Ahlak giderse hiçbir şey yerinde kalmaz.

Ahlak giderse hiçbir şey yerinde kalmaz.

Daha önce ‘Nereye Gidiyoruz?’ başlığıyla kaleme aldığımız yazıda, geleceğimizin teminatı olan gençliğimizin karşı karşıya kaldığı tehditlerden söz etmiştik.

Bu hafta da aynı hassasiyetle, toplumun temel taşı olan aile yapımızı tehdit eden, milletimizin mayasını bozan bir başka meseleye dikkat çekmek istiyorum

*

Son yıllarda ekranlarımızı işgal eden dizi ve programlar, ne yazık ki Müslüman Türk ailesinin değerleriyle örtüşmeyen içeriklerle karşımıza çıkıyor.

Gün ortasında yayınlanan sözde magazin programları, akşam kuşağında ekrana gelen ve ‘Aile dizisi’ diye lanse edilen yapımlar, sadakati değil ihaneti, sabrı değil nefreti, helali değil haramı ne yazık ki öne çıkarıyor.

Aile mahremiyetinin yerle bir edildiği bu yayınlar, milletimizin vicdanını yaralıyor.

*

Görünürde ‘Özgürlük’ adına, ‘Demokrasi’ adına serbest bırakılan bu içerikler, aslında bir nesli felakete sürükleyen, aile yapısını dinamitleyen kültürel bir saldırının parçasıdır.

Şunu açıkça ifade edelim ki,

Zinanın, ahlaksızlığın, ihanetin normalleştirildiği hiçbir yayın ne özgürlükle ne de demokrasiyle açıklanamaz.

Özgürlük, ahlaksızlığı teşvik etmek değil, insan onurunu korumakla mümkündür.

*

Bir milletin çöküşü, sadece ekonomik sebeplerle başlamaz.

Tarih bunun örnekleriyle doludur. Tarihte birçok ülkeyi yıkan şey, önce ahlaki çözülme, sonra toplumsal çürümedir.

Değerler zayıfladığında, aile çözülür.

Aile çözülünce toplum dağılır.

Ve ardından gelen şey sadece yıkımdır.

*

Elbette teknolojiden, sanattan, medyadan uzak duralım demiyoruz.

Ancak bu alanların, milletin kök değerleriyle barışık, insanı yücelten ve aileyi güçlendiren bir yöne evrilmesi gerekir.

Televizyon ekranları, ifsada değil, ıslaha hizmet etmelidir.

Medya, milletin vicdanına dokunmalıdır.

Onu yok saymamalıdır.

*

Bu ahlaki erozyona karşı sesimizi yükseltmeliyiz.

Modern toplum olmak, değerleri yok ederek varılamaz.

Gelişmiş insan ve ya toplum olmak başka bir şey,

Ahlak kurallarından uzaklaşmak ve bu ahlaksızlığı meşru görmek modernlik asla değildir.

Onun için bu çılgınlığa susmamalıyız.

Biz susarsak, ekranlar konuşmaya devam edecek.

Ve bir sabah uyandığımızda, kaybettiğimiz sadece ahlakımız değil, ne yazık ki neslimiz olacak.

Ahlak giderse, hiçbir şey yerinde kalmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Esat Bindesen Arşivi

ÖNCE TEDBİR, SONRA TAKDİR

19 Nisan 2026 Pazar 10:18

ÖZGÜRLÜK MÜ, BAŞIBOŞLUK MU?

15 Nisan 2026 Çarşamba 21:33

KÖYE KIZ VERMEYİZ

12 Nisan 2026 Pazar 12:13

FERİDUN FAZIL ÖZSOY’UN ARDINDAN

01 Nisan 2026 Çarşamba 18:50

TERSİNE GÖÇ MÜMKÜN MÜ?

29 Mart 2026 Pazar 11:02

AYNI KIBLE, AYRI SAFLAR

22 Mart 2026 Pazar 11:03

İNSANA ADANMIŞ BİR ÖMÜR

14 Mart 2026 Cumartesi 11:21

ÖĞRETMEN BAŞ TACIDIR, NOKTA.

08 Mart 2026 Pazar 12:25

ERZURUM’UN KAHVESİNDEN DÜNYAYA BAKMAK

02 Mart 2026 Pazartesi 21:42

BU HİZMETE YENİ BİR BİNA YAKIŞIR

22 Şubat 2026 Pazar 10:54