HEMŞEHRİ SERMAYENİN ŞEHRE DÖNÜŞ VAKTİ

​Ticaret ve sanayi alanındaki başarılarıyla ülkemizin kalkınmış illeri arasında yer alan bir şehrin, tanınmış yatırımcılarından birine ait şu sözleri not etmişim:

"Biz iş insanları bu şehirden kazandığımız parayı yine bu şehre harcamalıyız."

​Çekip giden sermayenin bir daha yüzünü dönmediği, yeni yeni palazlananların ise yönünü gelişmiş merkezlere çevirdiği bir şehrin evladı olarak, bu cümlenin altını çizip şu notu düşmüşüm:

"İçindeki memleket sevgisi körelmeyen Dadaş iş insanları; sadece bu şehirden kazandığı parayı değil, göçüp gittikleri yerlerde edindikleri birikimi de bu şehre harcamakla mükelleftir. Elbette devletten beklenti içinde olmak hakkımızdır, fakat her şeyi de sadece devletten beklememek gerekir. Göçüp giden hemşehri sermayenin en azından acil yatırımlar için geriye dönüşünü sağlamalıyız.”

​Çok şükür Erzurum, girişimci, yatırımcı evlatlarıyla da dikkat çeken, bu alandaki insan kaynakları zenginliği ile yıldızı parlayan bir şehir haline geldi.

​İşini büyütüp geliştirmek için elverişli merkezlere göçen hemşehrilerimizi eleştirecek değiliz. Aksine onlarla övünüyor, başarılarını hararetle alkışlıyoruz.

​Muhtelif sektörlerde örnek iş insanları olarak sevilen ve göz kamaştırıcı yeniliklere imza atan Dadaş dostlarımızdan beklentilerimizi bu köşede defalarca dile getirip dedik ki:

"Birçok gelişmiş şehrin iş insanları helalinden kazanıp biriktirdikleri sermayelerinin en azından bir bölümünü dönüp şehirlerine harcıyorlar. Kimileri üniversitelerine önemli miktarlarda hibeler yaparak araştırma, geliştirme hizmetleri için kaynaklar aktarıyorlar, laboratuvarlar kuruyorlar. Kimileri doğrudan yatırımlara yöneliyorlar. Küçük işletmelerin üretime katkıda bulunmalarını sağlıyorlar. İşsizlere iş imkanı, istihdam olanağı sağladıkları gibi şehrin üretimine doğrudan katkıda bulunuyorlar.”

​Biz de bu örnekleri vererek hemşehri sermayenin şehre dönüşünü özendirmeye gayret ettik. Burada memnuniyetle ifade edeyim ki, birçok cömert hemşehrimiz her yıl, özellikle Ramazan öncesinde çok önemli miktardaki yardımlarıyla ihtiyaç sahiplerine el uzatıyorlar, onların hayatlarını kolaylaştırarak büyük bir sevaba giriyorlar.

​Bizim arzumuz, bu tür hayır hasenat işlerinin yanında ve onlardan müstakil olarak şehrin kalkınma yürüyüşüne doğrudan ve dolaylı katkılar sağlamalarıdır. Merkezde ileri teknoloji tabanlı gıda sanayiinin, ilçelerimizde küçük sanayinin gelişmesine yönelik akılcı yatırımları planlamalı ve bu konuda şehrin ilgili kuruluş ve birimleriyle irtibatta olmalıdırlar. Bu konudaki ısrarım devam edecek, çünkü var olan güçlü bir potansiyelin yeterince kullanılamadığı kanaatindeyim.

​Yeri gelmişken bir bahiste Erzurumspor'umuzdan açalım. Muhteşem takımımız, cansiperane bir çabayla eşine az rastlanır bir başarıya imza atarak tekrar Süper Lig'e çıktı. Bu şerefli pozisyonun muhafazası, sadece kent yöneticilerinin ve büyükşehir belediyesinin destekleriyle mümkün değil. Pamuk ellerin dolu ceplere dalma zamanı! Bu onurlu kulüp, kalemimden yel alsın, "asansör takım" olmamalı, yıllarca Süper Lig'de kalmalı, hatta kendine beş yıllık süre içinde "Avrupa hedefi" koymalı!

​Tekrar sadede gelirsek; kalkınma için dışsal kaynağa büyük ihtiyaç duyan bu şehir, iş insanı evlatlarının katkısını bekliyor. Onlardan gür bir sesle şu haykırışı işitmek istiyor:

"Biz Dadaş iş insanları bu şehirden kazandığımız parayı yine bu şehre harcama bilinci, iradesi ve kararlılığındayız. Yerel yönetimin kılavuzluğunu bekliyoruz!"

​Elbette böyle bir niyet, ancak yerel yöneticilerin, şehir derneklerinin ve siyasi ekibin ortak iradesiyle gerçekleştirilecek güçlü bir organizasyonla hayata geçebilir. İlk adımı atacak bir önder aranıyor!

whatsapp-image-2026-05-03-at-16-11-36-001.jpeg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Köşe Yazıları