• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Erzurum -7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 2 °C

KERTENKELE’NİN KUYRUĞU, HALKIN BUYRUĞU!

Vahdet Nafiz Aksu

Serkan Bayram’ın ‘Tabuların Korkulu Rüyalarında’ adlı kitabını okurken aşağıdaki bölümün altını çizmişiz.

 

***

Zeki olup iyi eğitim alamayanın yerine, zeki olmayıp parası olan kişinin eğitim alarak, doktor olduğunu düşünelim.

Acaba başımıza nelerin gelmesi olasıdır?

Ameliyat masasına yattığımızdan çok daha beter bir biçimde kalkmak veya daha kötüsü hiç kalkamamak.

Yeteneksiz doktorumuzun iyi niyetinden, kimsenin şüphesi yok.

Ancak; yetenekleri el vermediği için yaptığı hata yüzünden, biri ölmüş ya da sakat kalmıştır.

Bu doktor ve onunla aynı özelliği taşıyan tüm doktorlar, aynı akıbete uğrayacaktır.

Parayı birincil öncelikli değer yapmamızın getirdiği yanlışlık yüzünden, işgal ettikleri meslekte ellerinden gelenin en iyisini yapmalarına rağmen, ceza göreceklerdir.

 

Hem de hiç suçları olmaksızın.

 

Aynı durum, bu yüzden ceza gören tüm meslek erbapları için geçerlidir.

İnsanları yapamayacakları görevlere getirip, onlardan hata yapmamalarını beklemek, gaflettir.

 

***

Altını çizdiğimiz bu bölümün yanına şu notu düşmüşüz:

 

Özellikle seçimlerde adaylar belirlendiğinde.

 

Liyakat yerine başka kıstaslar gözetilirse.

Şehirlerin akıbeti de…

 

Zeki olmayıp parası olduğu için doktor payesi alan kişinin eline düşen hastaya benzer…

 

***

‘Tatilde ne okusam’ diye kütüphaneyi karıştırırken,  Doç. Dr. Sultan Tarlacı'nın 'Kertenkele Öyküleri' Kitabı’na tesadüf ettim.

 

Hemen ‘altını çizdiğim satırlara’ göz gezdirdim.

 

Aşağıdaki bölümü işaretlemişim. Sanırım bilimsel bir hakikatten toplumsal bir hisse çıkarmışım, lakin herhangi bir not düşmemişim. Acaba ‘gerektiğinde şehirler de uzuv koparmaktan çekinmemeli’ diye mi düşünmüşüm? Hatırlamıyorum.

 

***

 

Kertenkeleler, tehlike anında, kendi kendilerine, kuyruklarını bırakıp kaçabilirler.

Buna kendiliğinden uzuv koparma denir. Başka hayvanlarda da bu durum olmasına karşın, özellikle kertenkelelerde sık izlenir.

Kuyruğu bırakma bir savunma ve korunma yoludur. Kuyruk, saldırıyı yapanı oyalarken, gövde uzaklaşır ve hayatta kalma oranını bu yöntemle arttırır.

Diğer yandan, kertenkele gibi bir hayvanın ağırlığının önemli bir kısmını kuyruk ağırlığı oluşturduğundan, ağırlığın bırakılması daha da hızlı kaçmaya imkân verir.

Kuyruk bırakma tam olarak hayvanın durumuna bağlıdır. Kertenkeleler, kuyruklarına dokunulmadan da kuyruklarını bırakırlar. Dışsal uyaran olmadan, içsel sinir hücresel uyarışlarla kuyruk bırakılır. Sadece görsel olarak tehlikeyi görmek bile kuyruk bırakma için yeterli bir etki yapar.

Bazı kertenkeleler, enerjilerini sağlayan yağın önemli bir kısmını kuyruklarında depolarlar. Bu da saldırganların kuyruğu tercih etmelerini sağlayabilir. Bazı türlerde ise kuyruk daha dikkat çekici olsun diye, gövdeden daha farklı ve parlak renklidir.

Diğer yandan, enerjiden zengin kuyruk daha uzun hareket eder ve saldırganın oyalanmasını uzatır. Uzun oyalanma esnasında kertenkelenin kaçma-kurtulma oranı daha da yükselir.

Bu ilginç korunma yönteminin daha da ilginç yanı, bırakılan ya da kaybedilen kuyruğun kısa sürede, tüm kısımları ile (sinirler, kas, toplar ve atar damarlar)  oluşmasıdır. Kertenkelelerin çoğunun kuyruğu 12 haftada eski halini alırken, bazı türlerde bu süre 4-5 hafta sürebilir. Düzelme tüm dokuların bütün olarak oluşması anlamına gelir.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25