili çözmeleri için yaklaşık 1000 soruluk yüklü bir ödev vermiştim.

Öğrencilerimin ödevlerini kontrol ederken ödevle ilgili görüşlerimi belirten notlar yazar, kontrol ettiğimi belirten kaşenin yanına el yazımla “Teşekkür ederim.” yazısını eklerim. Öğrencimin biri, teşekkür notuma garipsemiş. “Hocam, buraya neden ‘Teşekkür ederim.’ yazdınız?” deyince şaşırdım. Emek verip ödevimi yaptığı için yazdığımı söyledim. Anladığım kadarıyla ödevin bir görev olduğunu, onun da görevini yerine getirdiğini düşünüyordu. Öğrencim, sanırım, ödevini yapmış olmasının takdir edilmesi gerektiğini, en azından bir teşekkürü hak ettiğini bilmiyordu.

Sizce bu, onun eksiği mi?

Yine geçenlerde bir akşam, medya camiasından bir arkadaşımıza mesajla bir soru sormuştum. Bana dönüş yaptı ve verdiği cevap olumlu değildi. “Anladım abi. Teşekkür ederim.” diye mesaj attım. Ertesi gün beni telefonla aradı ve neden sitem ettiğimi sordu. Bu soruya da ben şaşırdım. Zira ben sitem etmedim. Soruma cevap verdiği için teşekkür etmiştim sadece. Bunu belirtmeme rağmen “Ben o teşekkürün ne anlama geldiğini biliyorum.” diyerek bana konuyla ilgili açıklama yapmaya çalıştı. Beni tanımadığını, tanıdığını zannettiğini orada anladım.

Neye üzülmem gerektiğine şaşırdım: Kendimi tanıtamamış olmama mı, yoksa etrafımızda nezakete dayalı iletişimlerimizi azalttığımıza mı?

Bir teşekkürü bile karşımızdakine sitem anlamı yükleyerek söylemeyelim. Bırakalım da o sihirli sözcükler, anlamlarını yitirmesinler.

Eğitim Fakültesinde okuduğum yıllarda deist bir arkadaşımla tartışırken ibadetleri nasıl yorumladığını sordum kendisine.  

Bana, “formalite” dedi. Bu cevaba da şaşırmıştım. Kendisine, “Sana bir ikramda bulunsam bana ne yaparsın?” diye bir soru sordum.

Hiçbir şey yapamazsam teşekkür ederim, dedi.

İbadet de kulun verdiği nimetlerin neticesinde Yaratıcı’sına teşekkürü değil midir, demiştim.

Bugün kendisini yoktan var eden, türlü nimetlerle donatan Yaratıcı’sına teşekkür etmekten imtina eden hatta vermediği zaman isyan eden insanoğlunun, insanlara teşekkür etmemesine şaşıyorum, benimki de iş mi şimdi?

Not: İki hafta önce kayınpederimi kaybettik. İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Salih Kaygusuz’un, olaydan haberdar olunca eşimi arayıp taziyelerini bildirmesi beni çok mutlu etti. Meğer Salih Bey, personelini bu gibi durumlarda arayıp personeline destek olmaya çalışıyormuş. Bu vesile ile bu nazik davranışından ötürü ben de kendilerine teşekkürü bir borç bilirim. (Teşekkürün altında bile bir sürü anlam arayan vatandaşımız bu notumun altında da bir şeyler aramaya çalışacaktır. Kendisini eleştirmiş olmam, nezaketsizlik ya da nankörlük yapacağım anlamına gelmez. Bunu da buraya not edeyim.)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25