ŞAMPİYON TAKIMA SAHİP ÇIKMA ZAMANI
Bazı insanlar vardır…
Konuştuklarında sadece bir kulübün başkanı gibi değil, taşıdığı yükün farkında olan bir şehir temsilcisi gibi konuşurlar.
*
Erzurumspor FK Başkanı Ahmet Dal son basın toplantısında uzun uzun konuştu.
Aslında söyledikleri yalnızca bir şampiyonluk değerlendirmesi değildi.
Satır aralarına dikkat edildiğinde;
Sitem vardı,
Gerçek vardı,
Uyarı vardı
Ama en önemlisi samimiyet vardı.
*
Bugün Erzurumspor yeniden Süper Lig’e yükselmişse bunun arkasında sadece sahadaki futbolcuların emeği yok.
Yönetimsel sabır da var.
Elbette burada ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
Mehmet Sekmen’in Erzurumspor’un ayakta kalmasında, zor dönemleri atlatmasında ve bugünlere gelmesinde verdiği destek asla inkâr edilemez.
Kulübün varlığını sürdürebilmesi adına ortaya koyduğu katkıyı görmezden gelmek hakkaniyetli olmaz.
*
Türkiye’de futbolun en büyük hastalıklarından biri nedir biliyor musunuz?
İki maç kaybedince teknik direktör göndermek…
Üç hafta kötü sonuç alınca kadroyu dağıtmak…
Başarıyı günübirlik kararlarla aramak…
*
Ahmet Dal tam da bu anlayışın karşısında durdu.
Taraftar baskısına rağmen ani kararlar vermedi.
Eleştirileri duydu ama panikle hareket etmedi.
Bugün ortaya çıkan tablo bize bir kez daha gösterdi ki; futbolda bazen en büyük transfer sabırdır.
*
Başkan Dal’ın özellikle bir cümlesi dikkatimi çekti:
“Erzurum zor deplasmandır ama bu hava şartlarından değil, sahadaki mücadeleden kaynaklanacaktır.”
Ne kadar doğru bir tespit…
Yıllardır Erzurum denildiğinde bazı çevrelerin aklına hemen soğuk hava, kar ve rakım geliyor.
Sanki burada futbol oynanmıyor da kutuplarda maç yapılıyor.
Oysa kendisinin de ifade ettiği gibi son 10 yılda kar nedeniyle ertelenen bir maç bile yok.
*
Demek ki mesele hava değilmiş.
Mesele Erzurumspor’un sahada rakibe nefes aldırmayan mücadele ruhuymuş.
*
Ama konuşmanın en çarpıcı bölümü bence başka bir yerdi…
Sosyal medya üzerinden yapılan gösterişli destek mesajlarına ince ama net bir eleştiri getirdi.
Açık konuşalım…
Haklı.
Erzurumspor üzerinden görünür olmak isteyen çok insan var.
Fotoğraf karesinde olmak isteyenler,
Başarı geldiğinde yanında görünmek isteyenler,
Sosyal medya üzerinden aidiyet pazarlayanlar…
*
Ama kulübün gerçek ihtiyacı afiş değil.
Kulübün gerçek ihtiyacı reklam değil.
Kulübün gerçek ihtiyacı tribünden atılan slogan da değil.
Bu takımın gerçek ihtiyacı güçlü ekonomik destek, kurumsal yapı ve sürdürülebilir organizasyondur.
*
Başkanın “Bu köprü yıkılırsa hepimiz altında kalırız” sözü aslında yalnızca futbola dair bir cümle değil. Bu şehir için de önemli bir mesajdır.
Erzurum yıllardır birçok değeri kendi elleriyle büyütüp sonra yalnız bırakma alışkanlığıyla mücadele ediyor.
Spor da bunun en görünür alanlarından biri.
Bugün Erzurumspor FK sadece bir futbol kulübü değildir.
Şehrin tanıtımıdır.
Ekonomik hareketliliktir.
Gençlerin umududur.
Erzurum’un Türkiye’ye açılan güçlü vitrinlerinden biridir.
*
Şimdi yapılması gereken çok nettir:
Şampiyonluk kutlamalarında en önde yer almak isteyenler, kulüp zor günlere girdiğinde de aynı cesareti göstermelidir.
Siyasetçisiyle…
İş insanıyla…
Kanaat önderleriyle…
Bu şehir, Erzurumspor’un yanında daha güçlü durmalıdır.
Çünkü Süper Lig yalnızca çıkılması gereken bir yer değil…
Orada kalıcı olmak asıl başarıdır.
*
Ahmet Dal konuştu.
Aslında topu bütün şehre attı.
Şimdi sıra Erzurum’da…
Bu başarıyı sadece alkışlamak mı istiyoruz?
Yoksa gerçekten sahip çıkmak mı?
Asıl soru budur



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.