• BIST 91.074
  • Altın 214,438
  • Dolar 5,3448
  • Euro 6,0757
  • Erzurum -3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C

BİZANS’IN ÇOCUKLARI

Selman Soğukpınar

Son günlerde bir zaman uykuya dalan Bizansın çocukları uyandı, memlektin dört bir tarafına kan ve gözyaşı salmaya başladılar.

Kim bunlar!!!

Bir kısmı kırk yıl boyunca dağda yaşamış bağa hakim olmaya çalışmış Ermeni Dölü terör örgütü elemanları, bir kısmıda yine kırk yıldır bu ülkede dini inançları kulllanarak virüs haline gelmiş devletimizin Şah damarlarına kadar girmiş hainlerdir.

Biri içeriden, biri dışarıdan al birini vur ötekine..

Hain mi arıyorsun?

Başka yerde ara bul.

Benim ülkemde tutuğunu getir.

Rahmetli Dedemin deyimi ile ‘’İTTEN ÇOK’’

Hain mi arıyorsun?

Biri içeride törör için hazırlanan operasyonun kodlarını dağdakine taşıyan terörist, diğeri içeriden aldığı kodla dağdan ve bağdan askeri ve polisi arkadan haince, kalleşçe, şerefsizce ve alçakça vuran terörist.

İkiside hainoğlu hain.

Her ikisinin köküde taaa Bizansa  dayanan hain sürüsüdür.

Bugün Ülkemizin iç ve dış düşmanlarının yoğunlaşan saldırılarını düşündükçe, artık bazı şeyleri daha iyi anlamaya başlıyorum

Alparslan’dan Anadolu’nun fethinin,

 

Fatih Sultan Mehmet Han’dan İstanbul’un fethinin,

 

Milli mücadelenin,


Türk Milletinden ise, bu zaferlerinin hepsinin intikamını almak isteyen Bizansın çocukları, bugün dört koldan şeytani tuzaklar ile saldırıyorlar…

 

Tapınakçılar,

 

Malazgirt’in, istanbul’un, Anadolu’nun rövanşını almak için her türlü şerefsizliği yapıyorlar.


Türkiye Cumhuriyetini kuruluşunun yüzüncü yılında yani 2023’ e kadar Türkiye'yi yıkmak ve parçalamak istiyorlar.


Sözde Dindarları, Hilafeti getireceğiz, İslam Devleti kuracağız masalları ile uyutup,
vatansever, dindar, muhafazakar ve milliyetçileri cephelere bölüp, sinsice hedeflerine yürüyorlar.

 

Dünya tarihine baktığımız zaman her yüzyılda bir dünyada yeni haritalar çizilerek yeni sınırlar belirlenmiştir.

Asırlardır bu sınırların belirlenmesine en başta İslam dünyasından ve Ortadoğu'dan başlanıldığı da açıkta görülmektedir.

Bu işin senaryosunu yazanlarda, oyuncularda, oyun sahneleri de her ne kadar da açıkça ortaya konulmasa da artık dünyada rüzgârın nereden esip nerede kum fırtınaları çıkaracağı âşıkardır.

Çünkü gerek İslam âlemi, gerekse Ortadoğu başta olmak üzere esen fırtınalardan o kadar kum yuttu ki bu bir tecrübe haline dönüştü.

Ama hikmeti nedir bilinmez bütün bu fırtınalara ve yuttukları kuma rağmen gerek İslam âlemi gerekse Ortadoğu halkları kafasını bir türlü kumdan çıkarmıyor.

Peki, kim bu senaryoyu yazan?

Ya da oynanacak oyunun adı nedir?

Açık ve net bir şekilde belirtmeliyim ki bugünkü oyunun adı ‘’YENİ BİR HAÇLI SEFERİDİR.’’

Senaryoyu yazan İngiliz, uygulayıcı Amerika, her zaman olduğu gibi taşeronun adı sözde kendini İslamcı ve şeriatçı sanan El-Kaide, son bir kaç yılda El Kaidenin modası geçince Siyonist ve Emperyalistelerin var ettiği Işit ve benzeri örgütler.

Arka  planda bunlara destek veren ve olaylara seyirci kalan destek veren İran ve bir kaç sözde Müslüman ülke.

Birde Asaladan sonra ülkemize kırk yıldır musallat edilen başımızın belası Ermeni uzantısı PKK terör örgütü.

Bütün bu zalimlerin şimdilerde ki tek derdi Türkün şerefli bayrağını göklerden indirip, İslam’ın son kalesinde Ezan sesini susturmak ve bu ülkeyi bölüp parçalamaktır.

Çünkü İslam diyarlarında ve dünyanın dört bir köşesinde nerede bir zulüm var ise bu zulme  karşılık gerek islam dünyası ve gerekse batılı ülkeler sessiz kalıyorlar.

Bu zulümlere bir tek itirazı olan Türkiye Cumhuriyeti ve büyük Türk milletidir.

Bütün dert, bütün mesele budur.

Ancak bugün Askerimizi ve Polisimizi Şehit eden bu şerefsiz köpekler ne yaparlarsa yapsınlar yine  avuçlarını yalayacaklar.

Bu milletin ve bu vatan toprağının üzerinde ameliyat yapmaya çalışanlar inşallah her zaman olduğu gibi yine hüsrana uğrayacaklar.

Bu necip millet her ne kadar siyaseten ve fikren zaman zaman ayrı kulvarlarda koşsa da zamanı ve yeri geldiğinde tek vücut, tek ses olmayı bilen şerefli bir millettir.

Bu millet Çanakkale'de dünyaya boyun eğmediği gibi, Sakarya'da ve Dumlupınar’da da düşmana diz çöktürmüş şanlı ve şerefli bir tarih’e sahiptir.

Bu şerefsizlere...

Bu kutsal vatan toprağının üç, beş bidon mazotla kazanılmadığını her karışının şüheda kanıyla sulanarak kazanıldığını hatırlatmak isterim.

Bu milletin Metanetini ve sabırlı oluşunu farklı değerlendirenler unutmayınız ki Türk milletinin kılıcı halen kınında durmaktadır.

Birileri bu kılıcın pas tuttuğunu sanmasın.

Bu millet öyle bir imana sahiptir ki kılıcı kınından bir çıkarırsa değil Ortadoğu dünya bile diz çöker.

Vallahi bu necip Türk milletinin kılıcı kınından bir çıkarsa gövdelerde baş, taş üstünde de taş kalmaz.

O yüzden herkes aklını başına alsın.

Bu milletin sabrını ve gücünü denemeye kalkmasın.

Özellikle son yaşanan olaylar karşısında idarecilerimizin ricamız tıpkı Şanlı Ecdadımız Osmanlı gibi;

Metanetli,

Ferasetli

Ve

Cesaretli olmalarıdır.

Bu zalimler karşılarında ki Ülkenin,  Vatanın, Memleketin, adının TÜRKİYE, üzerinde yaşayanlarında Sultan Alparslan’ın, Sultan Fatih’in ve Sultan Yavuz’un torunları olduğunu unutmuşlar galiba.

Bu zalimler ve arkalarındaki güçler kim olursa olsunlar.

Kime güvenirlerse güvensiznler.

İster dışarıdaki hain ağa babalarına, isterse  içimizde Askerin, Polisin hareket planlarını ifşa eden şerefsiz, edepsiz ve din tüccarı dansözlere güvensinler.

Ama şunu iyi bilsinler ki;

Bizim ölümüz şehittir.

Geri kalanımız gazi.

Bize bu vatanı bırakanlar bedel ödediler.

Bizde gerekirse Ayşe’miz, Fatma’mız, Ali’miz Hasan’ımız Çanakkale de, Sakarya’da Dumlupınar da olduğu gibi tekrar omuz omuza verir bu vatan toprağının zerresine zarar verdirmeyiz.

Vatan ve Millet sevgilerine emanet ve tevdi olunan TÜRK EVLATLARI, TÜRK MİLLETİ adına gereğini her cephe de her zaman yapmaya hazırdır.

Bilsinler ki;

Bu vatan toprağın da bu güne kadar ki ŞEHİT ve GAZİLERİMİZ, bu günden itibaren olacak ŞEHİT ve GAZİLERİMİZ; bazıları rahat, rahat bu vatana ve bu millete kurşun sıksınlar diye, bu toprakları KANLARIYLA sulamadılar, sulamayacaklar.

Ak Partiye ve Milliyetçi Hareket Partisine de tekbir tek meramım vardır oda.

Böyle bir ortamda, milletimizi aydınlatabilmek, milli benliğimize ve varlığımıza düşman tüm unsurlar ile birlikte mücadele edebilmek ve torunlarımıza özgürce yaşayabilecekleri bağımsız bir vatan bırakabilmek için artık.....

 

‘’ÖNCE PARTİM DEĞİL, ÖNCE VATAN’’ demenizi bekliyoruz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25