• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Erzurum -7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 2 °C

BİZ ERZURUM’U KURTARIYORUZ, YA SİZ?

Vahdet Nafiz Aksu

Epeydir Erzurum’dayız.  Ne zaman bu kutlu şehrin toprağına ayak bassak; eşin dostun gönlümüzü cennet bahçesine çeviren güler yüzü, tatlı dili ile karşılanıyoruz.
Gönül meclislerinde bağdaş kurup, semaver başında sohbet ziyafetleriyle şaduman oluyoruz.

***
Dostlar bir araya gelince çaya, kahveye sohbet katığı lazım. E, ondan çok ne var? Bir iki hal hatırdan sonra “Ne olacak bu memleketin halinden”,  “Ne olacak bu şehrin hali ”faslına geçiş yapıyoruz. Bilirsiniz, bizim millet, şehir uzmanlığında pek mahirdir.
İşin doğrusu bu ilgi hoşuma gidiyor.
Kim istemez ki; 
Sorunlar tartışılsın, sıkıntılar dile getirilsin, yapıcı eleştiriler kolektif bir hal alsın, makul öneriler toplumsal talebe dönüşüp yönetici kadroya bir şekilde iletilsin.
Böyle yapılmayıp da sadece sohbet havanında olumsuzluklar dövülüp durursa, toplumsal karamsarlığın zehirleyici etkisi kolektif ağlama seanslarına dönüşüyor.
Hizmet sunumunda, proje üretiminde, kalkınma şahlanışında yaratıcı etkisi tartışılmaz olan toplumsal murakabe; dozu iyi ayarlanmadığında yakıcı-yıkıcı bir karamsarlık illeti şeklinde içtimai bünyeye musallat oluyor.
“Bir diğer illere bakın, bir de bize. Birlik beraberlik hak getire. Onlar, her alanda omuz omuza çalışıp kalkındılar, biz yaya kaldık” yakınmasını, istatistiksel kanıtları ile dile getiren bir dosta şöyle dedim:
“Şehrin temel ekonomik göstergelerini içiren rakamsal tabloya değinmeden bir tespitimi aktarmama izin verin. Geçenlerde bir vesile ile Karadenizli dostlarla birlikteydik. Bana dediler ki, Erzurumluların şu birlik, beraberliklerine, bir birlerine sahip oluşlarına, şehre hizmet yağdırmak için çırpınışlarına hayranız, vallahi sizi kıskanıyoruz.
Benzer mukayeseleri, değişik bölgelere mensup dostlardan da çokça işitmişimdir. Yahu şu sizin şu işadamlarınızın şehir sevgisi bizimkilerde olsaydı, bakın bizim ilimiz nasıl çağ atlardı, diyen ahbaplar şimdi burada olsa her halde çaylarına şeker yerine tuz atardınız. ”
Hayretle başlarını salladı, masada bulunan arkadaşlarım.
Anlayacağınız, 81 il kendini eleştirmede birbiri ile yarışıyor.
Kendi gözündeki çöpü mertek görüyor. İyilik, güzellik namına ne varsa kendi dışında konumlandırıyor. Belayı, musibeti, aksaklığı paratoner gibi kendi üzerine çekiyor.
Diğer konularda olduğu gibi, bu mevzuda da pek hissi analizlere yöneldiğimizi, analitik bakış açısını bir türlü benimseyemediğimizi bir kere daha müşahede ettim. Ne hizmeti alkışlama alışkanlığımız, ne de aksaklıkları etkili bir şekilde eleştirme becerimiz. Tembel, beceriksiz, liyakatsiz yöneticiler ‘bizdense’, onlara birer ‘çalışkan-becerikli-maharetli’ şapkası giydirip, cilalıyoruz. ‘Bizden’ olmayan kartalı, serçe ilan etmekte mahirizdir. Ağzıyla kuş tutsa nafile.

***

Şunu unutmayalım:
Güçlü toplumsal talep haline dönüştürülemeyen tasavvurlar, cılız sesler halinde gök kubbede kaybolup gidiyor.
Ve bizler, yani şehirleri için bütün hücrelerine alarm vermiş Erzurum sevdalıları, en azından söylem olarak şehri kurtarmaya devam ediyoruz. Eylem de sizden artık, muhterem yöneticilerimiz! 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25