BAŞARININ ADRESİ VAKIF OKULLARI
Bizim toplumun garip bir tarafı var.
Başarısızlık olduğunda herkes konuşur.
Eleştiriler peş peşe gelir,
Suçlu aranır,
Hesap sorulur.
Ama başarı ortaya çıktığında aynı hassasiyeti pek göremeyiz.
Oysa başarı da konuşulmalı, hem de onu ortaya çıkaran emek, gayret ve fedakarlıkla birlikte…
*
Atatürk Üniversitesi Vakıf Okulları, son yıllarda Erzurum'da eğitimin yükselen değeri haline geldi.
Bunun en somut örneği ise 2026 LGS sonuçlarıdır.
Süheyla-Sıtkı Alp Özel Ortaokulu'nun Erzurum'un en başarılı ortaokulu olması, 405,94 puan ortalamasına ulaşması ve öğrencilerinin büyük bölümünü Fen Liseleri ile Anadolu Liselerine taşıması, üzerinde durulması gereken önemli bir başarıdır.
*
Ben bu tabloya sadece sınav sonucu olarak bakmıyorum.
Bu başarı;
Yılların birikiminin,
Doğru planlamanın
Ve en önemlisi de liyakatin eseridir.
Çünkü eğitim, günü kurtarma işi değildir.
Eğitim;
Sabır,
İstikrar
Ve ehil kadrolarla yürütülen uzun soluklu bir yolculuktur.
*
İşte Atatürk Üniversitesi Vakıf Okullarında bugün bunun karşılığını görüyoruz.
Bu başarının elbette birçok mimarı var.
Öğretmenler var,
Okul yöneticileri var,
Fedakar veliler var
Ve en önemlisi büyük emek veren öğrenciler var.
Ancak bu yapının koordinasyonunu sağlayan, kurumu ortak hedef etrafında buluşturan yönetim anlayışını da görmezden gelmek doğru olmaz.
*
Atatürk Üniversitesi Kalkındırma Vakfı Genel Müdürü Erdal Karagülle, yıllarını eğitime vermiş bir isim.
Öğretmenlikten gelen,
Okul idareciliği yapan,
Kurumun her kademesini yaşayarak öğrenen bir eğitimci.
Böyle olunca da makamın değil, emeğin kıymetini biliyor.
*
Bugün birçok kurumun yaşadığı en büyük problem, işi bilmeyenlerin yönetici yapılmasıdır.
İş ehline verildiğinde ise sonuç kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Karagülle'nin en dikkat çekici yönü, insan odaklı bir yönetim anlayışını benimsemiş olmasıdır.
Öğretmeniyle aynı dili konuşabilen,
Öğrencinin heyecanını hissedebilen,
Veliyi sürecin ayrılmaz bir parçası olarak gören bir yönetim anlayışı oluşturduğunu görmek zor değil.
*
Bir okulun başarısı sadece dersliklerle ölçülmez.
Okulun koridorlarında hissedilen güven,
Öğretmenin huzuru,
Öğrencinin mutluluğu
Ve velinin kuruma duyduğu güven de başarının en önemli göstergeleridir.
*
Bu başarı hikayesinin bir diğer önemli halkası ise Atatürk Üniversitesi’nin eğitime verdiği destektir.
Adeta Atatürk Üniversitesi Rektörlerinin ve şuan görevde bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'nun eğitime verdiği desteklerdir.
Üniversitenin yalnızca yükseköğretimde değil, temel eğitimden itibaren kaliteyi önceleyen bir anlayış sergilemesi, ortaya çıkan sonucun tesadüf olmadığını gösteriyor.
*
Şunu da açıkça ifade etmek gerekir ki; Erzurum'un böyle başarılara ihtiyacı var.
Bu şehir yıllarca bilimde, eğitimde ve yetiştirdiği değerlerle anıldı.
Bugün de aynı anlayışın yeniden güçlenmesi hepimizi sevindirmelidir.
Çünkü iyi eğitim alan her çocuk, yarın bu şehrin ve bu ülkenin geleceğine yapılmış en değerli yatırımdır.
*
Eleştirmek gerektiğinde elbette eleştireceğiz.
Ama hak edeni alkışlamayı da bileceğiz.
Bugün Atatürk Üniversitesi Vakıf Okullarında ortaya çıkan tablo,
Doğru yönetimin,
Güçlü öğretmen kadrosunun,
Fedakar velilerin
Ve çalışkan öğrencilerin ortak eseridir.
Buna bir cümle daha eklemek isterim.
Başarı hiçbir zaman tesadüfen gelmez.
Başarı, inanan insanların, birbirine güvenen ekiplerin ve işi ehline teslim eden anlayışların eseridir.
Atatürk Üniversitesi Vakıf Okullarının bugün ulaştığı nokta da bunun en güzel örneklerinden biridir.
Dilerim bu başarı sadece bugünün değil, yarının da habercisi olur.
Çünkü Erzurum'un daha çok başarı hikayesine, daha çok umut veren eğitim kurumuna ihtiyacı var.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.