Türkiye Suriye’yi özgürleştiriyor

Türkiye Suriye’yi özgürleştiriyor
Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, Suriye ordusunun, üst akıl rehberliğinde terör örgütü PKK/YPG/SDG’ye karşı Fırat’ın batısında başlattığı operasyonların, 18 Ocak Mutabakatı ile sonuçlandığını belirtti.

Savaş Eğilmez, “Anlaşma kapsamında YPG/SDG unsurlarının lağvedilerek devlet yapısına entegre edilmesi, sınır kapıları ile enerji kaynaklarının devlet kontrolüne geçmesi ve Suriyeli olmayan PKK mensuplarının ülkeden çıkarılması kararlaştırıldı” dedi.

Fakat PKK terör örgütünün Kandil’deki baronları devreye girerek ateşkesin sağlanmasını engelleyince, Suriye ordusu, Arap aşiretlerin de desteği ile Haseke’ye doğru harekete geçti. Süreç Halep’te başladı. Terör örgütü YPG/SDG’nin sivil yerleşimlere yönelik İHA saldırılarının ardından Suriye ordusu, operasyonun ilk 24 saatinde Deyr Hafir ve Meskene’yi geri aldı. İlerleyiş Tabka’ya genişletildi ve 18 Ocak sabahı kent tamamen kontrol altına alındı.Rakka’da kontrolü sağlayan Suriye ordusu, Tel Abyad’dan Haseke yönüne doğru ilerlemeye başladı. Ordu, Tişrin Barajı’nı çatışmasız şekilde devraldı.

“PKK/YPG’nin İşgal Ettiği Toprakların Kaybı”

Eğilmez, “Kendi ifadeleriyle 100 bin, fiilen ise en fazla 15 bin kişilik bir güce sahip olan PKK/YPG/SDG terör örgütü, 20 milyon nüfuslu Suriye’nin tamamına ait petrol, elektrik, su kaynakları ve tarım alanlarını kapsayan toprakların yaklaşık yüzde 30’unu işgal etmişti” diyerek sözlerine şöyle devam etti, “Bağımsız kaynaklara göre, örgütün kontrol ettiği bölgelerdeki Kürt nüfusu yüzde 15’i geçmiyor. PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın talimatıyla 2003’te kurulan PYD/YPG’nin iki tane DEAŞ hapishanesini bahane ederek, Suriye topraklarının üçte birini işgal altında tutması, tarihsel, sosyolojik ve politik gerçeklerle örtüşmüyor. 8 Aralık 2024 tarihinde Türkiye’nin desteğiyle gerçekleşen devrim ile bölgede yeni bir dönem başladı. ABD, daha önce destek verdiği PKK/PYD/YPG yerine ülke birliğini savunan Şara yönetimini desteklemeye başladı. PKK/YPG/SDG’nin 10 Mart 2024 mutabakatına uymaması, yalnızca ABD’nin değil, işgal altındaki bölgelerdeki Arap aşiretlerinin de örgüte sırt dönmesine yol açtı.Halep operasyonu sonrası bazı Kürt aşiretleri de Suriye yönetimine bağlılıklarını açıkladı. Böylece Suriye yönetimi, toprak bütünlüğünü ve üniter yapıyı hızla yeniden inşa etmeye başladı”

Aşiret Ayaklanmaları ve Türkiye’nin Rolü

Arap aşiretlerinin, Deyrizor’dan başlayarak Rakka ve Haseke sınır hattına kadar ilerlediğini hatırlatan Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, “ Böylece il sınırları genelinde YPG/SDG varlığı sona erdirildi. Ömer Petrol Sahası, Kuniko Doğalgaz Sahası ve Haseke’ye bağlı Şeddadi kenti örgütten temizlendi. Arap aşiretlerin ayaklanmasında, Türk Devleti’nin planlama ve himayesiyle, Şara’nın Aşiret İşleri Danışmanı Cihad İsa el-Şeyh’in koordinasyonunda yürütülen çalışmalar etkili oldu. El-Şeyh, Kasım ayından itibaren Kilis, Urfa ve Mardin’de çok sayıda aşiret lideriyle görüşmeler yaptı; ardından Rasulayn, Rakka ve Deyrizor’da temaslarını sürdürdü. Urfa ve Haseke kırsalındaki görüşmelerde, farklı etnik ve dini gruplarla temas kuruldu” şeklinde konuştu.

Küresel Güçlerin Maşası PKK Terör Örgütü Şoka Girdi

Bu süreçte birçok Arap aşireti Suriye yönetimine bağlılığını ilan ettiğini vurgulayan ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, “SDG içindeki Arap unsurların da Şam’a yönelmesiyle PKK/PYD/YPG direnme gücünü kaybetti ve artık bölgede Fırat’ın Doğusu diye bir tabir anlamsız hale geldi. Şoku atlatmaya çalışan PKK baronları, barışı baltalamak için ellerinden geleni yapmaya başladılar. Öyle ki kendilerine ilk hedef olarak Türkiye’yi seçip, Kürt kardeşlerimize yönelik isyan çağrılarında bulundular. Yazık ki terör örgütünün ülkemizdeki siyasi uzantıları da, hiç vakit kaybetmeden, terör ele başlarının bu çağrılarına destek veren faaliyetlere giriştiler. Nitekim terör örgütünün DEM adındaki siyasi oluşumunun Nüsaybin’deki provakatif gösterisinde, şanlı bayrağımıza kirli eller uzanmış ve alçakça bir eylem yapılmıştır. Bu eylem kınamayla, lanetlemeyle geçiştirilecek bir durum değildir. Bayrağımıza uzanan eller ivedilikle kırılmalıdır. O alçakları oraya toplayan irade ne pahasına olursa olsun yok edilmelidir. PKK/YPG/SDG terör örgütünün Suriye’deki faaliyetleri bölgedeki Araplar ve Türkmenlerle beraber, Kürtleri de tehdit etmektedir. Türk Devleti, sahada faaliyete geçirdiği politikalarla, bütün Suriye’de terörü kazımakta kararlı ve bu yolda da emin adımlarla Türkmen, Arap ve Kürtlerle yürümektedir. Türk insanı, ateşle çevrili olan coğrafyamızda birlik ve beraberliğin daha güçlü bir hale getirip, siyasi görüşlerin farklılıklarına bakmaksızın bu hayati mücadele devletinin yanında olmayı sürdürmelidir”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.