Ömer Düzgün’den ekonomi mesajı: Güçlü ekonomi üretim ve güçlü perakende zinciriyle mümkün
İstanbul’da düzenlenen Perakende Zirvesi 2026, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. TPF ev sahipliğinde “Perakendenin Zirve Zamanı” temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda üretim, tarım, gıda arz güvenliği, enflasyon ve perakende sektörünün geleceğine ilişkin önemli mesajlar verildi.
İki gün sürecek zirvenin açılışı İstanbul Dans Factory (IDF) ekibinin gösterisiyle gerçekleştirildi. Organizasyona Tarım Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, Kardelen TV Genel Yayın Yönetmeni Soner İstanbullu, Erzurum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Musa Çakır ve sektör temsilcileri katıldı.
Düzgün’den ekonomiye ilişkin önemli mesajlar
Zirvenin açılışında konuşan TPF Başkanı Ömer Düzgün, perakendenin ekonomik sistem içerisindeki stratejik konumuna dikkat çekti.
Perakendenin yalnızca ürünlerin tüketiciyle buluştuğu bir alan olmadığını belirten Düzgün, sektörün üretici, çiftçi, tedarikçi, lojistikçi ve tüketici arasında önemli bir köprü oluşturduğunu söyledi.
“Güçlü ekonomi yalnızca üretimle kurulmaz” mesajı veren Düzgün, fabrikanın mahalleyle, çiftçinin üreticiyle ve üretimin tüketiciyle buluşturulmasının ekonomik sistemin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Düzgün, üretilen değerin doğru zamanda, doğru fiyatla ve güvenli biçimde tüketiciye ulaştırılması gerektiğini vurgulayarak, bu süreçte yerel gıda hareketinin önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.
10 bin mağaza, 150 bini aşkın istihdam
TPF çatısı altında yaklaşık 10 bin mağaza ve 150 bini aşkın doğrudan çalışan bulunduğunu belirten Düzgün, yerel perakendenin Türkiye ekonomisine sağladığı katkının geniş bir alana yayıldığını söyledi.
Sektörün yalnızca ürün satmadığını ifade eden Düzgün, perakendenin istihdam oluşturduğunu, vergi ödediğini, üreticilerin büyümesine katkı sunduğunu ve şehirlerin ekonomik ve sosyal hayatının canlı tutulmasına destek olduğunu belirtti.
“Son 5 yıl kolay geçmedi”
Perakende sektörünün son beş yılda önemli ekonomik sınamalardan geçtiğini dile getiren Düzgün, pandemi, tedarik zinciri krizleri, artan enerji maliyetleri ve deprem felaketinin ekonomik etkilerinin sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.
Jeopolitik belirsizlikler, tedarik zincirlerindeki dalgalanmalar ve küresel enflasyonist baskıların da perakende sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Düzgün, yaşanan tüm zorluklara rağmen doğru politikalar ve iş birlikleriyle daha sağlıklı bir ekonomik zemine ulaşılabileceğini ifade etti.
“Tarım stratejik bir güç”
Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesine de dikkat çeken Düzgün, tarımın ülkenin en önemli stratejik güçlerinden biri olduğunu vurguladı.
Üreticiden sanayiciye, lojistikten gıda perakendesine kadar uzanan değer zincirinin gıda arz güvenliği ve ekonomik kalkınma açısından kritik olduğunu belirten Düzgün, tarımsal üretimde elde edilen başarıların sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Fiyat hareketlerinde öngörülebilirlik vurgusu
Perakendecilerin ekonomideki gelişmeleri sahadan doğrudan takip ettiğini ifade eden Düzgün, sektörün yalnızca ekonomik göstergelere değil, kasa, sepet, raf hareketleri ve tüketici tercihlerine de baktığını belirtti.
Düzgün, son dönemde fiyat hareketlerinde daha öngörülebilir bir görünüm oluşmaya başladığını ifade ederek, ekonomik dengelerin güçlendirilmesinde üretim ve perakende arasındaki sağlıklı iş birliğinin önemine dikkat çekti.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.