Buse Bayraktar Üçer ile Ribbon Flowers’ın Tasarım Yolculuğu

Buse Bayraktar Üçer ile Ribbon Flowers’ın Tasarım Yolculuğu
Buse Bayraktar Üçer ile Ribbon Flowers’ın Tasarım Yolculuğu

Premium çiçek siparişi markası Ribbon Flowers'ın kurucu ortağı ve kreatif direktörü Buse Bayraktar Üçer, New York'ta bir sokak pazarından aldığı vazodan bugünkü imza diline uzanan yolu anlattı. Denge arayışı, tasarımlara gizlenen küçük sürprizler, gelin buketleri ve mevsimle yenilenen koleksiyonlar üzerine konuştuk.

Bir çiçek tasarımcısının imzası çoğu zaman ilk bakışta değil, ikinci bakışta fark edilir. Bir dalın ötekilerden biraz daha yüksekte durması, vazonun ağzından dışarı taşan tek bir yaprak ya da renk paletini bilerek bozan bir tomurcuk... Bu küçük kararlar yan yana geldiğinde bir markanın tasarım dili ortaya çıkar ve o dil, tıpkı bir yazarın üslubu gibi, yıllar içinde yavaş yavaş olgunlaşır.

Ribbon Flowers & Design, Haziran 2014'te İstanbul'da haftalık çiçek üyelik servisi olarak yola çıktı. Markanın kreatif yönünü, University of Miami'de işletme okuduktan sonra iki yıl New York'ta çalışan kurucu ortak Buse Bayraktar Üçer belirliyor. Üçer, 2023'te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA programına seçilen 55 kadın girişimciden biri oldu; Ocak 2026'da InStyle Home'a verdiği röportajda da tasarım anlayışını anlattı. Bugün Etiler Bebeköy'deki camekânlı atölyede hazırlanan her buket onun yıllar içinde biçimlendirdiği ilkelerle şekilleniyor. Kendisiyle bu ilkelerin nereden geldiğini ve bugün atölyede nasıl işlediğini konuştuk.

Tasarım yolculuğunuzun başlangıç noktası neydi?

Buse Bayraktar Üçer: Aslında her şey bir vazoyla başladı. New York'ta yaşarken vintage bir sokak pazarında gözüme bir vazo çarptı ve onu eve götürdüm. O vazoyu boş bırakmamak için her hafta mevsime göre çiçek almaya başladım. Çiçek marketlerinde dolaşmak, o hafta neyin geldiğini görmek, eve dönüp aynı vazoda farklı bir kompozisyon kurmak zamanla günlük bir ritüele dönüştü.

Bugün geriye baktığımda tasarım dilimin temelinin o vazoda atıldığını düşünüyorum. Aynı kabı her hafta yeniden yorumlamak zorunda kalınca çiçeğin kendisine daha dikkatli bakmayı öğrendim: sapın nasıl kıvrıldığına, yaprağın ışığı nasıl tuttuğuna, bir rengin yanındaki rengi nasıl değiştirdiğine. İstanbul'a döndükten sonra eşim Ömer'le kurduğumuz haftalık üyelik sistemi de aslında bu ritüelin başkalarıyla paylaşılmış hâliydi. İlk tasarımlarımızı evde hazırlıyorduk; onlar beğenilince özel günler için de sipariş gelmeye başladı.

Buse Bayraktar Üçer, mağazada çiçeklerin arasında oturuyor (delphinium, gladyol, strelitzia)

Buse Bayraktar Üçer, mağazada mavi delphinium, gladyol ve cennet kuşu çiçeklerinin arasında. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi

Ribbon imzasını birkaç kelimeyle nasıl tarif edersiniz?

Buse Bayraktar Üçer: Doğallık ve zarafet bir arada. Çiçeğe fazla müdahale etmeyen ama modern çizgilerle karakter kazanan tasarımlar yapmayı seviyorum. Bir aranjmanı kurarken çiçeğin akışını, dokusunu ve enerjisini bozmadan onu bir kompozisyon gibi düşünüyorum. Renk uyumundan formuna kadar her tasarımın kendi hikâyesini anlatması gerekiyor; yoksa yalnızca güzel çiçeklerin bir araya geldiği bir yığın olarak kalıyor.

Bir tasarımın başarılı olup olmadığını belirleyen şey, alıcıda uyandırdığı his. Bazı aranjmanların sıcaklık vermesini isteriz, bazılarının sakinlik, bazılarının da heyecan. Örneğin bahar aylarında en çok istenen çiçek olan şakayık yumuşak dokusuyla kendiliğinden bir sıcaklık taşır. Gala ise zarif ve heykelsi formuyla daha modern, daha sakin bir duruş sunar. Hangi duyguyu hedeflediğimize göre çiçeği, vazoyu ve yüksekliği seçiyoruz.

"Bir aranjman ne fazla süslü ne fazla sade olmalı; bütün tasarımlarımda o dengenin peşindeyim."
— Buse Bayraktar Üçer

Denge ilkesi atölyede pratikte nasıl işliyor?

Buse Bayraktar Üçer: Denge benim en hassas olduğum konu. Atölyede bir tasarım biterken ekiple birlikte bir adım geri çekilip bakarız ve şu soruyu sorarız: Buradan bir şey eksiltsek daha mı iyi olur, yoksa gerçekten bir şey mi eksik? Çoğu zaman cevap eksiltmekten yana çıkar. Bir aranjmana çiçek eklemek kolaydır; zor olan, neyin orada olması gerektiğine karar vermektir.

Serilerimizde bu dengeyi farklı ölçeklerde kuruyoruz. Minimal seride tek tür çiçekle sade bir ifade arıyoruz. Deluxe ve Luxury serilerinde çiçek sayısı, vazo seçimi ve el işçiliği katman katman artıyor; ama katman arttıkça dengeyi korumak daha çok dikkat istiyor. Lüks çiçek tasarımında da ölçü değişmiyor: pahalı malzemeyi değil, doğru çiçeği doğru vazoda en iyi hâliyle sunmayı önemsiyoruz.

Tanya: mavi ortanca ve pembe şakayık buketi

Deluxe el işi pembe çizgili seramik sürahide 25 pembe şakayık

Tanya buketi mavi ortancayı pembe şakayıkla buluştururken, el işi seramik sürahideki 25 pembe şakayık aynı çiçeği tek başına öne çıkarıyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi

Tasarımlarınızdaki "küçük sürpriz" ne anlama geliyor?

Buse Bayraktar Üçer: Her tasarımda göze hemen çarpmayan ama fark edilince insanı gülümseten bir ayrıntı bırakmaya çalışıyorum. Bu bazen bir çiçeğin yönünü değiştirmek oluyor, bazen bir dalı diğerlerinden yükseğe taşımak, bazen de paletin içine bilinçli olarak farklı bir renk yerleştirmek. Düzeni tamamen dağıtmadan küçük bir yerinden kırmak tasarımı canlı tutuyor; aranjman o zaman kalıptan çıkmış gibi değil, kendiliğinden büyümüş gibi görünüyor.

Bu sürprizlerin fikri çoğu zaman beklemediğim yerlerden geliyor. Gezdiğim şehirlerde bir binanın cephesi, bir sergide gördüğüm eser, hatta bir moda çekimindeki renk kombinasyonu aklımda bir şey başlatabiliyor. Her gün kısa bir araştırma yapıyorum, sabahları evde kahvemi içerken gün ışığında küçük denemeler kuruyorum. Oradan çıkan bir fikir bazen haftalar sonra bir vazoda aranjman olarak atölyede karşımıza çıkıyor.

Flora Pembe Gül Sümbül Bahar Aranjmanı, koyu vazoda

Flora aranjmanı, pembe gül ve sümbülü bahar tonlarında bir araya getiriyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi

Gelin buketi tasarlarken süreç nasıl ilerliyor?

Buse Bayraktar Üçer: Gelin buketi en kişisel tasarımlarımızdan biri. Gelinin elinde, fotoğraflarda ve bütün gün boyunca taşınacak bir parçadan söz ediyoruz. Bu yüzden önce gelinin tarzını, kıyafetini ve davetin atmosferini anlamaya çalışıyoruz. İstenen bir çiçek, renk ya da form varsa ona göre özel bir tasarım hazırlayabiliyoruz.

Koleksiyondaki Alba Sylva buna iyi bir örnek. Beyaz lilyum, antoryum ve orkideyi bir arada kullandık; üç çiçeğin formu birbirinden çok farklı. Lilyumun açık yapısı, antoryumun parlak ve grafik yüzeyi, orkidenin hafifliği aynı elde dengelendiğinde hem klasik hem çağdaş bir ifade çıkıyor. Gelin buketi seçkimizde bu yaklaşımın farklı yorumları yer alıyor.

Söz, nişan ve düğün davetlerinde işimiz buketle sınırlı kalmıyor; gelin buketinden masa düzenlemelerine kadar bütün çiçek dilini kişiye özel kurguluyoruz. Söz ve nişan çiçekleri hazırlarken de aynı ilkeye bağlı kalıyoruz: davetin ruhunu yansıtan, abartıya kaçmayan tasarımlar.

Davet tasarımları günlük siparişlerden hangi noktada ayrılıyor?

Buse Bayraktar Üçer: Davette tek bir aranjmanı değil, bir mekânın bütününü düşünüyoruz. Masaların yüksekliği, ışığın geldiği yön, konukların karşılıklı oturduğunda birbirini görebilmesi gibi ayrıntılar tasarımı doğrudan etkiliyor. Son dönemde davet ve özel günlerde heykelsi, asimetrik tasarımlara ilginin arttığını görüyorum; çiçeğin mekânda neredeyse bir obje gibi durması isteniyor.

Bu tür işlerde kişiye özel aranjman mantığıyla çalışıyoruz. Müşteriyle önce renk ve çiçek tercihlerini, sonra vazo ve ölçüyü konuşuyoruz. Tek bir masa aranjmanı ile bir davetin tamamı arasındaki fark, ölçek büyüdükçe tekrar eden parçaların birbirini yormaması gerektiği. Bir davette on masanın hepsine birbirinin kopyası aranjmanlar koymak yerine, aynı paletin içinde yükseklik ve dokuyla oynayarak her masaya kendi küçük sürprizini bırakmayı tercih ediyoruz. Böylece bütün, dağınık görünmeden canlı kalıyor.

Estetik ile fonksiyonellik arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?

Buse Bayraktar Üçer: Çiçeklerimiz atölyeden çıktıktan sonra kuryemizle yola çıkıyor, ardından bir yemek masasında ya da bir resepsiyonda günlerce duruyor. Dolayısıyla bir tasarım yalnızca fotoğrafta iyi görünmek için yapılmıyor. Yol boyunca formunu koruyacak mı, masada karşılıklı oturan iki kişinin arasına bir perde gibi girecek mi, vazo sağlam durabilecek mi? Bunların hepsini çizim aşamasında düşünüyoruz.

Her aranjman atölyede fotoğraftaki formuna göre elle hazırlanıyor ve kurye yola çıkmadan önce son kontrolden geçiyor. Ürün adlarında çiçek türünü ve sayısını açıkça yazıyoruz. İstanbul çiçek siparişi veren bir müşteri, seçtiği görseldeki tasarımı kapısında görmeyi bekliyor; bizim işimiz de bu beklentiyi atölyede karşılamak. Tasarımın evde uzun süre güzel kalması için sitemizdeki çiçek bakımı rehberinde su değiştirme ve sap kesimi gibi adımları anlattık.

Camekânlı atölyede kiraz tonlu mermer tezgâh üzerinde buket hazırlığı

Camekânlı atölyede kiraz tonlu mermer tezgâh üzerinde hazırlanan bir buket, üstten görünüm. Fotoğraf: InStyle Home / Erhan Tarlığ

Koleksiyonlar hangi sıklıkla ve neye göre yenileniyor?

Buse Bayraktar Üçer: Koleksiyonlarımızı dönemsel olarak güncelliyoruz. Trendleri yakından takip ediyoruz ama onlara teslim olmuyoruz; önceliğimiz sürdürülebilirlik ve mevsim çiçekleri. Bir çiçek en güzel hâlini kendi mevsiminde gösteriyor. Bu yüzden bahar geldiğinde koleksiyonun ağırlığı değişiyor, başka dönemlerde farklı dokular öne çıkıyor.

Önümüzdeki dönem için tek gövdeli, sade ama güçlü aranjmanların ve kadife çiçeği, karanfil gibi retro çiçeklerin modern bir dokunuşla geri döneceğini düşünüyorum. Bu değişimleri koleksiyona taşırken imzamızdan vazgeçmiyoruz. Lale gibi herkesin tanıdığı bir çiçeği bile yüksekliği, vazosu ve yanındaki dokuyla yeniden yorumlamak mümkün.

Queen Protealı Lila Pembe Buket (sarı fonda elde tutuluyor)

Queen Protealı Lila Buket, sarı bir fonun önünde elde tutuluyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi

Bugünden bakınca yolculuğun bir sonraki durağı neresi?

Buse Bayraktar Üçer: Yeni ürünler ve farklı tasarımlar çıkarmak işimin en keyifli tarafı ve bunun sürmesini istiyorum. Çiçeğe eşlik eden el yapımı vazo, mum, çikolata ve hediye kutusu gibi tamamlayıcı parçaları genişletmeyi düşünüyoruz. Uzun vadede İstanbul dışında da bir Ribbon açmayı hayal ediyorum; şimdilik bir plan değil, bir hayal.

Okurlara bir de önerim var. Bir yakınınız size "ona bir çiçek gönder, çok sevinir" dediğinde, önce alıcının evini ya da masasını gözünüzün önüne getirin. Işık nasıl, mekân sade mi yoksa renkli mi? Doğru tasarım, bulunduğu yerde kendini gösteren ama o yeri boğmayan tasarımdır. Benim için tasarım yolculuğu da her seferinde bu soruyla yeniden başlıyor.

Ribbon Flowers Hakkında

  • Kuruluş: Haziran 2014, İstanbul. Haftalık çiçek üyelik servisi olarak doğdu; ilk dükkân Reşitpaşa'da açıldı. Kurucular Buse Bayraktar Üçer ve Ömer Üçer. Ribbon Flowers Çiçekçilik Limited Şirketi unvanıyla faaliyet gösteriyor.
  • Mağaza ve atölye: Kültür Mah. Arnavutköy Yolu Sok. No:66, Etiler, Beşiktaş / İstanbul. Hafta içi 09.00–19.00, hafta sonu 09.00–18.00.
  • Teslimat: Markanın kendi kurye ekibiyle İstanbul'un 39 ilçesine aynı gün. Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Beyoğlu ve Kağıthane'de saat 17.00'ye kadar verilen siparişler 10.00–14.00, 14.00–17.00 veya 17.00–20.00 aralığında; diğer 34 ilçede saat 14.00'e kadar verilen siparişler 10.00–16.00 veya 14.00–20.00 aralığında teslim ediliyor.
  • Sipariş kanalları: ribbonflowers.com, iOS ve Android uygulamaları, WhatsApp +90 534 510 67 77 ve +90 535 462 68 90, telefon +90 212 323 00 42.
  • Ödeme: Kredi/banka kartı (taksit imkânı), havale/EFT ve Garanti Pay; kart bilgileri saklanmıyor.
  • Müşteri memnuniyeti: Google İşletme Profili'nde 603 değerlendirmede 4,8/5 (291 yazılı yorum; 17 Temmuz 2026 itibarıyla).
  • Ödüller ve basın: Buse Bayraktar Üçer, EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA 2023 sınıfına seçildi; mobil uygulama 2023 Altın Örümcek Ödülleri'nde iki kategoride ikincilik aldı. Marka InStyle Home, Vogue Türkiye ve ALEM gibi yayınlarda yer aldı.
  • Kurucular: Buse Bayraktar Üçer (Kurucu Ortak, Kreatif Direktör; University of Miami, 2010). Ömer Üçer (Kurucu Ortak, Genel Müdür; University of Virginia, 2008; Ernst & Young New York; Papillone Bespoke Tailors kurucu ortağı).

Kurucular

Buse Bayraktar Üçer — Kurucu Ortak, Kreatif Direktör ve Çiçek Tasarımcısı. University of Miami Business Management bölümünden 2010'da mezun oldu, iki yıl New York'ta çalıştı. Haziran 2014'te İstanbul'da Ribbon Flowers & Design'ı haftalık çiçek üyelik servisi olarak kurdu ve aynı yıl Reşitpaşa'daki ilk mağazayı açtı. 2023'te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA sınıfına seçildi.

Ömer Üçer — Kurucu Ortak ve Genel Müdür. Alman Lisesi ve University of Virginia (Finance, International Business, Economics, 2008) mezunu. Dört yıl New York'ta Ernst & Young'da kredi riski danışmanlığı yaptı. 2013'te kurduğu Papillone Bespoke Tailors'ın da kurucu ortağı; Ribbon Flowers'ta finans, operasyon ve büyümeden sorumlu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.