• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • Erzurum -7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 2 °C

NELER OLUYOR BİZE?

Selman Soğukpınar

Bu başlık altında birçok yazılar, hatta şarkılar bile yazıldı söylendi. Bu başlığı atarken altını ne ile dolduracağımdan emin olduğum için açıkçası çekinmedim. Çünkü beşer olan insan hayatında o kadar sorun var ki;

Hani deveye sormuşlar. Neren eğri? Diye.

Nerem düz ki. Demiş.

Bizim hayatımızın her anıda eğrilerle dolu olduğu için yazılacakta konuşulacakta çok mesele var. Yahu yazıyorsunuz da etki alanınız ne?

Diye soracak olanlara da biz vazifemizi ifa edelim de balık bilmez ise halik bilir elbet derim.

Evet, Ne oldu bu şehre?

Nereye gidiyoruz?

Sorunun kaynağı ne?

Çözümü için ne yapmamız gerek?

Diye soruları alt alta yazarken hangi meselede diye merak ettiniz.

Meselemiz bu şehrin asayişi

2012 yılının daha ikinci ayına gireli birkaç hafta olmuşken bu şehirde bıçaklamadan 3 kişi hayatını kaybetti onlarca kişi yaralandı.

Peki, kim? Ne yapmalı?

En başta bu meseleyi iyi tahlil etmek ardından ivedi olarak çözüm bulmak gerekir.

Bazıları gibi hemen emniyeti suçlayacak kadar izansız değilim.

Emniyet ne yapsın kardeşim bu şehirde 400 bin insan var. Her insanın başına bir Polis mi diksin. Yoksa her yolda, sokakta, caddede yürüyen insanları aramaya mı tabi tutsun.

Ne yapsın emniyet?

Bunu yapacak olsa devlet polis devleti oldu diye hepimiz bağırmaya başlarız.

Peki, Vali Bey ne yapsın?

Bir tek Vali 400 bin insanın başında tek tek nöbet mi tutacak. Yâda hangi sokağa, hangi caddeye, hangi kafeteryaya veya hangi kahvehaneye yetişecek. Söyleyelim.

Kusura bakmayın ama Ne Valiye, Ne Emniyet Müdürüne, Ne Polise, Ne Askere bu konuda dil uzatmak kimsenin haddi olmasa gerek.

Herkes aklını başına alsın.

Önce Çuvaldızı kendimize sonra iğneyi başkasına batıralım.

Bütün suçlu biziz.

Neden mi?

Evde Babanın sokaktaki evladından, sokaktaki evladın evdeki Babasından haberi yok.

Zaman, zaman bu Gençlik nereye gidiyor?

Diye yazılar yazdım bazı gençler altına yorum yazıp okuyacak vaktim yok. Yazıyı tam okumadım, kusura bakmayın. Diye yorumlar yazdı.

Haklılar çünkü gençlik bütün değerlerini kaybetti. Milli ve manevi değerlerinden yoksun bir gençliğin eline kalemi, kitabı tutuşturmak zordur. Zor olduğu da açıkça ortada gözüküyor.

Gençliğin elinde kalem yerine bıçak, kitap yerine adına sallama dedikleri kılıç var.

Gençlik değil okumak yazmak evdeki Babasını, dokuz ay karnında taşıdığı Annesini, okuldaki Öğretmenini, mahalledeki caminin İmamını dövmeye başladı.

Özetle Cani yetiştiriyoruz.

Akşam izlediği filmdeki silahşoru ya da kabadayı rolündeki adamı sabaha kadar rüyasında gündüzde hülyasında yaşamaya çalışıyor.

Açık söyleyeyim artık ben sokakta gördüğüm gençlerin yüzüne bakmaya korkuyorum.

Neden bu hale geldi? Bu gençlik.

Çünkü 28 Şubat sürecinde Kur-an kurslarını basıp, kapatan zihniyet bu ülkede kardeşin kardeşi, öğrencinin öğretmeni, evladın Babayı öldürmesi için gençliği ahlaken yok etti.

Hedefleri bu idi bunu da başardılar. Bu vebal de onlara yeter.

Siyonistlerin bu ülkede taşeronluğunu yapanlar. Onlara verilen görevleri yerine getirerek son on beş yılda dininden, diyanetinden, bayrağından, tarihinden bir haber olan ecdada küfreden ahlaksız, maneviyatsız bir gençlik yetiştirdiler.

Gençliği bu düştüğü bataklıktan kurtarmak için en başta evde Baba ve Anne üzerine düşeni yapmalıdır.

Her veli evladına sahip çıkacak.

Dinini, ahlakını, maneviyatını, milletini, tarihini, saygıyı, sevgiyi, şefkat ve merhamet duyguları içerisinde evladını kucaklayarak öğretecek.

Aile olarak çocuğunun cebine para koyup, Buyur ben paranı veriyorum karnın tok, sırtın pek gerisi sana kalmış demeyecek.

Okulda öğretmenlerimiz Fizik, Kimya, Matematik bunlar sonradan da öğretilir. Önce ahlak ve maneviyat seferberliği başlatmalıdır.

Toplum içerisinde her birey izanlı bir gençlik için üzerine düşeni yapacak.

Geçen hafta Sayın Başbakanın dediği gibi “Milli ve manevi değerlerini bilen dindar bir gençlik yetiştireceğiz.”

Bıçağın yerini kalem, sallamanın yerini kitap almaz ise biz daha çok Neler oluyor bize. Diye yazılar yazar türküler söyleriz.

Sonuç olarak toplum olarak öyle bir gençlik yetiştireceğiz ki Mevlana’nın dediği gibi “ insan vardır selam verir selamından is kokar, insan vardır selam verir ama onun selamından misk kokar.”

İşte hedefimiz Selamından bile misk kokan bir gençlik yetiştirmek olmalıdır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25