ERZURUM’DA RAMAZAN: BEREKET, DAYANIŞMA VE İYİLİĞİN BÜYÜYEN SESİ

Mübarek Ramazan ayı geldiğinde, Erzurum’un sokakları ve sofraları sadece bereketle değil, iyilik ve dayanışma ruhuyla da dolar. Bu ay, insanların içindeki iyilik duygusunu harekete geçirir; gönüllere dokunma arzusu ve vefa duygusu, şehirde adeta bir yarış hâline gelir.

Bu yıl Erzurum’da bir hayırseverin açıklamasına göre, 80 bin aileye yardım yapılacak. İki kişilik aileler üzerinden bakıldığında bu 160 bin, dört kişilik aileler üzerinden ise 320 bin kişi demek. Erzurum’un 2025 nüfusu yaklaşık 736 bin; yani yardım neredeyse şehrin yarısını kapsıyor.

Ve işin güzel tarafı, bu sadece bir aileye ait bir çaba. Belediyeler, sosyal yardımlaşma kurumları ve diğer hayırseverler de katkı verdiğinde, yardımın ulaşacağı kişi sayısı çok daha büyüyor. Ramazan’da Erzurum, iyiliğin ve paylaşmanın bulaşıcı olduğu bir şehir hâline geliyor; dayanışma, sokaktan sofralara, gönülden gönüle yayılıyor.

Ama tüm bu iyiliğin ardında düşündürücü bir gerçek de var. Erzurum’un ekonomik göstergeleri ve sınırlı iş imkânları, şehrin birçok ailesinin hâlâ yardıma muhtaç olduğunu gösteriyor. Bu büyüklükte bir yardım ihtiyacı, ekonomik kırılganlığın ve yaşam koşullarının zorluklarının göstergesi.

Yardımlar, toplumsal psikoloji üzerinde de derin etkiler bırakıyor. Bu kadar büyük destek, dayanışmayı güçlendirirken, bazen insanlar için hazır yardıma alışma eğilimi de yaratabilir. Bu yüzden yardımların amacı, gerçekten ihtiyacı olanlara destek olmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek olmalı. Uzun vadede ise bireylerin kendi imkânlarını geliştirmesi ve üretkenliği teşvik etmek büyük önem taşıyor.

Erzurum’daki Ramazan yardımları, iki boyutlu bir tablo sunuyor: Bir yanda toplumsal dayanışma ve iyiliğin büyüklüğü, diğer yanda ekonomik kırılganlık ve zorluklar. Bu tablo, kimseyi suçlamadan, şehrin hem iyilik kapasitesini hem de karşı karşıya olduğu gerçekleri anlamamıza yardımcı oluyor.

Ramazan, sadece paylaşmayı ve iyilik yapmayı hatırlatmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumsal gerçekliklere dair farkındalığımızı da güçlendiriyor. Erzurum’un ruhu, bu ayda hem bereketi hem de düşündürücü gerçekleri bir arada yaşatıyor ve gösteriyor ki, iyilik ne kadar büyük olursa, dayanışma da o kadar büyüyor..

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Köşe Yazıları