GÖSTERİŞLİ ÇÖKÜŞ

Işıltının Arkasında Karanlık

Sahnenin ışıkları sadece sanat camiasını aydınlatmıyor; gençliğin göz bebeklerine kadar sızıyor.

Orada gördükleri artık sanat değil, bir yaşam biçimi. Hızlı, gösterişli, sorumsuz ve sonuçsuz bir hayat.

Bedeli gizlenen, faturası ertelenen bir yanılsama.

Rol Modellerin Gölgeleri

Gençlik taklit eder. Hele ki rol modellerini…

Ekranlardan, sahnelerden, sosyal medyadan taşan bu “ışıltılı çöküş”, başarı ile zehir arasındaki sınırı silikleştiriyor.

“Bunu yapanlar hâlâ ayakta,” deniyor. “Bak, hâlâ alkış alıyorlar.”

Oysa kimse o alkıştan sonra başlayan yalnız geceleri, panik atakları, rehabilitasyon odalarını anlatmıyor.

Sistemli Çürüme

Uyuşturucu operasyonlarına her gün yeni bir halka ekleniyor.

Bir isim daha. Bir yüz daha.

Dün hayranlıkla izlenen, bugün adliye koridorlarında görüntülenen…

Bu artık münferit bir mesele değil. Sistemli bir çürümenin ifşası.

Ve bu çürüme sadece sanatçıları değil, onları izleyerek büyüyen bir kuşağı da içine çekiyor.

Başarının Sahte Yüzü

Gençliğe “başarı” diye sunulanın arkasında emek yok. Kestirme yollar, sabır yerine hız, derinlik yerine anlık haz var.

Sanat tüketim nesnesine dönüşmüşken, gençliğin ruhu nasıl sağlam kalsın?

Rol modeller düşüyorsa, gelecek sadece yavaşlamaz; karartılır.

Zehir Estetik Ambalajlarda

Toplum bu zehirlenmeyi uzun süre fark etmez. Zehir cam şişelerde, estetik ambalajlarda sunulur.

“Özgürlük” denir, “yaratıcılık” denir, “sanatçı ruhu” denir.

Oysa ortada özgürlük değil bağımlılık vardır. Yaratıcılık değil kaçış. Ruh değil, ruhsuzluk.

Normalleşen Tehlike

Her yeni operasyon haberi bir öncekinden daha az şaşırtır.

“Kimler varmış?” diye bakılır, sonra hayat devam eder.

O haberler, bir ülkenin geleceğinden düşen küçük parçalardır. Gençliğin hayallerinden kopan sessiz kırıntılar.

Alkışlamadan Önce

Sanat, toplumu dönüştürme gücüne sahiptir.

Ne var ki bugün bu güç, yanlış ellerde zehre dönüştü.

Zehir sadece kullananı değil, izleyeni, özeneni ve sessiz kalanları da etkiliyor.

Belki artık alkışlamadan önce durup düşünmeliyiz: Kimi, neyi ve ne pahasına yüceltiyoruz?

Perde Kapanıyor

Işıklar hâlâ yanıyor olabilir.

Ama geleceğin perdesi ağır ağır kapanıyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.