• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • Erzurum 31 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

MÜSLÜMANLAR OLARAK SAMİMİ DEĞİLİZ.

Selman Soğukpınar

Bu yazının başlığını okuyan bazı okuyucularımız belki de hemen tepki gösterecektir.

Bu adam ne diyor?

Diye kendi kendine söylenmeye başlayacaktır.

Ama ben bir kez daha yazıyorum.

Bizler Müslümanlar olarak Rabbimize karşı samimi değiliz.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) her yıl kutlanan Kutlu Doğum ’unun 2014 yılında ki teması, “Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet” olarak belirlenmişti.

İşte seçilen bu tema haftalar ve günler boyunca başta Diyanet İşleri Başkanımız olmak üzere bütün din görevlileri ve konunun uzmanları tarafından toplumun her kesimine anlatılmaya, aktarılmaya çalışıldı.

Konunun uzmanları bu cümleden hareketle insanların gönüllerini birbirine yaklaştıracak aslolan,

 

 Allah'a samimiyet,

 

O'nun peygamberine samimiyet, 

 

Kitabına samimiyet,

 

insanlara içinde bulunduğu gerek ailesi, gerek çevresi, gerek sokağı, gerek içinde yaşadığı toplumun bireylerine karşı samimi olunması ve bunu yaparkende Allah için yapılmasının önemli olduğu vurgulandı.

Elbette ki hayatımızın her alanında önemli bir yere sahip olan samimiyet; inanç ve ibadetlerimizde olduğu kadar, insanlarla olan ilişkilerimizde de önemli ölçüde belirleyicidir.

Bireylerin birbirine karşı samimi, içten ve gönülden davranması sağlıklı ve manevi bakımdan güçlü bir toplum oluşturmanın önemli bir unsurudur.

 Aile ve akraba ortamında, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinde iş ve ticaret hayatında kısacası hayatın her alanında insanlara karşı samimi davranmak ahlaki bir erdemdir.

Dervîş Yûnus'un cânı ‘âlem şefâ‘at kânı

İki cihân sultânı sensin yâ Resûla'llâh

Diyen Yunus Emre misali tüm insanlığın din ve samimiyet ekseninde sevgi, barış, mutluluk ve esenlik içinde yaşaması elbette önemlidir.

Ancak gelin görün ki;

Maalesef açık ve net bir şekilde belirtmeliyim ki; Biz her şeyden evvel bizleri yoktan var eden Rabbimize karşı samimi değiliz.

Nedenlerini yazmadan önce en başta şunuda belirteyim ki nefsimden aşağı bir nefis yoktur.

Samimi olmadığımızın nedenlerine gelince;

Bizler bu ülkede yıllardır çok süslü camiler yaptık.

Ama içinde namaz kılacak nesiller yetiştirmedik.

Oysa ki Rabbimiz bizim yaptırdığımız Gök kubbe gibi camilere değil, içinde yapılan amellere ve amellerdeki niyetlere bakacak.

Bizler bu ülkede devlet olarak kamu kurumlarımızda insanlar ibadetini yapsınlar diye zemin yada bodrum katlarda hatta bazı yerlerde merdiven altlarına belkide senelerdir yıkanmamış bir kaç eski halı sererek ten ve rutubetten içeri girmeye dahi üşendiğimiz yerlerin kapısına MESCİD yazıp ibadetimizi merdiven altını layık gördük.

Bizler lüks hastaneler yaptık.

İnsanları tedavi etmek için, ancak insanları manevi olarak tedavi edecek ibadetlerin yapılacağı mekan olarak yine bodrum katında ki küçücük bir odayı seçtik.

Çok paralı zengin ailelerimiz ve onların kocaman binaları, kocaman işyerleri var şahşalı görüntüsü ile ama içinde bir namaz kılayım dediğinizde ibadetimizi yine bir merdiven altındaki odaya gördüler.

Kısacası istisnalar dışında bu konuda al birini vur diğerine bir çok kamu kurumu, özel sektör, okullar, devlet ve özel hastanelerde durum bundan ibarettir.

Çünkü Rabbimize karşı samimi değiliz.

Rabbimiz emretti.

Örtünün diye.

Peki, bizim örtünenlerimizin bazıları ne yaptı.

Başlarını şekilden şekile soktular.

Üzerlerine giydikleri elbiselerden bütün vücut hatları ortaya çıkdı.

Öyle salınarak gezindiler ki bütün alem onları seyretmeye başladı.

Halbu ki hepimize sorsanız Resulullaha karşı samimiyiz ve yeri geldiğin de bu ülkenin %99'u Müslümandır diyoruz.

Peki, bu konuda “Rasulullah (S. A.S) ne buyuruyor;

‘Cehennem ehlinden iki sınıf insan vardır ki ben onların benzerini görmedim!

Bir topluluk ki yanlarında sığırkuyruklarına benzer bir takım kamçılar var, bunlarla insanlara vurmaktadırlar.

Bir de giyinik olduğu halde çıplak, meyleden erkekleri kendilerine meylettiren, başları Horasan develerinin hörgücüne benzer kadınlardır!

Bunlar cennete giremezler, onun kokusunu dahi duyamazlar!

Kuşkusuz onun kokusu şu kadar, şu kadar mesafeden alınır’ buyurdu.”

Resulullahın bu hadisi Şerifinde ki

'Başları deve hörgücü gibidir’ cümlesinin manası:

Başa örtülen eşarp vb. örtü ile başların büyük gösterilmesidir.

Hatta deve hörgücüne benzetilmiştir.

Bu Hadisi Şerif doğrudan bize Cehennemi gösterirken.

Nerede kaldı bizim Resulullaha karşı samimiyetimiz?

Hani biz Kur-an ve Sünnete göre yaşayanlardandık.

Olmadı.

Çünkü biz Rabbimize olmadığımız gibi Resulü Kibriyaya karşıda samimi değiliz.

Diğer bir husus bu ülkede yıllardır süre gelen ILIMLI İSLAM safsatasını çıkaranların başlattığı ve bu gün halen daha bazı İmam Hatip okul yöneticileri tarafından sürdürüle gelen adeta bir katılanların yatağının bana göre Cehenneme sarıldığı törenler düzenleniyor.

Neymiş efendim Kur-an okuma ve şiir dinleti programımıza hoş geldiniz şeref verdiniz.

Programın içeriği 17-18 yaşını gelmiş kızlarımıza Kur-an ve fon müzikleri eşliğinde şiirler okutturuluyor.

Yani sevap kazanacağımız yerde, Cehenneme yatak sereceğiz.

O yavrularımızın sesi orada bulunan bütün erkeklere haramdır kardeşim.

O kardeşlerimizin bedenleri bütün katılımcılara haramdır kardeşim.

Kimse hikaye anlatmasın.

Dinde böyle bir şey yoktur.

Rabbimin buna rızası yoktur.

Kur-an da bu davranışın dayanağı yoktur.

Sünnet de bunun yeri yoktur.

Bazı sapıklar bu gibi durumlarda haramlık yoktur.

O kadar erkeğin karşısında dikilebilirler, Kur-an da okurlar, şiirde okurlar diye zırvalıyorlar.

İşte bunun adı Allah'a, Resulullaha ve Kuran-ı Kerime karşı samimiyetsizliktir.

Eğer haksız isem haksız olduğumu,

Benim gözümün kör, aklımın cahil,

İnancımın zayıf, imanımın yarım olduğunu yazsın.

Toplumumuzun bir an evvel bu gibi hal ve hareketlerden kurtulması için inanın dua etmekten başka çaremiz yoktur.

Özellikle Mescitler konusunda idarecilerimizden ricamız ibadetlerimize reva görülen bu eziyetten bu milleti artık kurtarın.

Özellikle bazı okul idarecilerinden ricamız artık bu bilmem ne geceleri adı altında genç kızlarımızı podyuma çıkarmaktan vazgeçin.

Vallahi bu vebaldir.

Kul hakkıdır.

İnsanlara sevap kazandıracağım diye, insanların yatağını Cehenneme sermektir.

Benim aciz bir kul olarak son sözüm; Müslümanlar olarak BİZLER RABBİMİZE KARŞI SAMİMİ değiliz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25