"KIRSALDA BEREKET, KÜÇÜKBAŞA DESTEK" PROJESİNİ FIRSATA ÇEVİRME BECERİSİ
5-6 yıl önce kardeşim Vefa ile Erzurum'dan Şanlıurfa'ya gidiyorduk. Bingöl’ü geçince dağda otlatılan bir koyun sürüsünün harika manzarası ile karşılaştık. Aracı durdurup seyre daldık, kare kare fotoğraflar çektik. Vefa'ya şöyle dediğimi hatırlıyorum:
"Dağlardan sürüler göçerse, şehirden de insanlar göçer. Bu hakikat tecrübe ile sabittir."
Doğu ve Güneydoğu dağlarında büyükbaş ve küçükbaş sürülerini gördükçe içim ferahlıyor. Öte yandan; sürüsüz, celepsiz kalan Erzurum dağları gözümün önüne geldikçe gönlüm daralıyor, dokunsalar ağlayacak gibi oluyorum.
ÜRETİM ÇARKLARININ MUTLULUK VEREN MUSİKİSİ
Yıllardır bu şehirde gıda sanayiinin gelişmesini gündemde tutmaya çalışıyorum. Bu yönde atılan küçük adımları bile kalkınma yolunda kat edilen büyük adımlar olarak görüyorum.
Üretimin dönüştürücü, geliştirici gücüne inanıyorum; bu şehirde bir zenginlik devrimi gerçekleştirilecekse bunun Tarım, Hayvancılık ve Gıda sanayii kapısından girilerek mümkün olabileceğini biliyorum.
Şehirde yükselen görkemli binaları, hizmet sektörüne ait şatafatlı yapıları elbette takdir ediyorum; bunları da bütünsel kent kalkınmasının enstrümanları olarak önemsiyorum. Ancak birisi bana "Bunlar mı yoksa herhangi bir köyde, ilçede veya şehir merkezinde açılacak üretime yönelik bir atölye mi, bir küçük işletme mi, bir mandıra mı gönlünü hoş tutar?" diye sorsa; tereddütsüz üretim çarklarının mutluluk veren musikisini tercih ettiğimi söylerim.
DOĞU’NUN STRATEJİK ÜRETİM KALBİ ERZURUM’DA MODERN KOYUNCULUK DAMIZCILIK ÇİFTLİKLERİ
Erzurum, zamanla bomboş kalmış hayvancılığa gayet müsait meraların şehri olmayı değil; aksine Anadolu’nun hayvancılık genetiğini koruyan stratejik bir "üretim kalbi" haline getirilmeyi hak ediyor. Kırsalda bereket, küçükbaşa destek projesinde yapılacak revizeyle şehrin dört bir yanında kurulacak modern damızlık çiftlikleri, Türkiye’nin et arzı güvenliğini sağlayacak dev bir operasyonun ilk adımı olabilir. Müjdesi verilen İHTİSAS OSB’nin de ilk adımını teşkil eder.
Erzurum’u yüksek rakımın verdiği dayanıklılık ve meraların sunduğu doğal aroma ile yetişen nitelikli damızlıkların tüm ülkeye yayıldığı bir "Hayvan Çoğaltım ve Dağıtım Merkezi" olarak yeniden tasarlamak, sizce de heyecan verici özgün, inovatik bir vizyon değil mi? Bu vizyon; Erzurum’u nakliyeden teknolojiye, yem sanayiinden veterinerlik hizmetlerine kadar devasa bir ekosistemin merkezi haline getirecek bir şahlanış projesi olmaz mı? Artık Erzurum, hayvanın sadece yetiştiği değil, kalitesinin tescillendiği ve piyasanın belirlendiği o meşhur "merkez" unvanını gururla sırtlanmalıdır.
ERZURUM ÖNCELİĞİ VE HAYVANCILIKTA LİDERLİĞİ HAK EDİYOR
Erzurum, kadim bir hayvancılık merkezidir; ekonomik genetiği böyle teşekkül etmiştir. Bu gerçekten hareketle hayvancılık alanındaki her türlü projede buraya öncelik tanımak bir jest değil, bir hakkın teslimidir. Bu nedenle buranın ek teşviklerle ve doğrudan kamu desteği ile bir ‘üretim havzasına’ dönüştürülmesi, her türlü yeni projede ‘pilot il’ olarak düşünülmesi gerektiğini hep söylüyoruz.
Bu hayati projede de Erzurum'a özel bir parantez açılmasını beklemek hakkımızdır. Yeni bir değerlendirme ile Erzurum için ek bir kontenjan tahsis edilmesi için siyasi girişimlerin tam zamanıdır.
150.000’DEN ERZURUM’A NE DÜŞER, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NASIL SAĞLANIR?
Bu projeyi koyunculuğu ihya için atılmış ilk adım olarak değerlendiriyorum. Muhakkak devamı gelecektir ve sürdürülebilir sayı çoğaltımı ana amaçtır. Dağıtılacak hayvan sayısı diyelim ki ilk on yılda milyonları bulursa, proje hayvancılığın şahlanışının işaret fişeği olur. Maksat havuzu doldurmaksa kafi miktarda su pompalamak esastır, aksi halde su ziyan olur.
Erzurum için geçmişteki tecrübelerimiz maalesef hep birer "yarım kalmış hikaye" tadındadır. Bu şehirde yıllar önce uygulanmaya çalışılan kırsal kalkınma projesine hatırı sayılır kaynak aktarılmış, ancak beklenen sonuç alınamamıştı. Bu başarısızlıkların birçok nedeni olabilir; bence bunlardan biri de hedef kitlenin başvuru, proje hazırlama ve bürokratik süreçleri yönetmede kafi derecede bilgi sahibi olmamasıydı.
VALİLİK BÜNYESİNDE REHBERLİK OFİSİ KURULMALI
Yine benzer sonuçlarla karşılaşmak istemiyorsak bu sefer işi baştan sağlam tutalım. Valilikte bir danışmanlık ve rehberlik ofisi kuralım. İl Tarım Müdürlüğü’nde işinin ehli, yetenekli mühendis ve idarecilerin olduğunu biliyorum; onların ilave yetkilerle donatılarak bu işe memur edilmeleri projeden azami istifade için yararlı olacaktır.
Bu ofis, bir yandan ilk etapta Erzurum’a ayrılan sayının isabetli dağıtımını gözetmeli, bir yandan da damızlık ve ıslah faaliyetlerine rehberlik etmeli. Verilen hayvanlar paraya tahvil edilip, harçlık olarak kullanılırsa neye yarar?
Gelin, kaç gündür dilimizden düşürmediğimiz türkü tadındaki şu temenniyi tekrarlamaktan vazgeçmeyelim:
Erzurum dağları sürülerle bezensin, koyunlar meleşsin, kuzular gelsin!




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.