Fevzi Budak
Aydın mı yoksa okur yazar mı?
Aydın cahiller" (ya da entelektüel cehalet), toplumsal yapıda sıkça rastlanan ve üzerine epey düşünülen, tartışılan bir kavramdır. Bu ifade, akademik unvanlara, diplomalara veya yüksek bir bürokratik/toplumsal statülere sahip olduğu halde; olayları analız ve yorumlamada sağduyudan, derinlikten, empati duygusundan ve en önemlisi insanlğın evrensel ve ortak değerlerinin yanında kendi kültürel köklerinden kopuk olan insanları tanımlamak için kullanılır.
Her diplomalının ne yazık kendini aydın sandığı bilenlerin çeşitli hesap ve nedenlerle sustuğu, kendini aydın gören cahil cüretkârların ise laf üstüne laf ettikleri bir ülkede yaşıyoruz. Vay halimize! Diploma kişiyi asla aydın yapmaz. Diplomaya sığınarak aydın olunmaz. Diploma mesleğini yürütebilmek için sadece bir ruhsattır.
Aydın köken olarak Türkçe "aymak" farkına varmak, ayılmak, uyanmak yani zihinsel bir uyanışı ifade eder. Aydın kültürlü, görgülü, ileri fikirli, fikrinin sahibi, topluma öncülük eden ve analtik düşünebilen, yorum yapabilen ve bir senteze ulaşan kişi anlamına gelir. Eski dildeki karşılığı münevver, günümüzdeki batı karşılığı ise entelektüeldir. Bir ülkenin geleceğini ancak peşin yargılardan arınmış geleceğe aydınlık bir bakış açısıyla bakabilen ve ülkenin sorunlara çözüm üretebilen o ülkenin gerçek aydınları şekillendirir. Sadece sorun üreten eski tabirle cehl-i mürekkep aydınlardan geçilmez olduk.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.