TARLADAN RAFA ERZURUM İMZASI

Erzurum'un, ileri teknolojiye dayalı sanayiini geliştirerek "üreten şehir olma" yolunda daha hızlı adımlar atmamız gerektiğini sıklıkla dile getirdiğimiz yazılar, memnuniyetle ifade ediyorum ki ses getiriyor; siyasi ve idari kadrolarca ilgiyle karşılanıyor.

Elbette, seferberlik ruhuyla gece gündüz gayret gösterenlerin emekleri zayi olmayacak, şehrimiz hak ettiği "refah ligine" kısa sürede çıkacak inşallah.

​Bu ulvi hedefe kestirmeden varmak için bir yandan üretip pazarlamaya devam edeceğiz, yerel markalarımızı yaratıp sanayi ve ticarette yıldızı parlayan bir şehir olacağız. Bundan bir adım ötesi; inancımızın ve kadim kültürümüzün de gereği olan "hakça paylaşım" ve "adil bölüşüm" mecburiyetidir. O nedenle şehrin dar gelirli kesimlerini rahatlatacak çalışmaları yürekten alkışlıyor ve destekliyorum.

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'in Halk Pazarları projesini, bu yolda atılmış mühim ve örnek bir model olarak çok önemsediğimi daha önceki yazılarımda dile getirirken; bu güzel faaliyetin sonraki adımlarını da kafamda şekillendirmeye çalışmıştım.

Bugünkü yazımda, bu kıymetli projenin üretim ve tedarik aşamaları ile ilgili bazı fikir ve önerilerimi ifade etmeye çalışacağım.

BÜYÜK ZİNCİRLERİN AKILCI FORMÜLÜ: NEDEN ERZURUM’DA OLMASIN?

​Bugün gıda piyasasında devleşen büyük market zincirlerinin başarısının altında yatan asıl sır, sadece raf sayılarının çokluğu değil; toprağın altına daha tohum düşmeden kurdukları "Sözleşmeli Tedarik Zinciri" modelidir. Bu yapılar; çiftçiye gübre, mazot ve alım garantisi vererek daha hasat gelmeden ürünü hem ucuza hem de güvenle sisteme dahil ediyor. Bizim Halk Pazarlarımız neden bu yöntemi hem “daha kaliteli ve ucuz temin şekli” hem de bir "Yerel Kalkınma Reçetesi" olarak uygulamasın? İşte sistemin ana sütunları:

1. "ERKART" VE MAHSUPLAŞMA FİNANSMANI

​Bu modelin işlemesi için devasa nakit akışlarına ihtiyaç yok. Belediye bünyesinde çiftçiye nakit para yerine mazot, tohum ve gübre desteği sağlayan bir "ERKart" tanımlanabilir. Çiftçi girdisini bu kartla alır, borcunu hasat günü ürünle öder. Böylece belediye bütçesi doğrudan üretime akar; karşılığında ise halkın sofrasına girecek "ucuz ve kaliteli gıda" en baştan teminat altına alınır.

Ayrıntılarına fazla vakıf değilim, ama EBB'nin araç gereç ve diğer hususlarda çiftçilere destek olduğundan haberdarım. Halihazırda çiftçilere sağlanan kıymetli desteklerin bu sistemle entegre edilip yaygınlaştırılması, mevzi bir faaliyeti bütünsel bir modele dönüştürecektir.

2. KOOPERATİFLEŞME VE KURUMSAL İŞBİRLİĞİ

​Belediyemiz bu süreçte üreticilerle tek tek muhatap olurken, bir yandan da kooperatifleşmeyi teşvik etmeyi hedeflemelidir. Dağınık haldeki küçük üreticinin gücünü birleştirmesi, hem standart kaliteyi yakalamak hem de lojistik maliyetleri düşürmek için elzemdir. Bu noktada Tarım Kredi Kooperatifleri Bölge Müdürlüğü’nün tecrübesi ve Ziraat Bankası’nın düşük faizli finansman imkanlarıyla yapılacak üçlü bir protokol, Erzurum modelini Türkiye’ye örnek kılacaktır. Kamu bankası desteği ve kooperatif gücüyle, üretici toprağına daha güvenle sarılacaktır.

Projeye İl Tarım Müdürlüğü, Ziraat Fakültesi ve DAP gibi kuruluşlar da katkıda bulunabilir.

3. İLÇE BAZINDA ÜRETİM HAVZALARI VE FİYAT KALKANI

​Erzurum’un dört bir yanını ilçe bazında üretim karakterine göre bu zincire eklemeliyiz:

  • Ovalar: Patates, lahana, şalgam ve havuç gibi ilde yetişen temel sebzelerde ekim öncesi "Fiyat Sigortası" ile pazar kaygısı giderilmeli.
  • Meyve yetişen ilçeler: Bakliyat ve meyve gruplarında "Niş Ürün" markalamasıyla, yerel lezzetler doğrudan rafa inmeli. Buralarda meyve suyu, marmelat, pekmez, yağ üreten tesisler ve arıcılık desteklenmeli.
  • Hayvancılık Bölgeleri: Besiciye yem desteği verilmeli, karşılığında alınan et, üreticiyi koruyan bir fiyattan doğrudan hemşehrilerimize sunulmalı. Tatlısu balıkçılığı da bu çerçevede üretim ve tedarik zincirine dahil edilmeli.
  • Doğal Depolama: İklim avantajımızla kurulacak yer altı depolama tesisleri, hasat zamanı ucuza alınan ürünün kışın fahiş fiyatlara çıkmasını engelleyen bir "fiyat kalkanı" olacaktır. Bu imkân göz ardı edilmezken, yerüstü depolar da inşa edilmelidir.

ARACI DEĞİL, ÜRETİCİ KAZANSIN

​İhtiyacımız olan tek şey; mevcut 13, gelecekte artacak Halk Pazarlarını besleyecek profesyonel bir Tedarik Operasyon Merkezi’dir. Erzurum’un parasının Erzurum’da kalması, çiftçinin önünü görmesi ve vatandaşın poşetini daha ucuza doldurması hayal değil; akıllı bir yerel yönetim hamlesi olabilir. Bu, organizasyon ve sevk idare yeteneğine sahip yerel liderler için hiç de zor olmayan bir mahallî üretim şahlanışı fıfsatıdır!

Vakit, tarladaki alın terini rafa en kısa yoldan, yani "Erzurum İmzasıyla" taşıma vaktidir.

whatsapp-image-2026-03-29-at-16-50-34-001.jpeg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Köşe Yazıları