Esat Bindesen
ÖNCE TEDBİR, SONRA TAKDİR
Okul…
Adı bile insana güven vermesi gereken bir yer.
Çocuklarımızı gözümüz arkada kalmadan emanet ettiğimiz, yarınların inşa edildiği mekanlar.
Ama bugün içimize sinmeyen bir gerçek var,
Okullarımız yeterince güvenli değil.
*
Son yıllarda dünyanın farklı yerlerinde yaşanan okul saldırıları, meselenin sadece bireysel değil, yapısal bir sorun olduğunu açıkça ortaya koydu.
Bizde de durum çok farklı değil.
Kapılar açık…
Giren çıkan belli değil…
Ne bir kimlik kontrolü var ne de “sen kimsin?” diye soran.
İsteyen, elini kolunu sallayarak okulun içine kadar girebiliyor.
Bu tabloyu görmezden gelmek, açıkça risk almaktır.
*
Dahası var.
Televizyon ekranlarında şiddetin sıradanlaştırıldığı, ahlaki sınırların zorlandığı içerikler neredeyse her kanalda.
Sosyal medya ise başlı başına kontrolsüz bir alan.
Bütün bunların 13-15 yaşındaki bir çocuk üzerinde nasıl bir etki oluşturduğunu konuşmadan, sadece sonuçlara bakarak çözüm üretmek mümkün değil.
*
Ama şu da bir gerçek:
Ne kadar sosyolojik analiz yaparsak yapalım, fiziki tedbirleri ihmal edemeyiz.
*
Bakınız,
Bir dönem hastanelerde yaşanan silahlı saldırılar hepimizi ürkütmüştü.
Devlet ne yaptı?
Girişlere X-ray cihazları koydu.
Bugün o cihazların her yerde kusursuz çalıştığını iddia edemem ama şu bir gerçek ki, ciddi bir caydırıcılık sağladı.
Aynı uygulama neden okullarda olmasın?
Alışveriş merkezlerine girerken gösterdiğimiz hassasiyet, çocuklarımızın eğitim gördüğü okullarda neden gösterilmiyor?
AVM’lerde güvenlik var, kontrol var.
Ama söz konusu okul olunca aynı hassasiyeti göremiyoruz.
Bu bir çelişkidir.
Artık şu gerçeği kabul etmeliyiz:
Bu çağda tehditlerin nereden, kimden geleceği belli değil.
Ve güvenlik, “olursa iyi olur” denilecek bir konu olmaktan çoktan çıktı.
*
Özellikle devlet okullarında güvenlik meselesi yeniden ele alınmalıdır.
Giriş çıkışlar kontrol altına alınmalı, kimlik doğrulama sistemleri kurulmalı, gerekli görülen yerlerde X-ray cihazları devreye sokulmalıdır.
Bu bir lüks değil, zarurettir.
Unutmayalım…
Tedbir almak, korkunun değil aklın gereğidir.
Ve her zaman söylediğim gibi:
Önce tedbir… sonra takdir.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.