Neşet Ertaş Türkülerinde Tekrar Eden Yöre ve Tema İzleri

Neşet Ertaş Türkülerinde Tekrar Eden Yöre ve Tema İzleri
Neşet Ertaş Türkülerinde Tekrar Eden Yöre ve Tema İzleri

Bir ozanın kayıtları arşivde alt alta dizildiğinde en çok tekrar eden şey türkü adı değil, yöre etiketidir. Türkü Dostları arşivindeki Neşet Ertaş listesinde bu etiket satır satır aynıdır: Kırşehir. Sütunun baştan sona sabit olduğu izlenimi buradan gelir. Liste sonuna kadar götürüldüğünde ise bu izlenim bozulur ve bozulduğu yerler repertuvarı okumak için asıl işaretleri verir.

Sabit görünen yöre sütununun iki istisnası

Kırşehir dışında iki etiket daha çıkar: Orta Anadolu ve Kaman. Biri Kırşehir'i de içine alan geniş bir bölge adı, öteki Kırşehir'e bağlı bir ilçe. Aynı repertuvarın içinde aynı sütun bir kez yukarı, bir kez aşağı ölçek değiştirir. Etiketler birbirinin alt kümesi gibi görünür ama kayıt düzeyinde birbirinden bağımsız durur.

Bunun taramaya etkisi doğrudandır. Yöre üzerinden yapılan bir arama seçilen etiketle sınırlıdır: il adıyla girilen tarama, bölge adına ya da ilçe adına bağlanmış kaydı listeye almaz. Aynı ozanın kayıtlarını yöre ekseninde bütünüyle görmek isteyen biri tek etiketle yetinemez. Sütun sabit göründüğü yerde bile üç ayrı giriş noktası vardır.

Yöre, türkü adlarının yazımına da geçmiş

Bazı kayıtlar yer adını doğrudan başlığa almıştır. Şirin Kırşehir ile Biter Kırşehir'in Gülleri Biter il adını taşır. Çiçekdağı Derler bir ilçe adını başlığa çıkarır. Yozgat Elleri ise repertuvarın dışarı bakan tarafını gösterir: yöre etiketi bir yeri işaret ederken türkü adı bambaşka bir yeri anabilir. Başlıktaki yer adı ile alandaki yöre etiketi aynı bilgi değildir ve birbirinin yerine okunmaz.

İkinci ve daha sessiz iz yazımın kendisindedir. Ağız özellikleri başlıklara olduğu gibi geçmiştir; bunlar yazım hatası değil, söyleyişin kayda alınmış halidir.

  • Gine Boranlı Dağlar, Gine Haber Gelmiş Dostun Elinden, Gine Mi Gurbete Düştü Yolumuz: yine yerine gine
  • Ne Söyleyim Şu Dünyanın Halına, Şu Gariplerin Halını: hâline ve hâlini yerine halına ve halını
  • Anladım Evelden Böyledir Takdir: evvelden yerine evelden
  • Aşkın Beni Del'eyledi, Bilmiyorum Bana N'oldu, Dostu Arayan (Bulama'n): kaynaşan söyleyişin kesme işaretiyle korunması

Bu yazım tercihleri arama davranışını da etkiler. Yine yazarak aranan bir dize, gine yazılmış başlığı getirmeyebilir. Yöre, alan adında olduğu kadar bu harflerde de durur.

Başlıklarda tekrar eden tema kümeleri

Türkü adları tek başına okunduğunda bile repertuvarın hangi eksenler etrafında döndüğü görülür. Aşağıdaki kümeler, liste içinde en sık tekrarlanan sözcüklerden çıkarılmıştır.

Tema kümesi

Başlıkta tekrar eden sözcükler

Listeden örnek

Fani dünya

dünya, dünyada, yalan, yalancı

Ah Yalan Dünya, Aman Dünya Ne Dar İmiş, Adem Olup Şu Dünyaya Gelenler

Gönül ve sevda

gönül, gönlüm, sevda, aşk, sevdiğim

Aşk Ataşı Düştü Garip Gönlüme, Sevda Olmasaydı (Nar Danesi)

Gurbet ve gariplik

garip, gurbet, eller, elinden

Gurbet Elin Gariplerdir Yolcusu, Şu Gariplerin Halını, Aslanım Eller

Dağ ve doğa

dağlar, dağı, kar, gül, güneş

Gine Boranlı Dağlar, Şeker Dağı, Dinek Dağı

Hak ve nasihat

Allah, Hak, şeytan

Anaları Hak Bilelim, Aldanıp Şeytan Sözüne, Aradım Şeytanı Buldum

Ana ve ocak

ana, anam

Anam Ağlar Başucumda Oturur, Anamdan Başkasını Görmedim

Kümeler birbirinden kesin çizgilerle ayrılmaz. Garip sözcüğü hem gurbet hem gönül kümesinde geçer, dağ adları hem doğa tasvirine hem ayrılık anlatısına bağlanır. Tablo bu yüzden bir sınıflandırma değil, listeyi tarayarak okumak için giriş noktasıdır. Bir kümeyi seçip yalnızca o sözcüğü taşıyan başlıkları arka arkaya okumak, tek tek dinlemekten farklı bir örüntü gösterir.

Başlıkların dil kişisi de kendi başına bir örüntüdür. Ben, sen, bana, beni ve benim liste boyunca yoğun biçimde tekrar eder. Anlatı çoğunlukla bir kişiden bir kişiye seslenme biçiminde kurulur; olay anlatan üçüncü şahıs başlıkları belirgin biçimde daha azdır. Aynı eğilim dağ adlarında da sürer: Şeker Dağı ve Dinek Dağı gibi başlıklar coğrafyayı tasvir için değil, seslenilecek bir muhatap olarak kullanır.

Varyant numaralarındaki boşluklar nereyi gösteriyor

Sonu rakamla biten başlıklar varyant kayıtlarıdır. Bu listede asıl bilgiyi taşıyan şey rakamların kendisi değil, aralarındaki boşluklardır. Aslanım Eller 1 ve 3 numarayla görünür, 2 yoktur. Kova Kova İndirdiler Yazıya 1 ve 5 ile yer alır, aradaki kayıtlar burada değildir. Biter Kırşehir'in Gülleri Biter ise tek başına 9 numarayla girer.

Boşluk bir eksiklik değil, yön göstergesidir. Atlanan numaralar aynı sözün başka kaynak kaydıyla, çoğu kez başka yöre etiketiyle tutulan biçimleridir. Neşet Ertaş türküleri listesinde dokuzuncu bir varyantla karşılaşmak, o türkünün arşiv içinde uzun bir varyant zinciri olduğunu ve zincirin büyük bölümünün bu listenin dışında durduğunu söyler. Yöre izini sürmek isteyen okur için bakılacak yer tam olarak orasıdır: aynı sözün Kırşehir dışındaki etiketlerle nasıl kayda geçtiği.

Çiçekdağı Derler (Oyun Havası) 1 ve 2 bu katmanları tek satırda birleştirir: başlıkta bir ilçe adı, parantezde ezginin işlevi, sonda varyant numarası. Tek bir satır hem yöreyi hem türü hem de kaydın zincirdeki yerini aynı anda verir.

Parantezin içinde çoğu kez bir ad duruyor

Parantezli başlıklarda dikkat çeken şey ikinci adın varlığı değil, ne tür bir ad olduğudur. Kına Mı Yaktın Eline (Emine), Sevda Gitmiyor (Amanın Leyla), Sensin (Bir Leyla Misali), Kale Kaleye Bakar (Sürmeli), Sevda Olmasaydı (Nar Danesi). Bu satırların hepsinde asıl başlık soyut bir hali anlatır, parantez ise seslenilen kişiyi getirir. Tema kümeleriyle birlikte okunduğunda bu bölünme anlam kazanır: soyut hal başlığa, muhatap parantezin içine düşer.

Aynı bölünme başka biçimlerde de sürer. Ahirim Sensin (Evvelim Sen Oldun) ile Doyulur Mu (Tatlı Dile Güler Yüze) örneklerinde parantez, başlığın yarım bıraktığı cümleyi tamamlar. Çiçekdağı Derler (Oyun Havası) ise adı değil işlevi taşır. Parantez tek bir kural izlemez; hangi bilginin başlığa sığmadığına göre değişir.

Söz sayfasında yöre izinin devamı

Listeden bir kayda girildiğinde yöre etiketi yalnız kalmaz. Söz sayfasında eser sahibi ve kaynak bilgisi, yöre ve kayda ait repertuvar numarası birlikte durur. 16 Nisan 2002 tarihinden bu yana sürdürülen kayıt biçiminde bazı türküler için basılı bir kaynakta geçen ikinci metin de sayfaya eklenmiştir. İki metin yan yana konduğunda hangi sözcüğün yörede nasıl söylendiği doğrudan görünür.

Söz metinlerinde icradaki tekrarların korunması da bir izdir. Açma Zülüflerin Yellere Karşı kaydında mısra aralarına yerleşen yar yar tekrarı metne alınmıştır. Bu tür işaretler türkünün okunan değil söylenen halini yansıtır ve sözü sayfadan takip ederek dinleyen biri için ölçüyü tutturmayı kolaylaştırır.

Liste satırlarındaki N ve H sütunları kaydın notası ve hikayesi bulunup bulunmadığını gösterir. Nota işareti taşıyan kayıtlar liste içinde azınlıktadır, hikaye işareti taşıyanlar daha da seyrektir. İşaretin bulunmaması türkünün notası ya da hikayesi olmadığı anlamına gelmez; yalnızca o kayda bağlı bir dosyanın arşivde bulunmadığını söyler.

Yöre etiketi hakkında iki soru

Bir sanatçı listesinde yöre neden neredeyse hiç değişmiyor

Liste eser sahibi ve kaynak ekseninde kurulur, her satır o kayda bağlı yöre etiketini taşır. Etiket bir gezi güzergahı değil, kaydın hangi yöre başlığı altında sınıflandırıldığıdır. Bu yüzden bir sanatçı listesi yöre çeşitliliğini görmek için değil, tek bir yöre etiketi altında toplanan söyleyişin ne kadar tutarlı olduğunu görmek için elverişlidir.

Orta Anadolu etiketi Kırşehir kayıtlarını da kapsar mı

Coğrafi olarak kapsama ilişkisi kurulabilir, ama arşiv içinde iki etiket ayrı çalışır. Orta Anadolu olarak etiketlenmiş bir kayıt, il adıyla yapılan taramada görünmeyebilir. Geniş bölge adını ayrıca denemek, yöre ekseninde çalışan biri için pratik bir alışkanlıktır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.