• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Erzurum 8 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 11 °C

ERZURUM DERNEKLERİNİN NE İŞ YAPTIĞI BELLİ OLDU.

Selman Soğukpınar

Hey hat!!!

Gurbetteki Dadaşlar bazı Erzurum dernek ve vakıflarından el aman etmişlerde kimsenin haberi yokmuş.

Hey hat!!!

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıflar insanları eskilerin deyimi ile kötü hastalık olan verem etmişlerde kimsenin haberi yokmuş.

Hey hat!!!

Verem Hastalığının asıl sebeplerinden birisi sözde Dayanışma ve yardımlaşma için kurulan bazı Erzurum dernek ve vakıflarıymış da doktorlar teşhisi koyamamışlar.

Hey hat!!!                      

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıflar birilerini makam, mevki, şan ve şöhret sahibi edip yedi düvele nam salmaları için kullanılırmış da haberimiz yokmuş.

 

Hey hat!!!                      

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıflar okey salonu olmaktan başka bir işe yaramazmış da haberimiz yokmuş

Hey hat!!!                      

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıflar üyesinin ne dirisinden ne ölüsünden, ne iyi gününden nede kötü gününden haberdar değilmiş de bizim haberimiz yokmuş.

Hey hat!!!                      

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıfların Erzurum adına hiçbir sevdası kalmamış da bizim haberimiz yokmuş.

Hey hat!!!                      

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıflar kişisel hesaplar ile rant, menfaat, çıkar uğruna birilerinin ayağının altına kırmızı halı diye serilmiş de haberimiz yokmuş.

Hey hat!!!                      

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıflar mazlum, garip, işsiz ve güçsüz üyelerin yanında olmak yerine fener alaylarında gösteriş olsun diye bar başı çekmişlerde haberimiz yokmuş.

Sözün özü Erzurum deyimi ile birileri yıllarca dernek vakıf adı altında ‘’Öküzün gözüne sövüp, tezeğe mübarek’’ demişlerde haberimiz yokmuş.

Geçen hafta kaleme aldığım Erzurum dernekleri ne iş yapar başlıklı makalemizden sonra bazı Erzurum dernek ve vakıfları ile ilgili olarak şahsıma e—mail, mesaj ve direk telefonlar geldi

Bütün gelenleri değerlendirdim ve sonuçta ortada acil bir vaka olduğunu gözlemledim.

Hastalıkla ilgili verileri değerlendirip tahlil ettim.

Yaptığım laboratuvar tahlil sonuçları hastalıkla ilgili olarak yukarıda ki bulgulara rastlamama sebep oldu.

Hastaya konulan teşhis;

Erzurum adına gurbeti diyarda kurulan sözüm ona bazı dernek ve vakıflar benim gurbetteki dadaşlarımı dert, verem sahibi etmişler.

Hastanın tedavisine gelince;

Efendiler!!!

Bu HASTA öyle;

Ayran çorbası,

Cağ kebap,

Yaprak sarması,

Üstüne kadayıf dolması yiyip birde semaver çayı içtikten sonra çalsın davullar oynasın dadaşlar demekle iyileşmez.

Peki, nasıl iyileşir diye biraz düşündüm.

Doktor değilim amma az buçuk okumuşluğum var diyerek tedavi için bir yöntem buldum.

Bir kere en başta hastalıklı hücreler yapılacak ameliyatlarla temizlenmelidir.

Ardından ortaya çıkacak malzeme;

40 su ile yıkanmalı,

40 gün buzlanmalı,

Ardından iyice bir tuzlanmalıdır.

Ortaya çıkacak malzemeye yeni virüsler bulaşıp da hastalık tekrarlanmasın, hasta esen siyasi rüzgârdan etkilenmesin, atanmış bürokratın yağmurunda ıslanmasın birde bu çok önemli birilerinin ayağının altına kırmızı halı olmasın diye sirkeye iyice batırılması gerekmektedir.

Kimse kırılmasın, gücenmesin.

Hiç kimse ile kişisel bir derdimiz yok olamazda.

İnanın insanlar çok ama çok dertli.

Bir haftadır dolduruyorum almıyor.

Boşaltıyorum olmuyor.

Sadece insanların yüreğine tercümanlık yapıyorum.

Yukarıda da belirttiğim gibi bir haftadır gelen e—mail mesaj ve direk telefonlar sonucu oluşan hamuru yoğurdum ama su katmadım.

Suya gerek kalmamıştı.

Çünkü yeterince sulanmıştı.

Hamura sadece biraz sağlam olsun diye mısır unu kattım.

Yaptığım pastayı fırına sürdüm.

Ortaya tadı tuzu olmayan bir pasta çıktı.

Bu pastayı kaça böleyim de pay edeyim diye düşündüm.

Pastayı ben bölmemeye karar verdim.

Dedim ki pastayı yaptık.

Olur ki bu pastayı bölerken nefsimize uyarda haksızlık ederiz.

En iyisi mi haksızlık olmasın.

Erzurum adına kurulan bazı dernek ve vakıflar bu pastayı bölsün de kendilerine düşen payı alsınlar.

Herkeste bilsin ki;

Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil. Üzüm yemektir.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25