Fevzi Budak
İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik
Ufkumuzu açarak tarih bilgimizi pekiştiren ve kendisinden hayli istifade ettiğimiz "Bir devrin hafızası" İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik. Üzüntülüyüz. O Türk tarihçiliğinin yaşayan kütüphanesi, müstakil bir okul ve hepimizin "İlber Hocası" idi. Arkasında telafisi güç bir boşluk bırakarak aramızdan ayrıldı. O, sadece tozlu arşiv belgelerini okuyan bir akademisyen tarihçi değil; imparatorluk mirasını bugünün sokaklarına taşıyan, Türkçenin zarafetini ve cumhuriyetin değerlerini gençlerin dimağına aşılayan ve gençleri cumhuriyet değerleriyle birleştiren, tarihi ezberleten değil sevdiren milli bir sesti: Eserlerinin okuyucusu bir okur olarak doldurulması zor boşluğun hüznünü yaşıyorum
Tarihi sıkıcı bir kronolojiden çıkarıp yaşayan tatlı bir hikâyeye dönüştürdü. Yol gösterici engin entellektüel birkimi ve cesareti, doğru bildiğini konuşmaktan ve söylemekten çekinmeyen, popülizme teslim olmadan halkın kalbine girmeyi başaran, dik duruşuyla onu daima hatırlayacağız. Hoca, her zaman "Bakmayı değil, görmeyi; işitmeyi değil, dinlemeyi" öğütledi bizlere. Masal ezberler üzerinden okunan ön yargılı tarih anlayışını yıkan bir tarihçimizdi o. Rahmetle minnetle anıyorum. Ruhu şâd olsun.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.