DR. GÜRSEL BEDİR’İN BIRAKTIĞI İZ

“İnsan, makamı yükseldikçe daha da mütevazı olmalı” diye güzel bir söz vardır.

Doğrudur.

Ama her makam sahibi bunu başarabilir mi?

İşte o soruya aynı rahatlıkla “evet” diyemem.

Çünkü makam bazen insanı değiştirir.

Daha dün birlikte çay içtiğiniz, sohbet ettiğiniz insanın önüne bir masa, arkasına bir koltuk koyarsınız; bir bakmışsınız başka biri olmuş.

Telefonlara çıkmaz.

Kapılar kapanır.

Yüzler asılır.

Etrafında aşılması zor duvarlar oluşur.

*

Ama bazı insanlar da vardır ki makam büyüdükçe kendisi küçülmesini bilir.

İşte Dr. Gürsel Bedir benim gözümde o insanlardan biri.

Yaklaşık 8 yıldır Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü gibi zor, sorumluluğu ağır bir görevi yürütü.

Üstelik bu sürenin önemli bir bölümüne, dünyanın ve Türkiye'nin belki de son yıllardaki en büyük sağlık krizlerinden biri olan pandemi dönemi de sığdı.

Ben Dr. Gürsel Bedir'i sadece makamında oturan bir İl Sağlık Müdürü olarak görmedim.

Sahada gördüm.

Hastanede gördüm.

Sağlık çalışanlarının arasında gördüm.

Vatandaşı dinlerken gördüm.

Pandemi döneminde Kardelen TV'de birkaç kez birlikte program yaptık.

O günlerdeki hassasiyetine bizzat şahit oldum.

*

Çünkü pandemi, idareciliğin de insanlığın da sınandığı günlerdi.

Herkes tedirgindi.

Sağlık çalışanları yorgundu.

Vatandaş ne yapacağını bilmiyordu.

İşte o günlerde Gürsel Bedir hem sağlık teşkilatının başındaki yönetici olarak sorumluluk aldı hem de insanlara güven vermeye çalıştı.

Sadece benim gözlemim de değil bu.

Pandeminin en ağır günlerinde hastaneleri dolaştı, sağlık çalışanlarını dinledi, Covid tedavisi gören meslektaşlarını ziyaret etti.

Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi'nde çalışanlarla tek tek sohbet edip sıkıntılarını dinledi, koronavirüs hastalarının yanına gitti.

Aşılama başladığında da sağlık çalışanlarıyla birlikte öncülük etti.

Bunlar arşivlerde kayıtlı.

Ama bana göre Gürsel Bedir'i anlatırken rakamlardan, yatırımlardan, projelerden önce başka bir şeyi konuşmak gerekiyor.

*

Tabi ki İnsanlığını…

Doktorundan hemşiresine, teknisyeninden ambulans personeline kadar sağlık teşkilatının hemen her kademesindeki insanla bir amir-memur ilişkisinden ziyade bazen bir abi-kardeş, bazen iki arkadaş gibi ilişki kurmayı başardı.

Makam kapısını kapatmadı.

Daha önemlisi gönül kapısını kapatmadı.

Vatandaş geldi, dinledi.

Sağlık çalışanı geldi, dinledi.

Bir sıkıntısı olan geldi, dinledi.

Çözebildiğini çözdü.

Çözemediğinin de en azından derdini dinledi.

*

Ben şahsen Gürsel Bedir'in bir insanı azarladığına, makamından kovduğuna, karşısındakini küçümsediğine duymadım, şahit olmadım.

Hatta düşünüyorum da;

Gürsel Bedir'in yüzünü asık gören kaç kişi vardır acaba?

Sanıyorum çok azdır.

Belki de yoktur.

Elbette bir İl Sağlık Müdürü sadece güler yüzüyle değerlendirilmez.

Yaptığı işe de bakmak gerekir.

Gürsel Bedir'in dönemine baktığımızda Erzurum sağlık altyapısının güçlendiğini,

Şehir Hastanesi'nin pandemiyle birlikte çok kritik bir dönemde hizmete girdiğini ve şehrin bölgenin sağlık merkezi olma özelliğinin daha da belirginleştiğini görüyoruz.

Bugün Erzurum Şehir Hastanesi ve Atatürk Üniversitesi Hastanesi yüksek yatak ve yoğun bakım kapasiteleriyle yalnız Erzurum'a değil bölgeye hizmet veriyor.

2026 yılında Valiliğe sunulan verilerde uzman hekim doluluk oranının yüzde 80, pratisyen hekim oranının yüzde 94'e ulaştığı belirtiliyor.

Elbette bütün bunları tek bir kişiye mal etmek doğru olmaz.

Sağlık hizmeti ekip işidir.

Doktorundan hemşiresine, yöneticisinden temizlik görevlisine kadar binlerce insanın emeği vardır.

Ama iyi yönetici de zaten bütün başarıyı kendisine yazan değil, o ekibin sağlıklı çalışmasını sağlayan kişidir.

*

Gürsel Bedir'in yaptığı da bana göre buydu.

Kaldı ki onun sağlık teşkilatındaki tecrübesi İl Sağlık Müdürlüğü ile başlamadı.

Erzurum 112 Acil Sağlık Hizmetlerinin kuruluş ve gelişim dönemlerinde görev aldı.

Yıllarca 112 Acil İl Ambulans Servisi Başhekimliği yaptı.

Van depreminde sahadaydı.

Nusaybin'de görev yaptı.

2017 Erzurum Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali'nde Sağlık ve Anti-Doping Direktörlüğü görevini üstlendi.

Yani masaya sahadan geldi.

Belki de insanlarla kurduğu ilişkinin sırrı biraz burada.

Çünkü sahanın tozunu yutan insan, o masanın diğer tarafında oturan doktorun, hemşirenin, sağlık çalışanının ne yaşadığını daha iyi bilir.

*

Ben gazeteciyim.

İşimiz sadece eleştirmek değil.

Yanlış gördüğümüzde nasıl yazıyorsak, doğru yapılanı da yazmak zorundayız.

Başarısızlığı nasıl eleştiriyorsak başarıyı da teslim etmek zorundayız.

Hele hele bu şehirde güzel işler yapan, arkasında hoş bir seda bırakan insanlara bir çift güzel söz söylemekten neden çekinelim?

Onun için bugün bu satırları görev olsun diye değil, severek yazıyorum.

Mutlulukla yazıyorum.

*

Temiz bir idarecilik yaptı.

Güven veren bir idarecilik yaptı.

İnsan kırmadan da yöneticilik yapılabileceğini gösterdi.

Ve en önemlisi…

Makamını büyütürken kendisini büyütmedi.

Çünkü bazıları makama değer katmaz, makamdan değer alır.

Bazıları ise oturduğu koltuğa kendi kişiliğinden değer katar.

Bana göre Dr. Gürsel Bedir ikinci gruptadır.

Makam kapısı herkese açıktı.

Gönül kapısı da öyle…

Bir gazeteci olarak benim gördüğüm Gürsel Bedir budur.

Ve bazen bir idarecinin ardından söylenebilecek en güzel söz de sanırım şudur:

Görev yaptı,

Hizmet etti ama en önemlisi;

İnsanlığını makam odasının dışında bırakmadı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Köşe Yazıları