Millet ve tarih bu ihaneti asla affetmeyecek

Günlerden Cuma’ydı.

Takvimler 15 Temmuz 2016’yı gösteriyordu.

Bu millet, sıcak bir yaz gecesinde tankın palet sesiyle, jetlerin kulakları yırtan gürültüsüyle, bombaların titrettiği toprakla sarsıldı.

*

O gece, gökyüzüne düşen bombalar kadar, içimize de ateşler düştü.

Ve en acısı…

Bomba yağdıran da ‘Allahu Ekber’ diyordu, üzerine bomba yağan da…

Aynı kıbleye dönen insanlar, birbirine silah doğrultuyordu.

Bu nasıl bir çelişkiydi?

Bu nasıl bir karanlıktı?

*

Aileler bölündü bir dönem.

‘Asker mi haklı, siyaset mi?’ diye tartıştı bu halk.

Oysa bir gerçek vardı,

Bu millet, Peygamber ocağına gözünden sakınır gibi bakardı.

Ama o gece, milletin kutsallarını kendi hain hesapları uğruna kirletenler.

Tankla, tüfekle, uçakla milletin üstüne yürüdüler.

*

Sormak lazım şimdi, yüksek sesle:

Neyin davasıydı bu?

Neyin hırsıydı?

Neyin kavgasıydı?

*

Bir gece ansızın gökyüzünü kana bulamak…

Allah’a, bayrağa, vatana inanan insanları hedef almak…

Müslüman Türk Milleti’nin evlatlarına bomba atmak…

Bu nasıl bir vicdansızlıktır?

*

Bugün dokuz yıl geçti.

O gece demokrasimiz, devletimiz ve milletimiz önceden planlanmış ve arkasında dış güçlerin de olduğu bir FETÖ darbesine maruz kalmıştır.

Geçen zaman içinde iyice anlaşılan ve tartışmaya açık olmayan bir gerçektir bu.

*

Şimdi bir başka soru soralım:

ABD neden hala kucak açıyor bu işin baş sorumlularına?

Neden hala topraklarında saklıyor?

Bu sorular cevapsız kalmamalı bence…

*

Bir zamanlar devletin her köşesinde yer edinmişlerdi.

Adalet ellerindeydi ama adaleti dağıtmadılar.

Hak dediler, hakkı yediler.

İman dediler, imanı kirlettiler.

Liyakat dediler, sadakati öne sürdüler.

Zenginleştiler.

Güçlendiler.

Yetmedi!

Stratejik kurumlara çöreklendiler.

O da yetmedi!

Allah aşkına, ne istediniz bu milletten?

*

İşte bu yüzden 15 Temmuz, sadece bir darbe girişimi değil, bir ihanet destanıdır.

Ama aynı zamanda bu milletin, imanla, sabırla, birlikle nasıl yeniden ayağa kalktığının da belgesidir.

*

Bu yazı bir sorgulama çağrısıdır.

Tarihe not düşmek değil, geleceğe ayna tutmaktır niyetimiz.

Çünkü unutan, bir daha yaşar.

Bu millet unutmamalı…

Ve unutturmamalı…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Esat Bindesen Arşivi

VALİ MUSTAFA ÇİFTÇİ

13 Ocak 2026 Salı 10:50

BİLİM, BASIN VE SORUMLULUK

11 Ocak 2026 Pazar 11:38

AVM’DEKİ EMEKLİLER

28 Aralık 2025 Pazar 11:48

ETÜ’NÜN SESSİZ YÜRÜYÜŞÜ

14 Aralık 2025 Pazar 12:01

Sınırları Aşan Bir Medya Hareketi

16 Kasım 2025 Pazar 10:23