Ağız Kokusu Neden Olur, Ne Zaman Diş Hekimine Gidilir?

Ağız Kokusu Neden Olur, Ne Zaman Diş Hekimine Gidilir?
Ağız Kokusu Neden Olur, Ne Zaman Diş Hekimine Gidilir?

İnsan çoğu zaman kendi nefesindeki kokuyu en son fark eden kişidir; bir arkadaşın çekinerek yaptığı ima, sorunun ilk işareti olur. Böyle bir konuşma mahcup hissettirse de ağız kokusu, kişinin temizliğine özen göstermediği anlamına gelmez. Düzenli fırçalanan bir ağızda da erişilemeyen bölgeler veya tükürük azalması kokuya zemin hazırlayabilir. Tıpta halitozis denilen bu durumu anlamak için kokuyu bastırmaya çalışmadan önce ne zaman ortaya çıktığına ve gün içinde sürüp sürmediğine bakmak gerekir.

Kokunun kaynağı çoğunlukla ağız içindedir

Kalıcı ağız kokusunun çoğu ağız içinden kaynaklanır. Dilin özellikle arka bölümündeki pürüzlü yüzey, besin artıklarının ve dökülen hücrelerin birikmesine elverişlidir. Buradaki bakteriler bu maddeleri parçalarken kötü kokulu bileşikler açığa çıkarır. Dil üzerinde görülen tabaka bu birikimle ilişkili olabilir; yine de aynada görülen her renk değişikliği kokunun kaynağını tek başına açıklamaz. Dilin görünümünü, ağızdaki diğer bulgularla birlikte ele almak gerekir.

Dişlerin üzerinde oluşan yapışkan bakteri tabakası, yani plak, bir başka kaynaktır. Özellikle diş eti kenarında ve diş aralarında kalan plak, diş eti iltihabına zemin hazırlar. Sertleşerek diş taşına dönüşen birikintilerin pürüzlü yüzeyi de yeni plağın tutunmasını kolaylaştırır. Diş eti hastalığında dişle diş eti arasındaki boşlukların derinleşmesi, temizlenmesi güç alanlar oluşturur. Fırçalarken kanama veya ağızda sürekli kötü tat bulunması, muayenede anlatılması gereken belirtilerdir.

Derin çürükler ve yiyecek sıkışan bölgeler de kokuya katkıda bulunabilir. Eski bir dolgunun kırılan kenarı ya da dişe uyumu bozulmuş bir kaplama, yemek artıklarının kaldığı bir aralık oluşturur. Her yemekten sonra aynı yere yiyecek kaçması bu açıdan anlamlıdır. Bir dolgunun veya kaplamanın eski olması, tek başına değiştirilmesini gerektirmez. Kenar uyumu ve altındaki dişin durumu muayeneyle anlaşılır; yapılacak işleme buna göre karar verilir.

Sabah kokusu ve ağız kuruluğu

Uykuda tükürük akışı azalır; ağız, gün içindeki kadar etkin biçimde temizlenemez. Bu nedenle sabah uyanınca hissedilen koku sık karşılaşılan bir durumdur. Kahvaltı ve günlük ağız temizliği sonrasında belirgin biçimde hafiflemesi, geçici sabah kokusuyla uyumludur. Buna karşılık gün boyunca devam eden veya temizlikten kısa süre sonra yeniden fark edilen kokuyu sabaha özgü saymak doğru olmaz. Kokunun zamanını not etmek, görüşmede işe yarar.

Tükürük, besin artıklarının uzaklaşmasına yardım eder ve ağız dokularını nemli tutar. Azaldığında dildeki ve diş çevresindeki birikimler daha kolay kalır; çürüğe yatkınlık da artar. Az su içmek veya ağızdan nefes almak kuruluğu artırabilir. Sürekli yapışkanlık hissi ve kuru yiyecekleri yutarken suya ihtiyaç duyma, hekime aktarılacak ayrıntılardır. Gün içinde su içmek rahatlama sağlasa da devam eden kuruluğun nedenini araştırmanın yerini tutmaz.

Temizlik ve ferahlık aynı şey değildir

Dişleri düzenli fırçalamak bakımın temelidir, fakat fırça kılları dişlerin birbirine bakan bütün yüzeylerine ulaşmaz. Günlük diş arası temizliği bu yüzden bakımın ayrı bir parçasıdır. Diş ipi ya da aralıkların genişliğine uygun bir ara yüz fırçası, bu bölgelerdeki birikimleri uzaklaştırmaya yardımcı olur. İpi diş etine sertçe bastırmak yerine diş yüzeyine yaslayarak hareket ettirmek gerekir. Uygun aracın seçimini ve kullanımını diş hekiminden öğrenmek, özellikle dar aralıklarda işi kolaylaştırır.

Dilin üst yüzeyini nazikçe temizlemek de biriken tabakayı azaltmaya yardımcı olabilir. Yumuşak bir fırça veya dil temizleyicisiyle, rahatsızlık vermeyen bir noktadan öne doğru hafif hareketler yapılır. Amaç dili kazımak ya da bütünüyle pürüzsüz hale getirmek değildir. Acı veya kanama, fazla baskı uygulandığını düşündürür; bu durumda zorlamayı bırakmak gerekir. Öğürme hissi oluşuyorsa daha geriye ulaşmak için ısrar edilmez.

Gargaranın bıraktığı ferah tat, kokunun nedeninin ortadan kalktığını göstermez. Kokuyu örten ürünler geçici bir rahatlık sunarken alttaki çürük veya diş eti sorunu devam eder. Bazı gargaralar, diş hekiminin uygun gördüğü durumlarda bakıma destek olabilir. Bunlar da fırçalamanın ve diş arası temizliğinin yerini tutmaz. Kokuyu her fark edişte yeniden gargara kullanmak yerine bakımın hangi bölgelerde eksik kaldığını ve ağızda başka bir sorun bulunup bulunmadığını araştırmak daha anlamlıdır.

Muayenede nedenin peşinden gitmek

Düzenli bakıma rağmen süren ağız kokusunda diş hekimi kontrolü uygun bir sonraki adımdır. Diş eti kanaması veya belirli bir dişte ağrı varsa kokunun kendiliğinden geçmesini beklemek gerekmez. Muayenede dilin yüzeyi ve diş etleri incelenir; çürükler ile dolgu ve kaplama kenarları kontrol edilir. Hekime kokunun hangi zamanlarda fark edildiğini anlatmak, ağız kuruluğundan söz etmek kadar yararlıdır.

Diş etiyle ilgili bulgular ve dişin kendisindeki sorunlar bazen birlikte ele alınmayı gerektirir. Farklı diş hekimliği uzmanlarının diş eti ve diş sorunlarına birlikte yaklaşımını merak edenler serenklinik.com sitesini ziyaret edebilir. Muayenede, saptanan bulgunun kokuyla ilişkisini ve evde bakımın hangi noktada yeterli kalmayacağını sormak faydalıdır. Tedavi gerekip gerekmediği ve gerekiyorsa kapsamı, ağızdaki bulgulara bağlıdır.

Daha seyrek olarak ağız dışındaki nedenler de kokuyla ilişkilidir. Burun ve boğazla ilgili sorunlar veya mide içeriğinin geri gelmesi buna örnektir; kokudan yola çıkarak kendi kendine tanı koymak doğru olmaz. Ağız içinde açıklayıcı bir neden bulunmazsa diş hekimi, aile hekimine ya da ilgili uzmanlık alanına başvurmayı önerebilir. Kalıcı ağız kokusu, saklanacak bir durumdan çok ağzın muayene edilmesini gerektiren bir işarettir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.