• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • Erzurum -3 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

ASKERİ SAVUNMA İHTİYAÇLARINI TASARLAYAN VE ÜRETEN BİR TÜRKİYE

Vahdet Nafiz Aksu

Devir devran değişmiş, batı orduları yeni icat ettikleri silahlarla ordularını donatmışlar, yıllardır karşısında tutunamadıkları Osmanlı karşısında zaferler elde etmeye başlamışlar.

Devlet şaşkın, üzgün; yeni arayışlar içinde malumunuz.

Velakin yeniçeri zamanın ruhundan habersiz, hâlâ eski kafada.

Islahat çabalarına şiddetle karşı koyup, diyor ki :  "Dalkılıç olup küffarı birbirine katarız!"

*

Katamıyor!  Ordularımız zafere hasret, asker perişan, devlet adamları biçare.

Sultan III. Selim devrinde Nizâm-ı Cedîd ordusu kuruldu bu arayışların neticesinde, malumunuz.  

Vuku bulan şiddetli itirazlar karşında kamuoyu oluşturmak maksadıyla kaleme alınan “ Hülasat-ül Kelam Fi Redd-il Avam” isimli Koca Sekbanbaşı Risalesi güzel bir eserdir. Kadim kaynaklardan naklen, galiba ikinci Viyana bozgunundaki bir hadiseyi aktarıyor yazar eserin bir bölümünde, ben de sizlere nakledeyim izninizle:

"Küffarın askeri tabur tabur olup bozulmamak için aheste beste alın alın gelürler ve topları markovidsaat gibi mücella (parlak) ve gülleleri (... )olmakla bir top bir dakikada tamam on iki kere doldurup atubdur.

 

İslam tarafından faraza bin adet tüfek atılıncaya kadar, küffar tarafından seksen bin salkım gülle ve kurşun yerden gelmekle buna dayanmak takat-ı beşerden hariç oldu.(İnsan gücünün ötesinde.)

*

Çok hazin değil mi?

Devrinin yüksek teknoloji ürünü ateşli silahlarıyla haçlı ordularını dağıtıp, İstanbul’un gülle işlemeyen duvarlarını kevgire çeviren ordumuzun geldiği vaziyet buydu maalesef. Ve bu tablo milyonlarca cana, mala, sonra da bir koca İmparatorluğa mal oldu.

*

Sonra toparlandık şükür, yeni bir devlet kurduk.

Ordumuzu gücümüz yettiğince donattık.

Ama sonra ne olduysa oldu, yine el silahıyla harbe girme hastalığımız nüksetti. ABD, Alman, İngiliz silah tüccarlarının baş müşterisi oluverdik.

Avuç avuç döviz döküp Alaman tankı aldık, ferman geldi “PKK’ya karşı kullanma!”

Savaş uçaklarımızın elektronik aksamını İsrail’e modernize ettirdik, gece uçuşlarında kör olduk!

PKK ile kanlı mücadelenin kırk sene sürmesinin bir nedeni bu değil mi?

Ordu’nun, Polisin yönetici kadrosuna FETO-NATO hainleri sızsın, komutan FETÖ’DEN- SİLAH NATO’DAN!

Zafer mi beklenir, böyle bir ordunun seferinden!

*

Geçenlerde bir TV programında ünlü güvenlik uzmanlarından birisi anlattı, şaşakaldım.

Birliklerimiz saatlerce süren takipten sonra köşeye kıstırmış teröristleri, o esnada hainlerin imdadına bir ABD helikopteri yetişmiş.

Hainler tam doluşmuş helikoptere kaçacaklar,  bizim uçaklar ulaşmış olay yerine. Ateş emri alan Pilot nişan almış, basmış butona, tık yok! ABD üretimi F-16 füze göndermiyor, ABD Helikopterine, öyle programlanmış çünkü. Tüm sistemlerimiz böyleydi daha düne kadar.

Yazılım öyle, bozulum yok!

*

Nihayet çok şükür Ordumuz büyük gailelerin ardından millileşmeye başladı da içimiz ferahladı.

*

Askerimizin kullanacağı piyade tüfeğini bile üretemeyen Türkiye’den, siyasi iradenin kararlılığı sayesinde milli tankını, tüfeğini, topunu üretmeye başlayan bir Türkiye’ye geldik, çok şükür.

24 saat havada kalabilen insansız hava aracını ürettik önce, sonra bunu yerli akıllı füzelerle donattık. Fırtına obüsleri, tanklar, yerli piyade tüfekleri, mühimmatlar düşmana göz açtırmadı. İHA-SİHA filolarımız düşmana mağaraları, bin bir emekle inşa ettikleri beton tünelleri dar etti.

*

Güçlü Türkiye için yerli ve milli silahlarla donatılmış güçlü bir orduya ihtiyacımız var.

Son zaferler bu yolda büyük mesafe aldığımızı gösteriyor.

Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi, iman dolu göğüs zaten Türk’ün Allah vergisi hazinesi. Onu yerli sistem ve silahlarla buluşturdun mu al sana dünyanın yenilmez süper ordusu…

*

Allah milli savaş sanayiimizi bu muhteşem seviyeye yükseltenlerden binlerce razı olsun. Memleketi muhannete muhtaçlıktan, yenilgi zilletinden, silah/cephane dilenme illetinden kurtardılar.

Artık, İHA’LAR/SİHA’LAR, yerli ve milli diğer silahlarla taarruz ettikçe birliklerimiz, düşmanın buna dayanması takat-ı beşerden hariç oluyor!

Mutlu ve gururluyuz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25