• BIST 97.141
  • Altın 242,390
  • Dolar 6,2773
  • Euro 7,3787
  • Erzurum 20 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C

Güllülü’ye ‘Sosyolojik Kafa’ ile teşekkür

Kadir Sabuncuoğlu

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mevlüt

Özben, akademik kariyerinde önemli bir yere sahip olan Prof. Dr. Sebahattin Güllülü’ye

‘Sosyolojik kafa’ kitabı ile teşekkür etti.

                Türkiye genelinde çok ilgi gören ve ilk baskısı beş günde tükenen kitabın

Yazarı Doç. Dr. Mevlüt Özben, Atatürk Üniversitesinde bir ilki gerçekleştirdi. Türkiye’de

ilk sosyal bilim romanını yazan Doç. Dr. Özben, ‘Sosyolojik Kafa’ ile ilgili olarak şu

değerlendirmeyi yaptı:

                “Sosyolojik Kafa, için bir sosyal bilim romanı denilebilir pekala. Bu yeni bir şey!

Nilüfer isimli sosyoloji öğrencisinin üniversitedeki ilk yılı ve sosyoloji öğreniminin

yaşamına kattıklarına odaklanan kitap, her kesimden okuyucuya sosyolojik düşünmenin

nasıl bir şey olduğunu sezdirme iddiasında aslında.Nilüfer ile birlikte Sosyolojiye Giriş

derslerine konuk olan okuyucuya son yılların popüler bilimi sosyolojiden haberli olmak

gibi bir vaadi var kitabın. Tam da bu yüzden, kitaba Sosyolojik Kafa adını uygun gördük.

Bizim bilebildiğimiz kadarıyla, Sosyolojik Kafa bir edebi metin içinde sosyoloji biliminin

temel konu ve kavramlarını anlatmayı deneyen ilk kitap. Bu yönüyle Türkiye’de bir ilke

imza attık, dersek abartmış olmayız. Sosyolojik Kafa Türkiye’nin ilk sosyal bilim romanı.”

KİMLER OKUMALI?

                Kitabın hedef kitlesinin başta sosyologlar ve sosyoloji öğrencileri olduğuna

işaret eden Doç. Dr. Mevlüt Özben, ayrıca sosyolojiden haberli olmak isteyen herkesin

ilgisini çekeceğini bildirdi. Herkese sosyoloji öğretmek gibi niyeti ve vaadi olmadığını

vurgulayan Doç. Dr. Özben, kitabı okuyanların sosyoloji biliminden haberli olacağını

ileri sürdü. Kitabın okuyucu için vaat ettiği şeyi bir sosyoloji öğrencisi olarak romanın

kahramanlarından Nilüfer’in son bölümde açıkça söylediğini ifade den Doç. Dr.

Özben şöyle devam etti:
SOSYOLOJİK BAKIŞI ANLATTI

                “Sosyolojinin, yaşamdan dram üretme sanatında ustalaşmış yetişkinler

dünyasına ve topluma daha bir kuşkuyla, yani bildik olanı bilme dikleştirerek bakmamı

sağladığını söyleyebilirim öncelikle. Bu bilim insan ve toplum yaşamına sadece gözlerimle

değil, yüreğimle de bakmam gerektiğini sezdirdi. Hemen hemen her şeyi daha bir farklı

görmeye başladım. Çocuklar kıyıya vururken de, kadın oldukları için insanlar şiddet

gördüğünde ya da öldürüldüğünde de, pek çok insan diyetisyenlerin kapısında

kuyruk olmuşken açlıktan çocuklar öldüğünde de ben hep tetikte oldum. Fark ettim ki,

sorun büyürken unuttuklarımızda! Sosyolojik bakışın özünü çocukluğumuzun hazineleri

ile harmanladım çoğu zaman. Yetişkinler dünyasının yarattığı dramların yıldızları

söndürdüğünü gördükçe sosyologların ‘küçük prens’ olması gerektiği düşündüm.

Sosyoloji ve sosyologlar yıldızların tekrar parlaması için bir şeyler yapabilirler umudu

beni daha çok bağladı bu bilime. Bizi evcilleştiren eğitim sisteminin, kültürün, dinlerin,

geleneklerin, kısacası düzenlerin bulanıklaştırdığı ‘körlüğü’ yenmek için çocukluğumuzun

eşsiz hazinelerini tekrar hatırlayabilme olasılığını canlı tutmayı öğretti sosyoloji bana.”

İSTANBUL’U ANLATIYOR

                Kitapta Galata’dan Kız Kulesine, Eyüp iskelesinden Pier Loti’ye, Sahaflardan

İstiklal Caddesine, hatta Adalara  ve İstanbul’a geniş yer verdiğini hatırlatan Doç. Dr.

Özben, şöyle konuştu:

                “İstanbul’un İstanbul olalı görmediği kederleri dağıttığına ve zuladaki birkaç

şişe yakutla yerin göğün kırmızı olduğuna şahit oluyorsunuz. Sonra fark ediyorsunuz ki,

sadece aşkların değil, kavgaların şehri olduğunda da güzelmiş bu şehir. Hani derler ya,

bir şeyin içinde her şey vardır. Kitabın sayfalarını geride bıraktıkça kendi kendinize şöyle

fısıldıyorsunuz; ‘o şey’ İstanbul’muş.”

ROMANIN KAHRAMANLARI KİM?

                Kitapla ilgili olarak en çok merak edilen ise kapaktaki resmim Prof. Dr.

Sebahattin Güllülü’ye benzemesi. Romanın kahramanları ile ilgi

olarak Doç. Dr. Mevlüt Özben, şunları söyledi:
                “Baştan belirtmek isterim ki, kitapta yer bulan kahramanlar tamamen metnin

kurgusunun bir parçası ve gerçek yaşamdaki kişilerle bir ilgisi yok aslında. Ancak

Sabahattin hoca başta olmak üzere Nilüfer, Sait, Metin Hoca isimlerinin tercih edilmesi

tesadüf değil. Anlatıcı olarak yaşamımda yolumun kesiştiği kimi isimlere teşekkür

etmenin bir yolu olarak kahramanlarımıza bu isimleri verdim. Kitapta sosyoloji hocasına,

akademik kariyerimde önemli bir yere sahip olan hocam Prof. Dr. Sabahattin Güllülü’nün

ismini vermem ve kapak fotoğrafında da onun illüstrasyonunu kullanmaktaki amacım

hocama özel bir teşekkür etme isteğidir. Çok öğrencisi oldu Sabahattin Güllülü’nün,

pek çoğunun hayatına olumlu dokunuşlar yaptı hoca. Bu öğrencilerden biri de benim.

Bu yüzden istedim ki, hocama kendimce, sosyolojik kafayla teşekkür edeyim.”

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25