HERKES HADDİNİ BİLMELİ!

Sosyal medyada bir videoya denk geldim.

Nihat Doğan, Erzurum'da uzun yıllar vaazlık yaparak gönüllerde taht kurmuş, 7’den 70’i herkesin sevgisini kazanmış olan merhum Naim Hoca hakkında uydurma bir fıkra anlatıyor, insanların gülmesini bekliyor.

İzlerken utandım.

Naim Hoca adına değil...

Onu tanımadan,

Bilmeden,

Hayatını anlamadan hakkında konuşanların düştüğü seviyeye utandım.

*

Çünkü bazı insanlar vardır, onlar yalnızca bir şahıs değildir.

Bir dönemi temsil ederler.

Bir ahlakı,

Bir irfanı,

Bir duruşu temsil ederler.

Merhum Naim Hoca da Erzurum için böyle bir isimdi.

Ömrünü makam peşinde koşarak değil, insan yetiştirerek geçirmiş bir hocaydı.

Binlerce insanın gönlüne dokunmuş, arkasında mal mülk değil dua bırakmış bir gönül adamıydı.

*

Şimdi çıkıp da böyle bir insanı, doğruluğu belli olmayan hikayelerle, uydurma fıkralarla mizah malzemesi haline getirmek hangi aklın, hangi vicdanın ürünüdür?

Şöhret insanı her konuda söz sahibi yapmaz.

Televizyona çıkmak,

Sahneye çıkmak veya tanınmış olmak da kimseye toplumun ortak değerleri üzerinde hoyratça tasarrufta bulunma hakkı vermez.

*

Bir insan hakkında konuşmadan önce onu tanımak gerekir.

Bir şehir hakkında konuşmadan önce o şehrin hafızasını bilmek gerekir.

Bir hoca hakkında konuşmadan önce de onun yetiştirdiği insanların şahadetine kulak vermek gerekir.

Ama belli ki kolay olan tercih edilmiş.

Araştırmak yerine konuşmak...

Öğrenmek yerine alay etmek...

Tanımak yerine küçümsemek...

Ne yazık ki son yıllarda bazı çevrelerde yaygınlaşan hastalık budur.

Ekranlarda birkaç dakika daha fazla görünmek uğruna insanların hatıralarına saldırılıyor. Sosyal medyada birkaç tık daha fazla almak uğruna toplumun saygı duyduğu isimler malzeme haline getiriliyor.

Fakat bilinmelidir ki herkesin bir kitlesi vardır, ama herkesin itibarı yoktur.

İtibar yıllar içinde oluşur.

Merhum Naim Hoca'nın itibarı da insanların gönlünde yer etmiş, hayatları boyunca taşıyacakları bir hürmetten doğmuştur.

Bu nedenle yapılan saygısızlık Naim Hoca'ya değil, aslında bu milletin hafızasınadır.

Çünkü bugün Naim Hoca'yı hedef alan zihniyet, yarın başka bir alimi, başka bir gönül insanını, başka bir değeri hedef alacaktır.

Sessiz kalınırsa geriye saygı duyulacak hiçbir ortak değer bırakılmaz.

Erzurum'un insanı bazen serttir ama vefasız değildir.

Bu şehir hocasına sahip çıkar.

Bu şehir alimine sahip çıkar.

Bu şehir kendisine emek vermiş insanların hatırasını üç kuruşluk mizah anlayışına kurban etmez.

*

Kimse kusura bakmasın.

Merhum Naim Hoca'nın ismini kullanarak prim devşirmeye çalışanlar önce dönüp kendi bıraktıkları izlere baksınlar.

Bir tarafta arkasından hayırla anılan bir ömür...

Diğer tarafta gündem olmak için söylenmiş birkaç cümle...

Tarih hangisini hatırlayacak,

Hangisini unutacak;

Bunun cevabını da aziz milletimiz verecektir.

Rahmetle anılanlarla,

Konuşulmak için konuşanlar hiçbir zaman aynı yerde durmazlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Esat Bindesen Arşivi

PROF. DR. MÜFİDE AKÇAY FARKI

07 Haziran 2026 Pazar 10:08

ÇİFTE KARDEŞLER ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU

01 Haziran 2026 Pazartesi 12:52