ULAŞIM MERKEZİ ERZURUM VİZYONU KAPSAMINDA HIZLI TREN VE HAVALİMANI YENİ TERMİNALİ

Erzurum-Rize yolu üzerinde inşa edilen Dallıkavak Tüneli’nin açılışında konuşan Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun şu sözlerinin altını çizdim: “Karayolları; gelişmiş ülkelerde sanayi, tarım ve turizm faaliyetleri ile ekonomik büyümeyi artıran temel unsurdur.”

Evet, öyledir. Bir şehrin zenginliğini ve refahını artırması; ticaret ve sanayide cazibe merkezi haline gelmesi, öncelikle güçlü bir ulaşım ve lojistik ağının odağı olmasına bağlıdır.

Erzurum’un kadim bir ticaret merkezi olduğu dönemlerde, İpek Yolu güzergâhında farklı ülkelerden mal taşıyan kervanlar şehre servet akıtıyordu. Hanlar dolup taşıyor; dükkânlar, bedestenler ve pazar yerleri zengin ürün çeşitlerinin pazarlandığı merkezlere dönüşüyordu. Bu durum Erzurum’u bölgesinin ticaret merkezi haline getiriyor ve kişi başına düşen gelir düzeyini yükseltiyordu.

Gerisi malum hikâye... İpek Yolu’nun tarihsel fonksiyonunu kaybetmesi ve şehrin savaşların ve işgallerin yıkıcı sonuçlarına maruz kalmasıyla birlikte bu parlak tablo yerini “gelişme yolunda azimli arayışlara” bıraktı. Bu arayışların iyi neticeler verdiği, ancak hâlâ arzu edilen hedefe ulaşılamadığı yönünde şehir kamuoyunda bir anlayış hâkim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bazı açıklamalarında dile getirdiği tarihî İpek Yolu’nu modern bir anlayışla yeniden canlandırma vizyonunda Erzurum, hiç şüphesiz temel aktörlerden birisi olacak.

Türkiye’den başlayıp Kafkaslar ve Hazar Denizi üzerinden Orta Asya ve Pekin’e uzanan demiryolu hattı, modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturuyor. Erzurum bu hattın Anadolu’ya giriş, Anadolu’dan çıkış kapısı niteliğini taşıyor. Bu açıdan baktığımızda, “adeta kara tren hızında seyreden”hızlı tren projesi çalışmalarının kazma vurulacak aşamaya getirilememesi bu ana bağlantıyı sekteye uğratacak, telafisi imkânsız bir ihmal demektir.

Bizi endişelendirdiği şekilde bir gecikme ihtimalinin söz konusu olmadığını, Sayın Ulaştırma Bakanımız Dallıkavak Tüneli açılışında dile getirdi. İnşallah, Erzurum’un hızlı trenin de içinde olduğu tüm ulaşım modlarının merkezi haline gelmesiyle yeniden ticaret ve sanayinin iddialı merkezleri arasında sayılacağı günler çok uzak değil. Bunun güçlü emareleriyle mutmain olmakla beraber, bazı endişelerimizi de dile getirmekten geri durmayacağız.

KARAYOLUNDA DEV ADIMLAR VE LİMAN ŞEHRİ ERZURUM

Sayın Bakan’ın törende ifade ettiği gibi, Erzurum hem çevre şehirlerle hem de ilçeleriyle modern, nitelikli ve büyük bölümü bölünmüş yollarla bağlanmış durumda. Dolayısıyla karayolu ulaşımında önemli bir merkez niteliği kazanmış bulunuyoruz. Emeği geçenlere teşekkür borcumuz var.

Dallıkavak, Ovit ve yapımı süren diğer 8 tünelin de tamamlanmasıyla birlikte Erzurum, adeta sırtını limana dayamış bir şehir haline geliyor. Bu tablo, şehrimizin işaret ettiğimiz “Modern İpek Yolu Merkezi” olma iddiasını fevkalade güçlendiren stratejik bir faktör.

HAVAYOLU ULAŞIMINDA KÜRESEL POTANSİYEL VE YENİ TERMİNAL İHTİYACI

Havayolu ulaşımında da Erzurum önemli bir merkez olma niteliğini taşıyor. Ülkemizin uluslararası düzeyde başarılara imza atan, hava seyrüsefer hizmetlerinde küresel ölçekte iddialı bir kuruluş olarak yıldızı parlayan, bütün yurdu modern havalimanı terminalleriyle donatan DHMİ; Erzurum için de hiçbir harcamadan, yatırımdan kaçınmıyor.

Uluslararası uçuşlara açık altyapısıyla Erzurum Havalimanı, gerekli bağlantılar sağlandığı takdirde Türk Dünyası’nın ve çevre ülkelerin uçaklarının yakıt ikmallerini gerçekleştirdiği uluslararası bir merkez haline gelebilir. Bunu daha önceki yazılarımızda dile getirmiştik.

Geçenlerde Erzurum’a geldiğimde havalimanındaki hummalı çalışmaya tanık oldum. Apron yenilemesi tamamlanmış, pistin 240 km uzunluğundaki nitelikli kabloları ve elektrik aksamı tamamen yenilenmiş, diğer pek çok modernizasyon çalışması bitirilmiş. Tüm bunlar, havalimanı trafiğe kapatılmadan, personelin üstün gayreti ve fedakârlığıyla tamamlanmış. Tahmin ediyorum, bu işler için 1 milyar TL’ye yakın bir harcama yapılmış.

Yenileme çalışmalarından birkaç yıl önce, kış turizmi için kritik önem taşıyan ve ağır hava koşullarında sefer iptallerini en aza indiren CAT 3 (ILS) cihazı havalimanımıza kurulmuştu. Bu sayede en yoğun sisli havalarda bile uçak trafiğindeki iptallerin önüne önemli ölçüde geçildi. Bildiğim kadarıyla Türkiye çapında yalnızca birkaç havalimanında bulunan bu hizmeti devletimiz Erzurum’a kazandırdı.

Çok şükür, havayolu altyapısında da iddialı bir düzeydeyiz. Uluslararası uçuşlarda bir yakıt ikmal merkezi haline gelinmesi ve havayolu şirketlerinin ek seferler koyarak fahiş bilet fiyatlarını dengelemesi durumunda Erzurum, havayolu ulaşımındaki iddialı konumunu pekiştirmiş olacak.

Havalimanı ile ilgili daha önceki yazılarımda da önerdiğim birkaç düzenlemeyi yeri gelmişken tekrarlayayım:

  1. Yolcu Köprüsü Sistemi: Terminalden uçağa yolcu biniş ve inişlerini ağır kış koşullarında konforlu hale getirecek köprü sisteminin kurulması.
  2. Kapalı Otopark İnşası: Şehrin iklim şartlarına uygun kapalı bir otopark alanının kazandırılması.

Geçen gün havalimanından şehre gelirken düşündüm: bu önemli iki ihtiyacı mevcut terminale ek projelerle karşılamak yerine, HAVALİMANINA YENİ TERMİNAL BİNASI yapmaya yönelik çalışmalar başlatılabilir.

Kara tarafında açık park yeri olarak hizmet veren alanda veya terminal binası doğusunda bulunan havalimanı genişleme analına havalimanı kapatılmadan modern yeni bir terminal binasının inşası mümkün göründü bana. 2-3 aylık kısa bir kapatma veya geçici düzenleme ile şehir yepyeni bir terminale kavuşabilir diye hayal ediyorum. Bizim hayal ve temennimiz yetmez tabii ki. Öncelikle teknik bir çalışma lazım. Sonra da güçlü siyasi takip… Bu önerinin, yüksek maliyet ve uygun yer bulamama ihtimali nedeniyle, BAŞKA BİR YERE YENİ HAVALİMANI İNŞASINDAN daha makul ve fizibil olduğu kanaatindeyim. Öncelikle Sayın Valinin ilgili müdürlüklerle bir toplantı yapıp raporları Sayın milletvekillerine ve bakanlığa sunmasının yararlı olacağını düşünüyorum.

Yazının girişinde kısaca değindiğim Hızlı Tren mevzusuna bir dokunuş daha yapayım. Erzurum’un, kara ve havayolu bakımından hatırı sayılır bir merkez haline geldiğini rahatlıkla ifade edebiliriz.

Sayın Ulaştırma Bakanı’nın dediği gibi, açılan Dallıkavak ve Ovit tünelleri ile yakında hizmete girecek 8 tünel, “kadim şehrin bölgesel ve uluslararası ticaretin nabzının daha güçlü atmasını sağlayan hayatî bir bağlantı” olacak, bölgesel ve bütünsel ekonomiye yeni şahdamarları ekleyecek.

Geriye demiryolu kalıyor. Daha önceki bir yazımda “Demir raylar Erzurum’u sevmiyor mu?” diye sormuştum.

Sayın Bakan’ın Erzurum’da yaptığı son açıklamalarda bu konuyu da yakından takip ettiklerini ifade etmesi gönlümüze su serpti. Ancak belirtilen ilk etap çalışmasının mevcut rayların ıslahı, elektrikli hale getirilmesi ve sinyalizasyon gibi iyileştirmelerden oluştuğu, çift taraflı yeni rayların (hızlı tren hattının) ise daha sonra inşa edileceği anlaşılıyor.

Peki, mevcut rayların iyileştirilmesi yerine doğrudan çift taraflı ve hızlı trene uygun yeni hattın inşası öne alınamaz mı? Bu süreç daha da hızlandırılamaz mı?

Geçenlerde KatdelenTV’nin Analiz programında da belirttiğim gibi, 1939 şartlarında Erzurum’a ilk tren yolu inşa edilirken uygulanan yöntem örnek alınarak, Kars’tan Sivas’a ve Sivas’tan Erzurum’a doğru iki ayrı ekibin eş zamanlı ve süratli çalışmasıyla yeni hatlar bir an önce hizmete açılamaz mı? Böylece 21. yüzyılın İpek Yolu’nun can damarlarında kan daha hızlı dolaşmaya başlar, Dadaşlar’a verilen sözün icrası tehir edilmemiş olur

Erzurum’u denizle buluşturarak ekonomisini canlı kılacak adımları atan devletimizin çabalarını alkışlıyor, Sayın Ulaştırma Bakanımızın gayretlerini takdirle karşılıyorum.

Ancak demiryolu konusunda daha hızlı alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Hızlı Trenin ve yaklaşık 20 yıl önce bir doktora tezi kapzam ve ciddiyetiyle hazırladığımız raporla Erzurum için gerekliliğini haykırdığımız şehir içi hafif raylı sistemin, Sayın Cumhurbaşkanımızın 8 yıl önceki talimatları doğrultusunda hızlandırılmasını bekliyoruz.

Bu konu, Bakanlık ile Belediye arasında devam eden müzakerelerle değil, ortaya konulacak katî bir irade ve ilk kazmanın vurulmasıyla çözülecek bir konudur. Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasını taşıyan bu hayatî kararnamenin raflarda tozlanmasına izin vermek, öncelikle haberdar olması halinde zat-ı devletlerini üzer.

whatsapp-image-2026-11-08-at-18-33-13-001.jpeg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Köşe Yazıları