• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Erzurum 13 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 13 °C

BUNLARIN TRİGER KAYIŞI KOPMUŞTUR.

Selman Soğukpınar

Bu vatan öyle kutsal bir vatan toprağıdır ki.

Bu vatan toprağında; Analar vardır evlatlar doğurur Oymağı Devlet yapar, Ana var it doğurur devlete dert yapar.

Bu Millet öyle Aziz millettir ki; İnancından İmanından yaratanın emrinden Peygamberin Sünnetinden Kuranın yolundan ayrılmamak sadece ve sadece Hakkın rızasını kazanmak için it sürüsüne sabır çeker.

Göğüsler iman ile doludur.

 

Tesbih elde, dil ikrarda  “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.’’Der.

 

Birileri edepsizlik etmeye devam ediyor.

Ama yine de bu Necip Millet yine de taş basıyor bağrına Hakkın rızasından ayrılmamak için.

Bu haftaki makaleme başlarken kullandığım kelimelerden dolayı bütün okuyucularımdan özür diliyorum.

Ancak açıkça belirtmeliyim ki biz edebimizden sustukça edepsizler daha da edepsizlenmeye devam ediyorlar..

Biz sustukça birileri tepemize vurmaya, yakmaya, yıkmaya ve vatan evlatlarını şehit etmeye devam ediyorlar.

Buda yetmiyormuş fitne, fesat çıkarıp gibi insanlara iftira atıyorlar.

Bakın ben açık konuşuyorum;

Ben!!!

Ne birkaç çapulcu, şerefsiz, hainden vatanseverliği,

Ne çok özür dileyerek affınıza sığınıyorum ömrü boyunca kıçı taharet, anlı secde görmemişlerden bayrak sevgisini,

Nede yıllarca bu milletin şah damarı olan dini duygularından vurarak, insanların güvenini kazanıp sonrada insanların yatak odalarına ve mahrem konuşmalarına kadar giren sahte dindarlardan dindarlığı öğrenmedim.

Biz vatanında, bayrağında, toprağında, milletinde, dininde ne olduğunu yetimler yetimi kâinatın efendisi Hz. Peygamberimizden ve onun yolundan giden gerçek dindarlardan öğrendik.

Biz milliyetçiliği de sözde Vatan, Millet ve Sakarya diye bağırıp çalıştığı kurumun kalorifer peteklerini evine taktıran, bilmem nerenin ne gazinosunda bir baldırı çıplak için viski şişesini birbirlerinin kafasında kıran, sözde milliyetçilerden de öğrenmedik.

Benim tanıdığım milliyetçi Rahmetli Seyyid Ahmet Arvâsidir.

Benim tanıdığım milliyetçi Rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’tir.

Benim tanıdığım milliyetçi bu vatan toprağı için şehit düşen merhum Koca Reis Muhsin Yazıcıoğlu’dur.

Benim tanıdığım milliyetçi sadece ve sadece milliyetçi olduğu için ipte sallandırılan Adnan Menderes’tir.

Benim tanıdığım milliyetçi Rahmetli Turgut Özal’dır.

Benim tanıdığım milliyetçi Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamdır.

Kimse kusura bakmasın ama bu günde benim gördüğüm milliyetçi son on yılda her alanda benim ülkemi sözü dinlenen, ekonomik anlamda bağımsız, kendi silahını, topunu tüfeğini yapan ve artık dünyada gündemi belirlenen bir ülke değil, dünyada gündem belirleyen bir ülke konumuna getiren Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Bizler dindarlığı ve muhafazakârlığı da Hz. Peygamberin ‘’Komşusu açken, tok yatan bizden değildir.’’

Hadisi Şerifini cemaate bangır, bangır anlatan, ama kendileri köşklerde, saraylar da yaşayan sözde dindarlardan da öğrenmedik.

Bu konularda kimse bizim kilomuzu tartmasın.

İnsanlara çamur at, tutmazsa izi kalır.

Mantığı ile birileri şahsımıza çamur atmaya çalışsa da hamdolsun bizim abdestimizden şüphemiz olmadığı gibi namazımızdan da şüphemiz yoktur.

Sanal âlemde paylaştıklarımız ve yazdıklarımız sizlerde karın ağrısına yol açmış, ishal etmiş olabilir.

Tedavisi kolay soğuk bal şerbeti için iyileşirsiniz.

Herkes haddini bilecek.

Her Hayırda bir Şer,

Her şerde bir hayır vardır.

Milletten toplanan zekât ve sadaka yardım paraları ile kendi iş yerlerini kurup sonra tekrar milletin evlatlarını sömüren zihniyetler bu gün ne mal olduklarını açıkça meydana vurmuşlardır.

Aslında bu gün bizim için şer olarak görünen bu bir gurubun yaptıkları özünde hayırlara vesile oldu.

Çünkü onlar böyle yapmasalardı, bu millet daha nice on yıllar onlara inanacak onlarla beraber olacaktı.

O yüzden Mevla’m ne güzel eyledi de kimlerin;

Neye?

Kime?

Ne için?

Nasıl?

Çalıştıklarını hep beraber gördük.

Rabbimin sevgili kulları imişiz ki Rabbim bizim gözümüzü de, gönlümüzü de açtı.

Bu olayların açığa çıkmasına ben şahsen şükrediyorum.

Düne kadar iktidara yağ yakan yalaka tayfası, bu gün iktidarı ve Başbakanı yerden yere vuruyorsa burada bir sorun var demektir.

Adama demezler mi; Madem bu hükumet yıllardır çalıyordu,  yolsuzluk yapıyordu da siz neden hep bunlarla kol kola idiniz.

O zaman sizde de bir problem var.

Yok diyor sanız ki; Bu hükumet dün tertemiz idi.

Bu gün temiz değil.

İşte o zaman yalan söylüyorsunuz demektir.

Menfaatiniz varken iyi menfaatinize dokununca kötü oluyorsa hükumet.

Bence Sorun Hükumette değil.

Sorun sizde ve sizin ciğerlerinize bulaşmış virüslü ellerde.

Ne diyorsanız deyin.

Ne yapıyorsanız yapın.

Bu Milletin mahremini,

Bu ülkenin gizlilik gerektirecek konuşmalarını dinleyen sizlerin hiç günahınız olmasa bile sadece bu günah sizleri hem bu dünyada hem de ebedi âlemde rezil rüsva etmeye yeterde artar bile.

Ben bunu bilir, bunu söylerim.

Vallahi sizlerin şirazeniz kaymıştır.

Gazetenizin manşetlerinde

Eline verdikleri Molotof ve patlayıcı maddelerle daha 15 yaşındaki çocuğu bu milletin Polisinin Askerinin üzerine salan şerefsiz şer odaklarını savunuyorsanız şirazeniz kaymış demektir.

Yurtlarınızda çocukları gece yarılarında beddua seanslarına kaldırıp bu ülkenin yüzde elliye yakınını oyu ile seçilmiş ve yıllarca sizin her istediğinizi verip, sizlere hizmetkâr olmuş bir başbakana beddua ettiriyorsanız sizin şirazeniz kaymıştır.

Düne kadar bu ülkede Camileri ahıra çeviren, Kuran Kurslarını kapatan, Başörtülüler Arabistan’a gitsin diyen, bu ülkede ezanı Türkçe okutan din düşmanları ile kol kola olduğunuz için ben sizin Müslümanlığınızdan şüphe duyuyorum ve diyorum ki Vallahide, Billahi de sizin şirazeniz kaymıştır.

Dün 15 yaşındaki çocuğun ölümünü bahane ederek Burak Can Karamanoğlu’nu kardeşimizi, Polislerimizi şehit eden ve ortalığı yakıp yıkan şerefsizlerle aynı safta olduğunuz için sizin şirazeniz kaymıştır.

Gazze’de şehadet şerbeti içenlere Yahudi İsrail ile Mücadele veren Mücahitlere terörist diyorsanız Yahudilerle aynı safta yer alıyorsanız sizin şirazeniz kaymıştır.

Açık ve net söylüyorum; Sizlerle aynı safta olan Babam dahi olsa sizlerin Triger kayışı kopmuş, şirazeniz kaymıştır.

Rabbim sizleri ıslah etsin diyorum.

Hükumetten özellikle son on yılda başta Üniversitelerde yapılan akademik sınavlar ve atamalar olmak üzere Devlet kadrolarına atanmak için yapılan bütün sınavların incelememesini ve gereğinin yapılmasını istiyoruz.

Son olarak;

Kimse bana çubuk ucu göstermesin.

Benim Allahtan başka kimseden korkum yoktur.

Bu bedenin hesabını da Rabbimden başka kimse soramaz.

Buda böyle biline.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25