CAMİLERİN TEMİZLİĞİ KİMİN SORUMLULUĞUNDA?

Camilerimizin temizliği yalnızca Ramazan ayına mahsus bir konu olmamalı. Çünkü camiler, yılın her günü kapısı açık olan, müminlerin uğradığı, ibadetin ve maneviyatın merkezleridir.

Temizlik ise belli zamanlara sıkıştırılacak bir görev değil, süreklilik arz etmesi gereken bir sorumluluktur.

*

Ne yazık ki bugün birçok camimiz için bunu gönül rahatlığıyla söyleyemiyoruz. Elbette şehirdeki tüm camiler için ‘temiz değil’ demek haksızlık olur.

Ancak ciddi bir kısmında temizlik konusunda büyük eksiklikler olduğu da inkar edilemez bir gerçektir.

Eğer belediyelerin dönem dönem yaptığı temizlik çalışmaları olmasa, belki de çok daha vahim manzaralarla karşı karşıya kalacağız.

*

Aslında belediyelerin cami içi temizliği yapmak gibi bir zorunluluğu da yok.

Bu, onların asli görev alanına da girmiyor.

Ancak toplumun sevgisini kazanmak,

Allah’ın rızasına talip olmak adına böyle bir yükün altına girdiklerini görüyoruz. Bu hassasiyet takdire şayan.

Fakat şu soruyu sormadan da edemiyoruz:

Camileri esasen kim temizlemeli?

*

Yaptığım küçük bir araştırmada gördüm ki, müezzinler başta olmak üzere cami görevlileri bu konuda sorumlular arasında yer alıyor.

Eskiden mahalle kültürü vardı;

Mahalleli bir araya gelir, imece usulü camisini temizler, sahip çıkardı.

Bugün bu ruhu ne yazık ki büyük ölçüde kaybetmiş durumdayız.

*

Bir başka dikkat çekici husus da şu,

Pek çok caminin altında iş yerleri bulunuyor.

Bu iş yerleri cami dernekleri tarafından kiraya veriliyor ve hatırı sayılır gelirler elde ediliyor.

Bu gelirlerin bir kısmı düzenli temizlik hizmeti için neden kullanılmasın?

Camiye gelen cemaatin daha temiz, daha nezih bir ortamda ibadet etmesi bu kadar mı zor?

*

Bunun yanında, bazı camilerde karşılaşılan başka bir durum daha var.

İmam efendilerin zaman zaman geç gelmesi, cami ile cemaat arasındaki bağı zedeliyor.

Geç gelindiğinde sünnet namazlarının cemaatin arasında değil de odalarda kılınması, ardından farz için cemaatin bekletilmesi ister istemez bir kopukluk oluşturuyor.

Oysa cami, imamıyla, müezziniyle, cemaatiyle bir bütündür.

*

“Temizlik imandandır” denilen bir inancın mensupları olarak aslında bu konuları konuşmak zorunda kalmamamız gerekirdi.

Camilerimiz hem fiziki hem de manevi anlamda örnek mekanlar olmalıydı. Temizlikten,

Düzenden,

İlgiden yoksun bırakılan bir cami, sadece bir bina olmaktan öteye geçemez.

*

Dileğimiz; camilerimizin Ramazan’dan Ramazan’a değil, yılın her günü aynı özenle temizlenmesi, sahiplenilmesi ve hak ettiği değeri görmesidir.

Çünkü camiler, hepimizin ortak evidir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Köşe Yazıları