DOĞALGAZ CEP YAKIYOR

Erzurum kışıyla bilinen bir şehir.
Soğuğu, buzu, karı doyasıya yaşar.
Ama bu kader sadece Erzurum’un değil.

Kars var…
Ağrı var…
Ardahan var…

*

Bu şehirlerin tamamında kış bütün ağırlığıyla çöker.
Ve ne yazık ki ortak bir kaderleri daha vardır:
Ekonomi karneleri iyi değildir.

Bu illerde yaşayan insanların yaklaşık yüzde 80’i dar ve orta gelir grubundadır.
Emekli kentleridir, memur kentleridir.
Sanayi yok denecek kadar azdır.
Fabrika yoktur.
İstihdam alanları sınırlıdır.
İşsizlik ise had safhadadır.

*

Kış başladı mı hayat durur.
Soğuk çöktü mü insanlar zamanlarının neredeyse tamamını kapalı alanlarda geçirmek zorunda kalır.

Parklar, bahçeler adeta Sibirya sokaklarını andırır.
Üstelik kış bu şehirlerde kısa sürmez.
Ekim-Kasım’da başlar, Mayıs’a, hatta Haziran’a kadar devam eder.
Yaklaşık yedi ay boyunca karla ve buzla birlikte yaşanır.

*

Kalın giyinmek zorundasınız.
Kalın montlar, kalın kazaklar, ağır ayakkabılar…
Araçların yaz lastiği başka, kış lastiği başkadır.
Sosyal alanlar sınırlıdır.

Çoğu zaman evin penceresinden sokağa, caddeye bakarsınız.
Çatılardan sarkan buzları görürsünüz.
Karla kaplı kaldırımları izlersiniz.
Ağaçların üzerindeki buzlaşmış kar, kartpostallık manzaralar oluşturur.

*

Evet, pencereden bakınca güzeldir.
Ama o güzelliği oluşturan soğuk, insanın canını yakar.
İçinizi titreten bir soğuktur bu.

Erzurum’da, Kars’ta, Ardahan’da, Ağrı’da hayat büyük ölçüde evlerin içinde geçer.
Evlerin sıcak olması gerekir.
İyi ısınması gerekir.

Bunun yolu da bellidir:
Kaloriferleri yüksek derecede yakmak.

*

Yakmak elimizde…
Ama ya fatura?

İşte mesele tam da burada başlıyor.
Doğalgaz faturaları bu şehirlerde insanın cebini yakıyor.
Daha çok emeklinin, memurun, işçinin yaşadığı bu illerde yakıt gideri ciddi bir yük haline geliyor.

*

Lafı uzatıp kimsenin kafasını şişirmeye gerek yok.
İstediğimiz şey açık ve nettir:

Bu şehirlerde doğalgaz ucuz olmalıdır.
Devlet, bu iller için doğalgazda sübvansiyon uygulamalıdır.

Bu yeni bir talep de değildir.
Geçmişte Demirel hükümetleri, kok kömüründe sübvansiyon uygulamıştır.

*

Elbette gönül ister ki;
Bu şehirlerin ekonomik girdileri yüksek olsun.
İnsanlar maddi olarak rahat yaşasın.
İşsizlik olmasın.
Fatura ne kadar gelirse gelsin, kimse dert etmeden ödeyebilsin.

Ama gerçekler ortada.
Durum ne yazık ki böyle değil.

*

Son günlerde hükümet, doğalgazda kademeli kullanım sistemini hayata geçirmeye hazırlanıyor.
Bu uygulama yapılırken,
Bu şehirlerin şartları mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Soğuğun daha sert, kışın daha uzun sürdüğü bu iller için özel bir indirim göz ardı edilmemelidir.

Bizim söyleyeceğimiz, isteyeceğimiz budur.
Gerisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ve kabinenin takdiridir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Köşe Yazıları