• BIST 1.377
  • Altın 461,097
  • Dolar 8,1068
  • Euro 9,7844
  • Erzurum 17 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 12 °C

Erdoğan'dan 'Montrö' bildirisine sert tepki: Bu işin merkezinde ana muhalefetin kendisi var!

Erdoğan'dan 'Montrö' bildirisine sert tepki: Bu işin merkezinde ana muhalefetin kendisi var!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki değerlendirme toplantısının ardından açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle ilgili tartışmaların ardından ‘bildiri’ yayımlayan 104 emekli amirale ile ilgili konuşarak, "104 kişinin içinde CHP üyesi olan var. Bu işin merkezinde aslında ana muhalefetin kendisi var." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanCumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki değerlendirme toplantısının ardından açıklama yaparak, "Bu işin merkezinde aslında ana muhalefetin kendisi var." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Gece yarısı yayımlanan bildiri kesinlikle ark niyetli bir girişimdir. 104 tanesi bir araya gelerek darbe imalı bildiriler yayınlayamazlar. Hiçbir emekli kamu görevlisinin böyle bir yola tevessül etme hakkı yoktur. 
 
Kıbrıs'tan Karabağ'a kadar verdiğimiz mücadelenin hiçbirinde ülkemiz için destek bildirisi yayınladıklarını görmedik. 15 Temmuz hain darbe girişiminde milletimizin yanında olduklarını görmedik.
 
 
Ancak geçmişi darbeler ve bildirilerle dolu bir ülkede bir gece yarısı 104 emekli amiralin böyle bir girişimde bulunması kabul edilemez. Bunun adına ifade özgürlüğü diyemeyiz. İfade özgürlüğü, ülkenin mevcut yönetimini darbe imalı bildiriyle tehdit etmeyi kapsamaz. Bu tarz ifadeler dünyanın her yerinde demokrasiye, milli iradenin üstünlüğüne saldırı olarak kabul edilir.
 
Yayımlanan bildirinin milletimiz nezdinde bu derece sert tepki göstermesinin nedeni de çok büyük bir kampanyanın parçası olarak algılanmış olmasıdır.
 
Biz bildiri yayınlanır yayınlanmaz tüm siyasetçilerin en yüksek sesle karşı durmalarını beklerdik. Eğer böyle yapmış olasalardı bugün sadece teşekkür için burada olacaktık.
 
 
Demokrasi karşıtı tüm bildirilerin arkasında yer alan zihniyet, bu seferde safını aynı istikamette belirlemiştir. Maalesef siyasetçilerimizden bazıları bu kirli kampanyaya destek vererek kendilerini inkar etmişlerdir.
 
Milli iradeden yana tavır koyan tüm siyasi partilere, STK'lara ve vatandaşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Milleti tehdit etmeye kalkışanlara en büyük cevabı yine milletimizle vereceğiz.
 
 
15 Temmuz gecesi silahlı darbe denediler. Ama milletimiz karşısında direnemediler. Yayımlanan bildiriyi özellikle dikkate alıp, gereken her tedbiri uygulama kararlılığını ortaya koyuyoruz.
 
Milletimiz kimin demokrasinin ve hukuk devletinin yanında durduğunu, kimin darbecilerin koltuğunun altına girdiğini iyi biliyor.
 
Aziz Milletim, yapılan açıklamada 2 temel iddia ortaya konuyor. Birincisi Montrö Anlaşması ikincisi ise sosyal medyada yer alan bazı görüntülerdir. Uzun görüşmelerin ardından 2. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde 1936 yılında Montrö Sözleşmesi'ni imzaladık. Boğazların kontrolünü pek çok sınırlamayla da olsa Türkiye'ye bırakan bu sözleşme dönemin şartlarında önemli bir kazanımdır.
 
 
Boğazlardaki gemi trafiğinin yer yer seyir güvenliğini tehdit edecek düzeye ulaşması meselenin ayrı bir boyutudur. Her şeye rağmen Montrö'nün ülkemize kazanımını önemli buluyor, sözleşmeye bağlılığımızı sürdürüyoruz.
 
Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı aldığı günlerde Meclis Başkanımıza Montrö örneği üzerinden bir soru yöneltmiştir. Meclis Başkanımız tamamen teorik olduğunu belirterek konuyu izah etmiş ve Montrö'den çekilme gibi bir durumun olmadığını söylemiştir.
 
Kanal İstanbul ile Montrö arasında kurulan bağ tamamen yanlıştır. Kanal İstanbul Boğaz'daki haklarımızı güçlendirecek bir girişimdir. 
 
 
Montrö Sözleşmesi ile çıkmakla ilgili bir çalışmamız yoktur. Gelecekte bu ihtiyaç ortaya çıkarsa ülkemizi daha iyisine kavuşturmak için her sözleşmeyi gözden geçirmekten çekinmeyiz.
 
Geçmişte cübbeleri ile siyasi hükümetleri hedef alan yargı mensuplarını eleştirmiştir. Üniformalarıyla milli iradeyi hedef alan askerleri eleştirmiştik. Bugün de aynı yerdeyiz.
 
 
TSK içinde yer alan o görüntüye olumlu bakmıyoruz. TSK kendi içinde soruşturma başlattı ve sonuçlandırdı.
 
Aynı şekilde tamamı da yalan olan bilgilerle, Milli Savunma Üniversitemizi laiklik ve Atatürkçülük tartışması içine çekmeye çalışanlar da sinsi gayeler taşıyor. Demokrasi
 
 
ve hukuk içinde çözülecek meselelerin darbe imalı bildirilerin bahanesine dönüştürülmesi Anayasa'ya açık tehdittir.
 
104 kişinin içinde CHP üyesi olan var. Bu işin merkezinde aslında ana muhalefetin kendisi var.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erzurum Olay | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 532 414 82 11 0 538 776 25 25