Ekranın Kırık Aynası: Türk Dizileri ve Toplumsal Vicdanın Erozyonu

Televizyon ekranı bir zamanlar toplumun aynasıydı; şimdi ise aynayı kıran bir el gibi, gerçekliği biçimlendiriyor. Türk dizileri, yalnızca eğlencenin sahnesi değil; modern vicdanın laboratuvarı, ahlaki pusulanın sınandığı bir arena. Sadakat, doğruluk, aile bağlılığı gibi erdemler, entrika, ihanet ve ahlaksız ilişkilerle yeniden yazılıyor. İzleyici, yanlışın romantikleştirildiği, kötülüğün cazibeli hâle getirildiği bir evrene adım atıyor ve farkında olmadan kendi vicdanının körelmesine tanık oluyor.

Bu tablo, eski bir alegoriyi hatırlatıyor: İnsanlar, gerçekliği gölgeler üzerinden algılar; ışığa değil, illüzyona tutunur. Diziler, bu gölgeleri ekrana taşır; doğruyla yanlışı ayırt etmek güçleşir, erdem sessizleşir. Kadın-erkek ilişkileri çoğunlukla güç ve manipülasyon ekseninde kurgulanır. Kadınlar arzu nesnesi hâline gelirken, erkekler onları elde etmek için aldatma ve şiddeti araç hâline getirir. Aldatma, ihanet, ekran ışığında kahramanca gösterilir; toplumun güveni yavaş yavaş erozyona uğrar, ilişkiler sağlıksız bir norm hâline gelir.

Lüks ve gösteriş, erdemin önüne geçer. Villalar, pahalı arabalar, ihtişamlı hayatlar, gençlerin sabır ve emeğe bakışını değiştirir. Başarı artık çalışmakla değil, görünüşün göz alıcılığıyla ölçülür. Toplumsal değerler tersyüz olur; yüzeysel zevkler derin erdemlerin yerini alır ve vicdanın sesi kısılır.

Ama en tehlikelisi, ahlaksızlığın normalleşmesidir. Psikolojik şiddet, kıskançlık ve ihanet, ekran ışığında büyülenmiş bir masal gibi sunulur. İzleyici, gerçek ile kurgu arasındaki sınırları kaybeder; vicdan bulanıklaşır, erdem gölgede kalır. Kurgu, gerçekliğin yerini alır ve izleyici, sahte bir evrenin içinde yaşadığını fark etmeden yaşamaya başlar. İnanç ve sorumluluk, dram ve entrikanın gölgesinde kaybolur.

Ekran artık sadece bir ayna değil; kırılmış bir ayna. Kırık parçaları, bireylerin vicdanına, ailelerin huzuruna ve toplumun sağlığına düşer. Devletin ve toplumun sorumluluğu açıktır: Medya içerikleri, ahlaki değerleri koruyacak ve vicdanı güçlendirecek biçimde denetlenmelidir. Yoksa ekranın yarattığı yozlaşma, kurgu sınırlarını aşar; toplumu içten çürütür.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Kotan Arşivi

GÖSTERİŞLİ ÇÖKÜŞ

22 Ocak 2026 Perşembe 16:24

Hepimiz Çok Meşgulüz, Hiçbir Şeyle

21 Ocak 2026 Çarşamba 11:25

MUSALLA

11 Ocak 2026 Pazar 11:30

SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR..!!

04 Ocak 2026 Pazar 11:31

ÇIT ÇIT ÇIT ÇEDENE....!!!

31 Aralık 2025 Çarşamba 22:55