Pazartesi Sendromu Diye Bir Şey Var mı?

Pazartesi sabahı gelir.

Ve nedense herkes biraz üzülür.

Sanki cuma akşamı mutluluk treni kalkmış, pazartesi sabahı da insanları istemedikleri bir yere bırakmış gibi...

"Pazartesi sendromu" deriz.

Güzel bir isim bulmuşuz.

Çünkü insan, bazen yaşadığı zorluğa bir isim koyunca onunla daha kolay mücadele edeceğini sanır.

Ama belki de asıl soru şudur:

Neden pazartesi sendromumuz var?

Neden bir günün bitişini bekleyip başka bir günün gelmesinden korkuyoruz?

Belki de sorun pazartesi değildir.

Belki sorun, bize bazı günlerin değerli, bazı günlerin ise sadece katlanılması gereken zamanlar olduğunu öğretmemizdir.

Cumartesi mutluluk günü...
Pazar dinlenme günü...
Pazartesi ise dayanma günü...

Sanki hayatın beş günü bize ait değilmiş gibi.

Oysa pazartesi de bizim günümüzdür.

Salı da.
Çarşamba da.

Bir insanın ömrü, sadece cuma akşamlarını bekleyerek geçmeyecek kadar değerlidir.

Belki de "pazartesi sendromu" modern hayatın bize bıraktığı küçük bir tuzaktır.

Çünkü sürekli bir sonraki güzel anı bekleyen insan, elindeki güzel anı fark edemez.

Daha çok çalış.
Daha çok kazan.
Daha çok tüket.
Sonra hafta sonunu bekle.

Sonra yeniden başa dön.

Bazen fark etmeden hayatı ertesi güne, sonraki tatile, gelecek haftaya bırakırız.

Oysa hayat sadece izin günlerinde yaşanmıyor.

Bir pazartesi kahvesinde de güzellik vardır.
Bir çarşamba yürüyüşünde de.
Sıradan görünen bir akşam yemeğinde de.

Hatta belki hayatın en büyük yanılgısı şudur:

Özel anları beklerken sıradan günleri kaçırmak.

Elbette herkes yorulur.
Elbette herkes dinlenmek ister.

Ama dinlenmek için hayatın tamamını beklemek zorunda değiliz.

Belki de pazartesi sendromundan kurtulmanın yolu pazartesiyi sevmek değil;

Her günü hayatın kendisi olarak görmektir.

Çünkü hayat, cuma saat beşte başlamaz.

Hayat zaten başlamıştır.

Bugün.
Tam burada.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Kotan Arşivi

Mehter Marşı ile Geldiler

12 Temmuz 2026 Pazar 11:19

NEON DERVİŞ..

05 Temmuz 2026 Pazar 10:46

Aşure Kazanından Taşan Mana

25 Haziran 2026 Perşembe 19:38

Mezuniyet Değil, Tören Enflasyonu

21 Haziran 2026 Pazar 10:46

LİMENİL MÜLKÜ'L-YEVM?

14 Haziran 2026 Pazar 11:27