• BIST 105.047
  • Altın 271,122
  • Dolar 5,7516
  • Euro 6,3389
  • Erzurum 10 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C

Ne piyangoymuş arkadaş!

Esat Bindesen

Gazetelerde yer almıştı geçtiğimiz günlerde,
‘Milli Piyango Talihlilerinin İbretlik Hikâyesi’
Okuyunca insanın etkilenmemesi mümkün değil elbette.
Piyangonun kimseye fayda getirmediği görülüyordu o haberde.
Yalan değil,
Uydurma değil,
Milli Piyangonun çıktığı sözde talihlilerin aslında ne kadar talihsiz oldukları açıkça belliydi.

*

Dinimizce şans oyunlarının kumarın veya her türlüsü haramdır.

Bunu ben söylemiyorum.

Bunu Diyanet İşleri,

Yani fetva makamı söylüyor.
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı da fetvasını açıkça ifade etmiş.
Ne diyor Başkanlık,
İslam dini şans oyunlarının hiçbirine olumlu bakmıyor.

‘İslam dinine ve kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'e göre, piyangonun her türlüsü haramdır’ deniliyor.

*

Aslında Müslüman olan bir kişi için bu fetva sözün bittiği noktadır.
Ama ne yazık ki binlerce insan bütün umutlarını piyangoya bağlamış.
Emeklisinden çalışanına, esnafından dar gelirlisine kadar birçok kişi onun haram olduğunu biliyor ama geçim sıkıntısı, banka borçları gibi nedenlerden dolayı istemese de kendine bile çaktırmadan, seslendirmeden alıp cebine koyuyor maalesef.
Gönül ister ki, her insanın refah bir hayatı olsun.
En azından bir ay boyunca kimseye muhtaç olmadan geçimini elde edecek kadar maddi imkana sahip bulunsun.
O zaman şans oyunlarına talep azalacaktır sanırım.

*

Benim asıl çelişki içerisinde olduğum nokta şu,
Piyangonun ‘Milli’ olmasıdır.
Çünkü adı Milli Piyangodur.
Milliğin içerisinde haram olmamalı,
İnsanı ahlak dışı davranışlara sürüklememelidir.
Devlet piyangoyu adeta meşru hale getirmiştir.
Meşruluk yanında bir de teşvik hissi vermektedir.
Devlet İşleri ayrı,
Din işleri ayrıdır ama Devletinde kanunlarla düzenleme yaparak dinimizce haram kılınan şans oyunlarının başına ‘Milli’ kelimesi konulmamalıdır.
Devlet vatandaşına kumar oynatmamalı.
Devletin eli böyle pis işlere bulaşmamalı.
Allah’ın emridir.
Tartışma mümkün değildir,
Devlet kumardan elini çekmeli.

*

Bu yazıyı siyasilerimiz daha çok dikkate almalı.
Özellikle Milletvekillerimiz.
Biri akıl edipte bir önerge verse TBMM’ye.
Milli Piyangonun ‘Milli’sinin kaldırılmasına.
İnanın isabetli bir iş yapılmış olur.

*

‘Milli Piyango Talihlilerinin İbretlik Hikâyesi’nden birkaç örnek taşımak istiyorum bu yazıma.
Milli Piyangonun fayda getirmediği,
Kişileri mutsuzluğa,
Hatta intihara bile sürüklediğinin görülmesi açısından önemli buluyorum.

*

İşte örnekler:

‘Mehmet Sarıoğlu - Yapayalnız donarak öldü

Denizli'nin Sarayköy ilçesine bağlı Tırkaz köyünde 40 yıl önce Milli Piyango biletine büyük ikramiye çıkan Mehmet Sarıoğlu'nun öyküsü de farklı değil. Bir anda zengin olunca şaşkına dönen Sarıoğlu, önce köyünde bir ev yaptı. Zamanla diğer talihlilerin hatalarını tekrarlayınca bakıma muhtaç hale geldi. Devletten aldığı yaşlılık maaşıyla geçimini sürdürürken evi yandı. Köylüler aralarında topladıkları paralarla evi tamir ettirdi. Kimsesi olmayan ve hiç evlenmeyen Sarıoğlu, donarak hayatını kaybetti.

Orhan Ulusoy - Kızı evden kaçtı işleri batırdı

1984'de aldığı bilete 7 milyon lira isabet eden Orhan Ulusoy'un huzur içindeki hayatı ancak 3 sene sürdü. İşleri ters gittiği için kızı evi terk etti. Oto yedek parça dükkânı bulunan ve minibüsçülükle uğraşan Ulusoy, parayı soğan ve fasulye işine harcadı. Üst üste 3 yıl istediği Kazancı elde edemeyince iflas etti. 4'ü erkek 8 çocuğu olan Ulusoy, "Hiç rahat yaşantım olmadı. Bir arkadaşım 'bu para sana felaket getirir' demişti, dediği çıktı" şeklinde konuştu.

Ahmet Bayram - İlk iş peruk aldı sonra canına kıydı

Erzurumlu Ahmet Bayram, uzun süredir işsizdi. Üstelik 9 çocuk babasıydı. O da ümidini büyük ikramiyeye bağlamıştı. 2005'te çeyrek biletine 1 milyon 250 bin TL çıktı. İlk iş olarak peruk alan Bayram, İstanbul'a yerleştikten sonra eşini de boşadı. Kendisini eğlenceye veren Bayram, bir süre sonra gece kulübünde tanıştığı kadınla evlendi. Bu izdivaç, sonun başlangıcıydı. Borca battı, karısının gayrimenkulleri satmayı reddetmesi üzerine bunalıma girerek canına kıydı.

Süleyman Orhan - Alın teriyle kazandığı bile gitti

Samsun'da 17 yıl önce Milli Piyango'dan büyük ikramiye kazanan Süleyman Orhan'ın hayatı hiç de beklemediği şekilde değişti. Parayı aldıktan sonra şanssızlıklar peşini bırakmadı. Ticarete atıldı ancak yaptığı her işten zarar etti. Aklı başına geldiğinde artık çok geçti. Orhan, o zor günleri şöyle anlattı: "Helal olmadığını biliyordum. İkramiyeden geriye kısa sürede 5 kuruş kalmadı. Hiçbir hayrını görmedim. Üstelik daha önce alın terimle kazandığım birikimim de gitti. Tavsiyem, kimse umutlarını piyango biletine bağlamasın."

Yeşim Akyol - Herkes karısını o kocasını boşadı

Genelde büyük ikramiyeyi kazanan erkekler, ilk iş olarak karılarını boşar. Peki ya o kadar para bir kadına çıkarsa ne olur? Bir şey değişmiyor, sonuç yine aynı. 2003'te Yeşim Akyol'a o zamanın parasıyla 2 trilyon lira çıktı. Akyol, kavga etmeye başladığı 8 yıllık eşinden boşandı. Kocası, "Para çıkınca çok değişti" dedi.

Cem Postacı - Nereden aldım o bileti!

Milli Piyango'nun 1990 Yılbaşı çekilişinde 1 milyar 250 milyon lira kazanan Adanalı Cem Postacı, 6 yıl sonra oğlunu trafik kazasında kaybetti. "Talih kuşu bize huzur değil, felaket getirdi" diyen Postacı, "Kazandığım ikramiyeyle emlak işine girdim. Ardından iflas ettim. İşlerim bir dönem çok iyi gitti ancak hiç tanımadığım kişiler, akrabam olarak karşıma çıktı. Her şeyimi kaybettikten sonra şimdi yüzüme bakan yok. Yuvam dağıldı. Geriye emekli maaşım kaldı. Keşke o bileti almasaydım da o para çıkmasaydı" ifadelerini kullandı.
Mustafa Savgan - Zevk-ü sefaya daldı boyacılığa geri döndü
İstanbul Cağaloğlu'nda 35 yıldır ayakkabı boyacılığı yapan Mustafa Savgan, paranın mutluluk getirmediği 'piyango tiryakileri'nden biri. Hem öksüz hem yetim büyüyen Savgan'ın hikayesi ilginç. 1978'de Adana'dan çobanlık yaparken şehrin plakasından esinlenerek üzerinde 7 tane 0 olan piyango bileti alır. Çekilişte 10 bin lira kazanır. Parayla 2 ev alır. Bir yandan da şans oyunlarına devam eder. Eğlence hayatına kendini kaptırınca varını yoğunu kaybeder. Yine de vazgeçmez. Savgan, hâlâ ayakkabı boyacısı...’

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25