Erzurum’un petrol sırrı 128 yıl sonra ortaya çıktı! II. Abdülhamid döneminden belge

Erzurum’un petrol sırrı 128 yıl sonra ortaya çıktı! II. Abdülhamid döneminden belge
Erzurum’un petrol geçmişine ilişkin 128 yıllık Osmanlı arşiv belgesi, şehrin yer altı kaynaklarının 19. yüzyılın sonlarında devletin gündeminde olduğunu ortaya koydu.

1898 tarihli belgede Erzurum’daki petrol ve neft madenlerinin işletilmesine yönelik imtiyaz sürecinin yürütüldüğü görülürken, dosyanın merkezinde Sultan II. Abdülhamid döneminin önemli isimlerinden Ahmed Celaleddin Paşa yer alıyor.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve tarih araştırmacısı Taner Özdemir’in arşiv araştırması sırasında dikkat çektiği belge, Erzurum’un petrol tarihine ilişkin önemli ayrıntılar içeriyor.

Devlet Arşivleri Başkanlığı Yıldız Arşivi’nde bulunan belgede, “Erzurum dahilinde zuhur eden petrol ve neft madenleri imtiyazının Ahmed Celaleddin Paşa’ya ihalesine dair” ifadesi yer alıyor. Hicri 24 Rebîülâhir 1316 tarihli belge, Miladi takvimde 1898 yılına karşılık geliyor.

Belgedeki isim dikkat çekiyor

Araştırmacı Taner Özdemir, petrol dosyasında adı geçen Ahmed Celaleddin Paşa’nın sıradan bir devlet görevlisi olmadığını belirtti.

Özdemir’in aktardığı bilgilere göre Ahmed Celaleddin Paşa, Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı istihbarat teşkilatının başındaki isimlerden biri olarak görev yaptı ve padişahın güvendiği devlet adamları arasında yer aldı.

Çerkes kökenli bir Kafkasya göçmeni olan Ahmed Celaleddin Paşa’nın genç yaşlarda İstanbul’a gelerek saray hizmetine girdiği, Yıldız Sarayı muhafazasındaki Tüfekçi Teşkilatı’nda yetiştiği ve daha sonra padişahın yaverleri arasında yer aldığı belirtildi.

Erzurum’un Pülk bölgesindeki petrol kaydı

Arşiv araştırmasında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Erzurum’un Tercan ilçesine bağlı Pülk köyündeki petrol ve neft madenleri oldu.

Osmanlı belgelerinde, Pülk köyündeki petrol ve neft madenlerinin işletme imtiyazıyla ilgili süreçte Ahmed Celaleddin Paşa’nın adının açık şekilde geçtiği görülüyor.

Kayıtlara göre Paşanın tavsiyesi doğrultusunda, Pülk’teki petrol ve neft madenlerinin işletme imtiyazının Almanya tebaasından Mösyö Şarl Rayzer’e verilmesine yönelik süreç yürütüldü.

Bu kayıt, Erzurum’daki petrol kaynaklarının 19. yüzyılın sonlarında yalnızca Osmanlı yönetiminin değil, yabancı girişimcilerin de ilgisini çektiğini gösteren tarihi belgeler arasında yer alıyor.

Erzurum petrolü 1898’de devlet gündemindeydi

1898 tarihli belgelerde Pülk bölgesindeki petrol sahalarının işletilmesi için imtiyaz sürecinin yürütüldüğü, hazırlanan evrakların ilgili devlet kurumlarına gönderildiği ve konunun Şûrâ-yı Devlet’in gündemine taşındığı görülüyor.

Petrol ve neft madenlerinin işletilmesine ilişkin şartların da belirlendiği kayıtlara yansırken, Erzurum’daki yer altı kaynaklarının dönemin ekonomik ve madencilik politikaları içerisinde değerlendirildiği anlaşılıyor.

Petrolün stratejik önemi artıyordu

Taner Özdemir, 19. yüzyılın sonlarına doğru petrolün dünyada giderek daha önemli bir enerji ve sanayi kaynağı haline geldiğine dikkat çekti.

Osmanlı coğrafyasındaki petrol yataklarının Avrupa devletlerinin de ilgisini çektiğini belirten Özdemir, Sultan II. Abdülhamid döneminde petrol kaynaklarının tespit edilmesi ve işletilmesine yönelik çeşitli girişimlerin gerçekleştirildiğini ifade etti.

Özdemir’e göre Erzurum-Pülk bölgesindeki imtiyaz süreci de bu dönemin dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

128 yıllık belge yeni sorular doğurdu

Ortaya çıkan arşiv belgesi, Erzurum’un petrol geçmişiyle ilgili yeni araştırma başlıklarını da gündeme getirdi.

Pülk bölgesindeki petrol ne kadar süre işletildi? Şarl Rayzer’in faaliyetleri ne ölçüde sonuç verdi? Erzurum’un başka hangi bölgelerinde petrol ve neft kaynakları tespit edildi? Osmanlı Devleti bu kaynaklardan neden daha geniş ölçekte yararlanamadı?

Bu soruların yanıtlarının, Osmanlı arşivlerinde yapılacak yeni araştırmalarla ortaya çıkarılması bekleniyor.

128 yıl önceye ait belge, Erzurum’un petrol hikâyesinin sanılandan çok daha eskiye uzandığını gösterirken, şehrin ekonomik ve madencilik tarihinin yeniden ele alınması açısından da önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

aw764243-04.jpg

aw764243-02.jpg

aw764243-03.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.