• BIST 1.351,590
  • Altın 495,22
  • Dolar 8,5800
  • Euro 10,0850
  • Erzurum 16 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

Her üniversiteye 2 rektör önerisi...

Her üniversiteye 2 rektör önerisi...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, çift rektörlü yeni üniversite modelini açıkladı. Her üniversiteye biri akademik, diğeri idari iki rektör öneren Gül, “O yöneticilerin, üniversiteleri başarılı şirketlerin yöneticileri gibi idare etmesi lazım” dedi. Gül, memleketi Kayseri’de eğitim muhabirleriyle sohbetinde, siyasi yarıştan çok daha sert geçtiğini söylediği mevcut rektör seçim sisteminden son derece rahatsız olduğunu belirterek, “Rektör seçimlerinin çok doğru yapıldığı kanaatinde değilim. Bu çok üzücü gerçekten. 20 yıl siyaset yaptım, siyasette görmediğim şeyleri rektör seçimlerinde görüyorum” dedi.

ŞİRKET GİBİ YÖNETİLECEK

Hürriyet Gazetesi'nden Esra Kaya'nın haberine göre; bu durumun üniversitelerde büyük yaralar açtığını belirten Gül, öngörülen yeni sistemi şöyle anlattı.

“Bazen insanların CV’lerine bakarsınız içiniz gider, sonra bir bakarsınız ki çok iyi bilim adamıdır ama idareciliği yoktur. Onun yerine ben, mütevelli heyetinin olması, akademik rektörle yöneticinin ayrı olması gerektiğini düşünüyorum. O kişiler, üniversiteleri başarılı şirketlerin yöneticileri gibi idare etmeli. Üniversitelerin finansmanı konusunun da yeniden düşünülmesi gerekiyor. Birine 200 milyon veriliyor, diğerine 50 milyon. Üniversite yöneticilerinin karar vericilere yakınlığıyla ilgili oluyor. Objektif şeyler çıkmıyor. YÖK bu konuda da çalışıyor. Sınav sistemlerinin çok şeffaf ve önceden bilinir olması gerekir. Birden bire bize 20 milyon nüfus gelmiyor ki. Dolayısıyla 2-3 sene sonra yapılacakları tespit edebiliriz. Son yıllarda biraz kafa karıştırıcı şeyler oldu. Dışarıdakilerle kendi üniversitelerimizi mukayese ettiğimde çok üzülüyorum, ama ümitliyim, son yıllarda kendilerine geldiler. Biz nelere uğraşıyormuşuz, dediler. Üniversitelerin asli görevi eğitim, o çok kaybolmuştu, geldi.
Eski YÖK yönetimi, ‘TÜBİTAK’la işbirliğine giremezsin’ diye talimat vermiş, Bilkent, Boğaziçi, ODTÜ gibi özgüveni olan üniversiteler haricinde kimse işbirliği yapmıyordu. TÜBİTAK’a müracaat edip ‘Ben 6’ncı Çerçeve Programı’ndan su projeye talep ediyorum’ diyemiyordu. Hocalarımız o zaman AB’ye de karşıydı. Dışişleri Bakanı’yken YÖK’e gittiğimde, sendikalar, partiler, iş dünyası hatta TSK’nın bile karşı görünse bile AB’yi desteklediğini, bir üniversitelerin katkısının olmadığını söyledim, çok mahçup oldular.”


  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25