Esat Bindesen
TRT’DE 15 TEMMUZ’U KONUŞTUK
Bazı geceler vardır, üzerinden yıllar geçse de karanlığı unutulmaz.
Bazı sabahlar vardır, güneş yalnızca ufku değil, bir milletin kaderini de yeniden aydınlatır.
İşte 15 Temmuz, Türk Milleti için böyle bir tarihtir.
*
TRT Erzurum Radyosu'nda yayınlanan Bölge Gündemi programında 15 Temmuz'u konuştuk. Ancak konuştuğumuz sadece bir darbe girişimi değildi.
Konuştuğumuz, millet iradesinin ne olduğunu, devletin bekasının ne anlama geldiğini ve bu toprakların hangi bedeller ödenerek vatan yapıldığını yeniden hatırlamaktı.
Çünkü 15 Temmuz'u anlamayan, Türkiye'nin yakın tarihini de tam olarak anlayamaz.
*
O gece tanklar yürüdü,
Uçaklar alçaktan uçtu,
Bombalar atıldı,
Silahlar ateşlendi.
Ama hesaba katmadıkları bir gerçek vardı:
Türk Milleti...
*
Bu millet, tarih boyunca hiçbir zaman iradesini namlunun gölgesine teslim etmedi. Malazgirt'te de etmedi,
Çanakkale'de de etmedi,
İstiklal Harbi'nde de etmedi,
15 Temmuz gecesinde de etmedi.
Çünkü bu millet bilir ki devlet, yalnızca taş binalardan ibaret değildir.
Devlet, bayraktır,
Ezandır,
Vatandır,
Ortak hafızadır
Ve en önemlisi millettir.
15 Temmuz bize bir gerçeği yeniden gösterdi.
Devletin en büyük gücü tankı, topu ya da uçağı değildir.
Devletin en büyük gücü, milletiyle kurduğu gönül bağıdır.
O bağ kuvvetliyse hiçbir ihanet başarılı olamaz.
*
Elbette o geceyi sadece hamasetle anlatmak doğru değildir.
Duygular önemlidir ama tek başına yeterli değildir.
Asıl mesele, yaşananlardan doğru dersleri çıkarabilmektir.
Güçlü devlet, hukukun üstünlüğünü esas alan devlettir.
Güçlü devlet, kurumlarına güven duyulan devlettir.
Güçlü devlet, liyakati önceleyen devlettir.
Ve güçlü devlet, milletine güven veren devlettir.
15 Temmuz'un bize bıraktığı en önemli sorumluluk da budur.
*
Bugün gençlerimizin önemli bir kısmı o geceyi yaşayarak hatırlamıyor.
İşte bu yüzden tarihi sloganlarla değil,
Belgelerle;
Öfkeyle değil,
Bilgiyle anlatmak zorundayız.
Çünkü hafızasını kaybeden milletler, geleceğini de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırlar.
Bir milletin hafızası, onun pusulasıdır.
Pusulasını kaybeden ise yönünü de kaybeder.
*
Biz geçmişi kin üretmek için değil, ibret almak için hatırlamak zorundayız.
Çünkü tarih, intikamın değil, hikmetin öğretmenidir.
15 Temmuz'un kahramanları arasında adını bildiklerimiz de vardı,
Hiç tanımadıklarımız da...
Kimi bir polis,
Kimi bir asker,
Kimi bir öğretmen,
Kimi bir işçi,
Kimi bir öğrenci,
Kimi de evinden sadece "Vatan elden gidiyor." düşüncesiyle çıkan sıradan bir vatandaştı.
Onları ortak noktada buluşturan şey,
Makam değildi,
Menfaat değildi,
Siyaset değildi.
Onları buluşturan tek şey vatandı.
*
Bugün bize düşen görev, şehitlerimizi sadece yıldönümlerinde anmak değildir.
Asıl görevimiz onların emanet ettiği değerlere sahip çıkmaktır.
Hukuku korumak,
Demokrasiyi güçlendirmek,
Birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmek,
Çocuklarımıza güçlü bir Türkiye bırakmaktır.
Çünkü bu topraklarda bağımsız yaşamanın bir bedeli vardır.
Biz o bedelin ne kadar ağır olduğunu tarihimizin her döneminde gördük.
15 Temmuz da bu bedelin yeniden hatırlandığı gecelerden biri oldu.
*
Son sözüm şudur;
Millet olmanın kıymetini bilen toplumlar ayakta kalır.
Devletine sahip çıkan milletler geleceğini inşa eder.
Hafızasını diri tutan ülkeler aynı acıları tekrar yaşamaz.
Rabbim bu aziz millete bir daha böyle ihanetler yaşatmasın.
15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve dualarla yad ediyor, gazilerimize sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler diliyorum.
Çünkü bazı destanlar kalemle değil, canla yazılır.
15 Temmuz da işte böyle bir destandır.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.