• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Erzurum 8 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 11 °C

ELVEDA ERZURUM !!!

Selman Soğukpınar

Yazarken belki bu iki kelimeyi yazmak çok basit gelebilir. Ancak inanın şu başlığı atmak gerçekten çok zormuş.

Kolay değil tabi dile kolay tam 40 yıl doğup büyüyüp yaşadığınız memleketinize veda etmek.

Evet sevgili dostlar 1973 yılında, Erzurum’un merkez Müdürge köyünde dünyaya gelip ardından 35 yıl boyunca bu şehrin sokaklarının tozunu yutup, buzunda düşüp, rahmet yağmurlarında ıslanmış bir kardeşiniz olarak Dadaşlar diyarından ayrılıyorum.

Tabi bu 40 yıllık ömür kolay geçmedi.

Köyümün ovasında koyun güderek Erzurum deyimiyle bir çift öküzün peşinde hodaklık yapmış, tarlasında, çayırında tırmık çekmiş, tırpan biçmiş kısacası varlığı da yokluğu da görmüş biriyim.

Büyüklerin deyimiyle ıssıyı da soğuğu da görmüş bir kardeşinizim.

Çocukluğumuz böyle geçerken ardından bir belediyemizde iş hayatına başlayarak millete hizmet etmeye çalıştım.

Bir radyo da konuk olarak katıldığım ve okuduğum bir şiirin ardından radyo programcılığına başlayarak medya sektörüne atıldım.

Memleket meselelerine çözüm bulmak yanlışların karşısında dik durmak, doğruların yanında yer almak için, yaklaşık 17 yıldır basın sektöründe bu millete ve memlekete hizmet etmeye çalıştım.

Doğu TV’ de yaptığım programlarla memleket meselelerini dile getirirken, bir taraftan da çeşitli gazete köşelerinde bu sorunları ve çözüm yollarını yazmış olduğum makalelerle gündeme taşıdım.

Özellikle Doğu tv’de yapmış olduğum programlarla hizmeti yapanlarla hizmeti alanları buluşturmayı başardığıma inanıyorum.

Bu programa katılan bütün siyasetçi, bürokrat ve sivil toplum örgütü mensuplarına davetlerimizi kırmadan icabet ettikleri için sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Sonuçta bizler bu program ile bir köprü vazifesi yapıyorduk.

Bu programlarımızda kimseyi kırmadan, dökmeden doğruların yanında olmayı yanlışların karşısında adam gibi durmayı başardık.

Diğer taraftan çeşitli gazete köşelerinde yazdığım makalelerde hiçbir zaman çamur at izi kalsın mantığıyla köşe yazarlığı yapmadım.

Tabi bazen yazılacak bir derdi yazdık başımıza bin dert açıldı.

Doğru söylemek birilerinin hoşuna gitmedi ve bizleri dokuz köyden kovmaya çalıştılar.

Mahremimize varana kadar küfür eden zavallıları dikkate bile almadım.

Çünkü onlar benim için bataklıktaki bir sinekten öteye geçmedi.

Zaman zaman uykusuz geceler geçirdim.

Ailece huzursuz olduğumuz günler oldu.

Çok şükür bizi yetiştirenlerin duaları sayesinde kimseye de pabuç bırakmadık.

Yıllarca bir ekmeği bölerek yediğimiz kardeş dediğim canımı isteseler canımı bile vereceğim kişiler ortağı olduğum işyerimizi benden habersizce sattılar.

Bundan da gocunmadım.

Çünkü herkes sütüne, mayasına yakışanı yapar.

Düşünsenize işyeri sizin diye kapıyı açıp içerde oturuyorsunuz.

Biraz sonra dışardan bir zat kapıyı açarak içeri giriyor.

Size; Abi burada ne işiniz var?

Diye soruyor..

Sizde; ne demek ne işim var asıl sizin burada ne işiniz var?

Bu anahtar sizde ne arar?

Diye soruyorsunuz.

Adamcağız abi ben bu radyoyu satın aldım sizin de haberiniz varmış bana öyle dediler.

Deyince başınızdan aşağı kaynar sular dökülmez mi?

Bunu bana yapanların vicdanının olmadığı kanaatindeyim.

Bu meseleyi bu insanlıktan nasibini almamışları da rabbime havale ediyor, huzuru mahşerde hesaplaşacağımız güne bırakıyorum

Herkesin bir hesabı olduğu gibi Rabbimin de hesap günü gelecektir, elbet o yüzden müsterihim.

Sevgili dostlar rahmetli Reyhani usta hani demiş ya

Gafillerden darbe yedi gururum.

Çaresiz dişimi sıktım gidirem.

Kırk yıl beklediğim ekini,

Harmana dökmeden yaktım gidirem...

Açıkça söylemek gerekirse evet gafillerden darbe yedik ama inanın ne harmanım, nede harmana dökecek ekinim’’ olmadı..

Ancak şerefim haysiyetim ile bu şehrin hizmetkarlığını yapmanın gururuyla gidiyorum..

Alnımız apaçık yüzümüz, karasızdır hamdolsun.

Bir dikili taşımın bile olmadığı bu şehirde rabbime sonsuz şükürler olsunki dostlarım, sevenlerim, abilerim ve kardeşlerim oldu..

Adam olmak için ne mala ne de paraya pula hiçbir zaman ihtiyacım olmadı.

Çünkü adam olmak için bunlara gerek yoktur.

Sustum Mevlana’nın dediği gibi ‘’ Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım vardır. Lakin bir adama bakarım adam mı diye birde söylediği söze bakarım söz mü diye’’ felsefesini benimseyerek adam olmayanlara cevap vermemeyi tercih ettim.

Şimdi memleketi seccade olanın gurbet derdi olmaz.

Düşüncesiyle sizlerden ve güzel memleketten ayrılıyorum..

İnşallah köşe yazılarımız yine devam edecektir.

Ama şunu iyi bilin ki dışardan bu memleket için hiçbir zaman martaval okumayacağım.

Çünkü ben bu şehrin tozunu yutup, buzunda yürümeyenlerin kısacası bu şehirde yaşamayanların bu şehir adına projeler üretmesine her zaman karşı çıkmışımdır.

Son olarak başta Doğu tv yönetim kurulu başkanı Av. Ayhan KÖSEOĞLU’na,

Erzurum Olay Gazetesi imtiyaz sahibi çok değerli büyüğüm Esat BİNDESEN’e,

Yeni kuşak gazetesi imtiyaz sahibi Zafer BAĞRIYANIK’a,

Türkü fm radyosu sahibi sayın Cem ATMACA^’ya ve bu şehirde basın sektöründe yer alan değerli büyüklerime ve sevgili dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Bende kimin ne hakkı varsa helal olsun sadece kendini bilen o iki kişi hariç

Bütün Erzurumlular da bana haklarını helal etsinler..

Erzurum kilidi mülki İslam’ın

Mevla’ya emanet olsun Erzurum..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25