Başbakana dilekçe işe yaradı!

Geçen gün Erzurum’da güzel,

Güzel olmadan öte ders alınacak bir olay yaşandı.

Neydi olay?

Üniversite öğrencileri şehrin ulaşımdaki sorunlarını protesto ettiler…

Öğrenci Konseyi üyeleri bir araya geldi, 3 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasını

eleştirdiler.

Yani şehirde yaşayan birçok insanın da müşteki olduğu gelişi güzel park, halk otobüs ve

minibüslerinin dur durmaz bilmeyen hareketlerini, her ne hikmetse bugüne kadar bir türlü

düzene sokulamayan trafik keşmekeşliğini büyük bir cesaret içerisinde dillendirdiler…

*

Ama baktılar ki seslerini kimse duymuyor…

Şehrin yerel yöneticileri duymuyor,

Trafikten sorumlu Emniyet Müdürlüğü duymuyor,

İl trafik komisyonunun üyelerinden ses seda yok…

Yani aynı tas aynı hamam…

Keşmekeşlik devam edip gidiyor…

*

‘Demokrasilerde çare tükenmez’ derler ya;

İşte çare aramaya başladılar.

Öğrenci konseyi üyeleri bu sefer Başbakanlığı dilekçe yağmuruna tuttular.

Dertlerini, şehrin büyük sorunlarından olan trafik keşmekeşliğini Başbakan’a duyurmaya kalktılar.

Bu ne denmek,

‘Sayın Başbakanımız adınıza görev yapan,

Seçilmiş veya atanmış kişilere derdimizi anlatmaya çalıştık.

Ama duyan olmadı.

Eylem yaptık olmadı,

Açıklama yaptık duyulmadı.

Son çare sizsiziniz…’

İşte bu dilekçe yağmurunun altındaki imza budur.

*

İş büyüdü tabi ki,

Dilekçe daha büyük bir makama gitti.

Ne oldu bu sefer,

Bazı beyler koltuklarından korkar duruma geldiler,

Umurunda olmayan bazı yetkililer hemen alelacele tedbir almaya başladılar.

Kontroller,

Denetlemeler,

Para cezaları peşi peşine gelmeye başladı.

Peki şimdi adama sormazlar mı ‘Kardeşim baştan aklın nerdeydi’ diye?

İşte bir şehri geri bırakmanın nedenlerinden biridir ilgisiz davranmak,

Sorunlara canla başla çare aramamak!

Bir mühim nokta daha,

Her şeyi yukarılardan beklemek…

*

Ben bunu,

Öğrencilerin bu tavırlarını ‘Güzel hareketler’ olarak değerlendiriyorum.

Kimseye zarar vermeden,

Bir yerleri kırıp dökmeden,

Adam gibi haklarını aramışlardır.

*

İşte tepkili toplum böyle bir şey.

Tepki koymasını bilirsen,

Hiçbir yetkili senin hakkını gasp edemez.

Herkes kendi işini iyi yapmaya çalışır.

Zira tepki koymaz isen,

İşini iyi bilmeyenler,

İşini iyi yapamayanlar seni ve senin zekanı küçümserler,

Ve seni hafife alırlar…

*

Üniversite öğrencilerinin bu tavırları örnek alınacak tavırlardır.

Bakın yetkililer,

İlgililer nasıl harekete geçti.

Bu işin arkası gelecektir elbette.

Zira o kadar dilekçe,

O kadar şikayet,

O kadar tepki boşuna olmayacaktır.

Yeter ki sesimizi hedefine ulaştırabilelim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Esat Bindesen Arşivi

BU MESLEĞİN YASASI YOK

03 Mayıs 2026 Pazar 13:22

KARABURUN’LA GÜVENLİ OKULLAR

26 Nisan 2026 Pazar 11:20

ÖNCE TEDBİR, SONRA TAKDİR

19 Nisan 2026 Pazar 10:18

ÖZGÜRLÜK MÜ, BAŞIBOŞLUK MU?

15 Nisan 2026 Çarşamba 21:33

KÖYE KIZ VERMEYİZ

12 Nisan 2026 Pazar 12:13

FERİDUN FAZIL ÖZSOY’UN ARDINDAN

01 Nisan 2026 Çarşamba 18:50

TERSİNE GÖÇ MÜMKÜN MÜ?

29 Mart 2026 Pazar 11:02

AYNI KIBLE, AYRI SAFLAR

22 Mart 2026 Pazar 11:03

İNSANA ADANMIŞ BİR ÖMÜR

14 Mart 2026 Cumartesi 11:21