BAYRAM SABAHINA SIĞAN KOCA BİR ÖMÜR

Bayramlar çocuklar için her zaman başka bir anlam taşır.
Heyecandır,

Sevinçtir,

Uykusuz geçirilen bir arefe gecesidir.

Hele çocukluk yıllarında…

Bayram sabahına ulaşmak sanki bir ömür sürerdi.

Saat ilerlemez,

Gece bitmek bilmezdi.

*

Bugünün çocukları da elbette bayramı seviyor.

Yeni kıyafetler giyiyor,

Harçlık alıyor,

Aile büyüklerini ziyaret ediyor.

Ama bizim çocukluğumuzdaki bayramların tadı bir başkaydı.

Daha yalındı,

Daha içtendi,

Daha samimiydi.

*

Bizim çocukluk yıllarının mahalle kültürü bambaşka bir dünyaydı.

O yıllarda teknoloji yoktu ama insan vardı.

Gösteriş yoktu ama muhabbet vardı.

Şimdiki gibi cep telefonları,

Sosyal medya hesapları,

Görüntülü mesajlar yoktu.

Televizyon bile birçok evde bulunmazdı.

Radyo vardı…

Akşam olunca herkes aynı sesi dinlerdi.

*

Bayram sabahları ise apayrı bir heyecandı.

Sabah ezanıyla birlikte mahallede hareket başlardı.

Büyükler bayramlıklarını giyer, komşular bir bir bayramlaşmaya çıkardı.

Biz çocuklar da kapının önünde onları beklerdik. Hem ellerini öpmek hem de ceplerinden çıkacak harçlığı almak için…

O küçücük harçlıkların değeri bugün belki hiçbir parayla ölçülemez.

Çünkü içinde sevgi vardı.

İçinde dua vardı.

*

Bayramdan günler önce alınan bayramlıklar ise çocuk dünyamızın en büyük zenginliğiydi.

Özellikle ayakkabılar…

Onları başucumuzda, hatta koynumuzda uyuttuğumuz olurdu.

Sabah giyebilmek için defalarca bakar, dokunurduk.

Yeni gömleklerimiz, pantolonlarımız gözümüzün önünde bir yere asılırdı.

Gece boyunca dönüp dönüp onları seyrederdik.

*

Şimdiki çocukların onlarca oyuncağı,

Bilgisayar oyunları,

Tabletleri var.

Bizim ise bilyalarmız vardı.

Aşığımız vardı.

Papelimiz, çemberimiz vardı.

Bir sokak dolusu arkadaşımız vardı.

Toprakta oynardık ama gönlümüz temizdi.

Üstümüz kirlenirdi ama dostluklarımız kirlenmezdi.

*

Komşuluk ise tarif edilemeyecek kadar güçlüydü.

Komşunun kapısı kilitli olmazdı.

Komşunun annesi bizim de annemizdi.

Abisi bizim de abimizdi.

Aç olan varsa tok olan rahat uyuyamazdı.

*

Bugün hayat daha renkli görünüyor olabilir.

İmkanlar daha fazla olabilir.

Ama o yılların sadeliği bambaşkaydı.

Katkısız bir hayat yaşanıyordu.

Yapmacık davranışlar yoktu.

İnsanlar olduğu gibiydi.

Selamlar içtendi, sofralar bereketliydi, bayramlar ise gerçekten bayramdı.

Belki çok şeyimiz yoktu ama birbirimiz vardık.

Aslında dönüp bakınca anlıyoruz ki…
O yılların çocukları gerçekten şanslıymış.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Esat Bindesen Arşivi

BU MESLEĞİN YASASI YOK

03 Mayıs 2026 Pazar 13:22

KARABURUN’LA GÜVENLİ OKULLAR

26 Nisan 2026 Pazar 11:20

ÖNCE TEDBİR, SONRA TAKDİR

19 Nisan 2026 Pazar 10:18

ÖZGÜRLÜK MÜ, BAŞIBOŞLUK MU?

15 Nisan 2026 Çarşamba 21:33

KÖYE KIZ VERMEYİZ

12 Nisan 2026 Pazar 12:13